SON YAZILAR

13 Şubat 2017 Pazartesi

6770 Sayılı Kanun İle Ödeme Süreleri Uzatılan Aralık 2016 Dönemi SGK Primleri Hangi Yılın Gideri Olarak Dikkate Alınmalıdır?

Alo Sgk | 16:52 | | | |



6770 Sayılı Kanun İle Ödeme Süreleri Uzatılan Aralık 2016 Dönemi SGK Primleri Hangi Yılın Gideri Olarak Dikkate Alınmalıdır?  

Seçkin Biçer  
Yeminli Mali Müşavir
Eski Vergi Müfettişi
Yıldız YMM ve Denetim

MuhasebeTR


27.01.2017 tarih ve 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6770 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile firmaların SGK Prim ödeme tarihlerinde değişiklik yaparak finansman olanaklarını artıran iki önemli düzenleme yapılmıştır.


Bunlardan ilki, söz konusu kanunun 26 ncı maddesiyle 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci madde ile kanunun getirdiği imkanlardan faydalanma hakkını kaybedenlere ikinci bir şans niteliğinde olan ve ayrıca kanun kapsamında yapılması gereken ödemeleri Mayıs 2017 sonuna kadar ertelenmesine ilişkindir. Yapılan bu düzenleme ile;


·         6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma  başvurusunda  bulunduğu halde, ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları, geç ödeme zammı ile birlikte 2017 yılı Mayıs ayı sonuna kadar ödemeleri şartıyla Kanun hükümlerinden yararlanabilecekler,


·         Ayrıca aynı Kanun kapsamında 2017 yılının Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri ise, 11 inci maddenin onuncu ve on birinci fıkralarına göre ödenecek  taksitler hariç olmak üzere, taksit ödeme sürelerinin bitim tarihinden itibaren dörder ay uzatılacaktır.İkinci düzenleme ise 6770 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen ve aşağıda yer verilen Geçici 72 inci maddedir:


GEÇİCİ MADDE 72- Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinden, 2016 yılı Aralık ayı için geçici 68 inci, 2017 yılı Ocak ve Şubat ayları için geçici 71 inci madde kapsamında Hazine katkısına müstahak olanların, anılan maddeler uyarınca Hazine katkısı hesabında ilgili aylarda dikkate alınacak prim ödeme gün sayısının günlük 60 TL ile çarpımı sonucu bulunacak sigorta primine esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak 2016 yılı Aralık, 2017 yılı Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta prim tutarlarını, sırasıyla 2017 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları içerisinde Kurumca belirlenecek tarihe kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılır. Bu maddenin uygulamasında, 2016 ve 2017 yılı içerisinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerleri için sigorta primlerini yasal süresinde ödeme şartı aranmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”

Buna göre de işverenlerin madde kapsamındaki;
·         2016 yılı Aralık ayına ait sigorta prim tutarını, 2017 yılı Ekim,
·         2017 yılı Ocak ayına ait sigorta prim tutarını 2017 yılı Kasım,
·         2017 yılı Şubat ayına ait sigorta prim tutarını 2017 yılı Aralık ayı sonuna kadar ödemeleri halinde bu aylara ilişkin primler süresinde ödenmiş sayılacaktır.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ile firmaların ödemeleri gereken SGK Primlerinin vadelerinde değişiklik yapılmış, bu durum da söz konusu prim ödemelerinin Gelir ve Kurumlar Vergisi bakımından hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağına yönelik bazı tereddütleri de beraberinde getirmiştir.


Bilindiği üzere, işverenler tarafından ödenen sigorta primlerinin gider olarak dikkate alınabileceğine yönelik olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında; “…hizmetli ve işçilerin sigorta primlerinin ve emekli aidatlarının   (bu primlerin ve aidatın istirdat edilmemek üzere Türkiye’de kâin sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla)” hükmü yer almaktadır.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; aynı kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları (yani hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanları) çalıştıran işverenlerin, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurum’ca belirlenecek günün sonuna kadar ödemesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Mezkur maddenin onbirinci fıkrasında ise “Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları, gelir vergisi ve kurumlar vergisi uygulamasında gider yazılamaz.” hükmü yer almaktadır.



Ayrıca konu ile ilgili olarak 174 sıra Nolu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde “Bu hükümlere göre SSK priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu primlerin Sosyal Sigortalar Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, sigorta primleri, dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın fiilen ödendiği tarihte gider yazılacaktır. Ancak, 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereğince bir aya ait sigorta primleri ertesi ayın sonuna kadar ödenebileceğinden, Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda bu primler Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabilecektir. açıklaması yer almaktadır.


6770 sayılı kanunun 26 ncı maddesiyle 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi hükmü kapsamında 2016 yılında ödenmesi gerekirken ödenmeyen yapılandırma taksitlerinin Mayıs 2017’ye kadar ödenebilmesine olanak verilmiştir.


Peki bu durumda söz konusu taksit tutarları içerisindeki SGK primleri hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacaktır?


