SON YAZILAR

9 Şubat 2017 Perşembe

Enerjide Hem Devlete Hem De Mükelleflere Kazandıran Vergisel Teşvik

Alo Sgk | 09:18 | | | | |


Enerjide Hem Devlete Hem De Mükelleflere Kazandıran Vergisel Teşvik  

YRD. DOÇ .DR. YUSUF İLERİ - Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi  
Dünya Gazetesi  
Ne oranda sonuç alınır bilinmez ama vergi ekonomisi alanında ülkemiz gerçeklerini kavrayan, verginin sadece vergi demek olmadığına iyi bir örnek teşkil edecek bir düzenleme yapıldı. İki ayrı kanunla yapılan düzenlemelerle ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlayan harcamalar vergisel avantajla özendirildi. Vergi politikasının amacı yalnız fiskal değildir. Günümüzde vergi politikasının başarısı ekonomik amaçlarda üstlendiği rolle de bağlantılıdır. Binaların doğru yalıtımla aynı ısı düzeyinde %25-50 oranında enerji tasarrufu sağlanabilmektedir. Yalıtım; kışın kömür, petrol, doğal gaz; yazın ise elektrik tasarrufu demektir. 2016 yılında ihracat gelirimiz 142 milyar dolar, toplam ithalat harcamalarımız ise 198 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu durumda 2016 yılında 56 milyar dolarlık bir cari açık ortaya çıktı. Dünyada enerji ürünleri fiyatlarındaki gerileme ithalat faturamızın 37 milyon dolardan, 27 milyon dolara düşmesini sağladı. Ancak yine de ithalatta en büyük fatura her zaman olduğu gibi enerji ürünlerine ödendi.

Enerji tasarrufunu vergisel teşvikle özendiren düzenlemelerin ilki 9.8.2016 tarihinde 6728 sayılı Kanun’la GVK’nın 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinde yapılan değişiklikle gerçekleşti. Bu düzenleme, sadece gerçek usulde vergilendirilen ticari mükellefleri kapsıyordu. 
Özetle, önceden yıllara yayılarak amortisman yoluyla giderleştirilen harcamalar, ısı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlamaya yönelikse yapıldığı yılda tamamına gider yazılma imkan sağlandı. Bu şekilde giderleştirilecek harcamaların gayrimenkulle ilişkili olması şarttır. Daha açık bir ifadeyle kastedilen; binanın duvarlarının mantolanması, çatı, pencereler ve döşemelerdeki yalıtım harcamalarıdır. Isı yalıtımı ve enerji tasarrufu sağlasa da, harcama, gayrimenkulün iktisadi değerini artırmayan türdense tamamı giderleştirilemeyecektir. Binanın, ticari işletmeye aitliği olmazsa olmaz bir koşuldur. İşletmeye aitlik ise iki şekilde gerçekleşmektedir: Mülkiyetin iktisabı ya da kiralama.
Kiralanan gayrimenkullerde giderleştirme harcamayı yapan tarafından yapılacaktır. İşte tam da bu noktada, bu düzenlemenin gayrimenkul sermaye iradı elde edenleri kavramadığı ve bu haliyle noksan olduğu görüldü. Yani, bir bina envanteri yapılsa belki de binaların büyük bölümü düzenlemenin dışında kalacaktı. Bunun üzerine 7.9.2016 tarihli 6745 sayılı Kanun’la GVK’nın 74’üncü maddesinde yapılan düzenleme ile gayrimenkul sermaye iradı olarak vergilendirilen mükelleflerin de bu olanaktan yararlanmalarına imkan tanındı. Her iki yasa da yürürlük tarihini, yayımlanma tarihine bağlı kılmıştır. Böyle olunca ticari mükellefler yönünde giderleştirme 9.8.2016 tarihinde, gayrimenkul sermaye iradı elde edenler yönünde ise bir ay sonra 7.9.2016 tarihinde başlayacaktır. Bu tablo içinde 9.8.2016-7.9.2016 zaman aralığında bu türden harcama yapan gayrimenkul sermaye iradı mükellefleri, teselliyi “hayatın bir firesi vardır” sözlerinde bulacaklardır.
Ancak ne hikmetse bu düzenleme serbest meslek erbabına mesafeli durmuştur. Doğrusu bunun haklı bir yanı yoktur. Bir defa amaç...