SON YAZILAR

9 Şubat 2017 Perşembe

Varlık Fonu’na Neden İhtiyaç Duyuldu?

Alo Sgk | 09:31 | | | | |


Varlık Fonu’na Neden İhtiyaç Duyuldu?  

Tuğrul BELLİ  
Dünya Gazetesi  

Öncelikle bir tespit yapmakta fayda var: Kurulan Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) dünyadaki benzerleriyle hiçbir ilgisi yok. İngilizce ‘Sovereign Wealth Fund’ (SWF) olarak bilinen fonlar bir ülkenin özellikle doğal kaynakları dolayısıyla elde ettiği olağanüstü kazançları (windfall profits) o ülkenin halihazırdaki vatandaşlarının ve gelecek nesillerinin refahını korumak amacıyla bir varlık yönetimi şirketi mantığıyla değerlendiren fonlardır. Bu tür fonların kuruluş amaçlarından biri de doğal kaynaklardan sağlanan kazançların siyasi emellerle çarçur edilmesinin önüne geçilmesidir. Ayrıca elde edilen olağanüstü kazançların ülke parasını aşırı değerlendirerek ülkenin rekabetçi konumunu zedelemesinin de önüne geçilmesi amaçlanır. (İktisat literatüründe Hollandalı hastalığı (Dutch disease) denilen durum.)

SWF’lerin en bilinenleri 1954’te kurulan ve 600 milyar dolar bir fon değeri olan Kuveyt Yatırım Otoritesi ile 1990’da kurulan ve 900 milyar dolarlık varlığı bulunan Norveç Hükümeti Emeklilik Fonu. En son kurulan SWF’lerden biri de 2014’de IMF’nin tavsiyesiyle kurulan İsrail Vatandaşları Fonu. Bu fonun kaynağını yakın zamanda ortaya çıkarılan Tamar ve Leviathan doğalgaz yataklarından elde edilecek gelirler oluşturacak.
Görüldüğü gibi Türkiye Varlık Fonu’nun bu fonlarla hiçbir ilgisi yok. Çünkü Türkiye devletinin doğal kaynaklardan elde ettiği yüksek miktarda bir döviz geliri yok. Onun yerine, devletin elinde kalan son değerli şirketlerin hisseleri bu fona devredilmiş durumda.
Ancak, bunlar tabii ki nakit varlıklar değil. Belki zaman içinde bu şirketlerin yarattığı kârlarla nakit varlık oluşturulabilir. Ancak bu şirketlerin çoğu da gerek kendi yatırımlarına kaynak aktarmak, gerekse de (bankalar özelinde) sermaye yeterlilik oranlarını tutturabilmek için kârlarını dağıtmak yerine bünyede bırakmayı tercih etmekteler. Kâr dağıtımı yaptıklarında da bu temettüler doğrudan Hazine’ye gelir olarak kaydedilmekteydi. (Artık Hazine bu gelirlerinden de mahrum olacak.) Kısacası, bu şekilde ekstra nakit bir kaynak yaratmak olanaksız. Ayrıca yaratılsa bile bu kaynaklar TL bazında olacağı için, TVF’nin diğer SWF’lerin yaptığı gibi uluslararası piyasalarda yatırım yapması da çok zor.
Özel bir statüye sahip olan TVF kendi mülkiyetindeki kamu varlıklarının yönetiminde Meclis ve Sayıştay denetimini kısmen dışarıda bırakıyor. Asıl amaç ise bu şirketleri bir fon havuzunda toplayarak ve hisselerini teminat göstererek yeni dış borçlanmaların yolunu açabilmek. Diğer bir ifadeyle kamu varlığa dayalı menkul değerleri (VDMK) ihraç edebilmek. Zaten...