Prim ödemelerinin giderleştirilmesine yönelik olarak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40 ıncı maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinde yer alan düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde; yasal süresi içerisinde ödenmeyerek yeniden yapılandırılan SGK Prim tutarlarının ancak fiilen kuruma ödendiği dönemde Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında gider olarak dikkate alınması uygun olacaktır. Buna göre de 6736 sayılı kanun kapsamında yapılandırılan ve 6770 sayılı kanunun 26 ncı maddesinde yapılan düzenleme ile 2017 yılında ödenmesine olanak tanınan 2016 yılı vadeli primlerin fiilen kuruma ödeneceği Mayıs 2017 tarihinde gider hesaplarına alınması gerekmektedir.


Bu kapsamdaki bir konuya yönelik olarak Maliye Bakanlığı tarafından verilen bir özelgede de benzer bir değerlendirme yapılarak;[1] “…sosyal güvenlik kurumu priminin gider olarak dikkate alınabilmesi için bu primlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna fiilen ödenmiş olması gerektiğinden, sigorta primleri dönemine ve ait olduğu yıla bakılmaksızın (taksitlendirilerek ödenmesi halinde ödenen taksit tutarından prim aslı kadarının) fiilen ödendiği tarihte gider yazılması mümkündür.


Dilekçenizin tetkikinden, 2008/1,2 ve 3. aylara ait SGK primi ve işşizlik sigortası primlerinizi vadesinde ödemediğiniz ve yeniden yapılandırarak 01.09.2008 ile 31.07.2009 tarihleri arasında ödemek üzere vadelerini yenilediğiniz anlaşılmıştır.



Bu durumda 2008 yılına ait olup 2008 yılı içinde ödemeleri yapılan SGK primi ile işşizlik sigortası priminin 2008 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin tespitinde, 2008 dönemine ait olup yeniden yapılandırılarak 2009 yılı içinde ödenen SGK prim ve işsizlik sigortası primlerinizin de 2009 yılı kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.
” şeklinde açıklama yapılmıştır.


6770 sayılı Kanun’un 28 inci maddesi ile getirilen düzenlemeyle ise, 2016 yılı Aralık ayına ilişkin olan SGK Primlerinin vadesi 2017 Ekim olarak değiştirilmiştir. Bu durum yukarıda açıklanan 6736 sayılı kanun kapsamındaki düzenlemeden farklı olarak Aralık 2016 dönemine ilişkin primlerin yasal ödeme süresini Ekim 2017 olarak yeniden düzenlediğinden, söz konusu prim tutarlarının Gelir ve Kurumlar Vergisi uygulamasında hangi dönemin gideri olarak dikkate alınacağı konusunda iki farklı görüş ortaya çıkmıştır.



Bu görüşlerden ilki, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 88 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan ve kuruma fiilen ödenmeyen tutarların gider olarak yer yazılamayacağı şeklindeki kanun düzenlemesinden hareketle, ertelenen tutarların ancak fiilen ödeneceği 2017 yılında Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından gider olarak dikkate alınması gerektiği şeklindedir.



Diğer görüş ise, Aralık 2016 dönemine ait olan ve ertelenen sigorta primlerinin 6770 sayılı kanunla belirlenen vade tarihinde (Ekim 2017) ödenmesi şartıyla 2016 yılı Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceğini savunmaktadır. Bu görüşe gerekçe olarak da, 174 Sıra No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer alan ve Aralık ayına ait olan sigorta primlerinin yine sosyal güvenlik mevzuatında yer alan yasal vade tarihi olan ertesi yılın Ocak ayı içinde ödenmesi durumunda, Aralık ayının gideri olarak dikkate alınabileceği yönündeki düzenleme gösterilmektedir. Bu durumda, firmalar 2016 Aralık dönemine ilişkin ertelenen sigorta primlerini normal vade tarihi olan Ekim 2017 tarihinde ödemeleri şartıyla ait oldukları 2016 yılının giderleri arasında göstereceklerdir.



Sonuç olarak, 6770 sayılı kanun kapsamında ödeme süresi ertelenen 6736 sayılı Kanun kapsamındaki taksit tutarları içerisindeki SGK primlerinin fiilen kuruma ödendiği tarihte giderleştirilmesi gerekirken, aynı kanun düzenlemesi ile yasal ödeme süresi değiştirilen 2016 yılı Aralık ayına ait SGK primlerinin Gelir ve Kurumlar Vergisi açısından hangi yılın gideri olarak dikkate alınması gerektiğine yönelik olarak açık bir yasal düzenleme bulunmadığından farklı görüşler ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle uygulamada ortaya çıkan ve yukarıda özetlenen tereddütlerin giderilmesi için, Maliye Bakanlığı’nın en kısa sürede bir düzenleme yaparak, konuyu açıklığa kavuşturması gerekmektedir.

 


[1] Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 2009 yılında verilen B.07.1.GİB.4.07.16.01/KVK.2009.ÖZ.52 sayılı özelge.