SON YAZILAR

30 Mart 2017 Perşembe

Bölünme İşlemlerine Sınır Getirilmesi

Alo Sgk | 09:06 | | | | | | | | |


Bölünme İşlemlerine Sınır Getirilmesi

Akif AKARCA - Dr. Mehmet ŞAFAK
Dünya Gazetesi

Bilindiği üzere; 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yer alan devir, birleşme, tam ve kısmi bölünmeye ilişkin düzenlemeler yeni Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan paralel düzenlemeler ile işlerlik kazanmıştır. 21 Ağustos 2014 tarihli DÜNYA gazetesinde yayımlanan “Bölünmenin Önündeki Vergi Engeli Kaldırılmalı” başlıklı yazımızda; 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan “bölünme” hükümlerine ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ve özellikle “kısmi bölünme”de sermaye azaltımı yapılması sırasında, azaltılan sermaye içinde geçmiş yıllarda sermayeye ilave edilmiş olan geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedekler, enflasyon düzeltme farkları ve benzerlerinin bulunması durumunda, vergileme gerekip gerekmediği konusunda Maliye Bakanlığı'nın vermiş olduğu özelge bazındaki aynı konuya ilişkin farklı görüşlere yer verilerek, anılan görüşlerin uygulamada tereddüt yarattığı ve bu işlemlerde vergileme yapılması riskinin bölünmenin önünde ciddi engel teşkil ettiği belirtilerek, konuya ilişkin kişisel düşüncelerimiz gerekçeleriyle birlikte anlatılmıştı.


Bilindiği üzere “Kısmi Bölünme”, 5520 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde; "Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye'deki işyeri veya daimi temsilcisinin bilançosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim ve hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden ayni sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi" olarak tanımlanmıştır. Keza, anılan madde hükmünde; “Kısmi bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir.” ifadesi yer almıştır.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ise Kısmi Bölünme; "bir şirketin mal varlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket devredilen mal varlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur." şeklinde açıklanmıştır.

Kurumlar Vergisi ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre;
a- Tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki işyeri veya kanuni temsilcisinin varlıkları kısmi bölünmeye tabi tutulabilecektir.

b- KVK 19. maddeye göre, kısmi bölünmeye tabi tutulabilecek varlıklar;
- Taşınmazlar,
- İştirak hisseleri (iki tam yıl aktifte yer almış olmak şartıyla),
- Üretim işletmeleri,
- Hizmet işletmeleri dir.

c- Bölünmeye tabi varlıklar kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak şirkete
devredilebilecektir.

d- Kısmi bölünmede bu işlemlerden doğan karlar hesaplanmaz ve vergilendirilmez.

İştirak hisselerinin ortaklara verilmesi ve sermaye artışı -azalışı
Kısmi bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin ortaklara verilebilmesi için birçok halde önce şirket sermayesinin artırılması daha sonra da sermayenin verilen hisselerin kayıtlı değeri kadar azaltılması gerekir. Sermaye artışı için kullanılabilecek iç kaynaklar (enflasyon düzeltme olumlu farkları, dağıtılmamış geçmiş yıl karları vb.) yeterli değilse nakdi sermaye artışı da söz konusu olabilir. Ancak, işlemin Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yapılan devir veya bölünme işlemi sayılabilmesi için devir veya bölünmeye konu edilen varlıklara karşılık iktisap edilen hisselerin, varlıklarını devreden şirketin ortaklarına, devreden veya bölünen şirketteki hisselerine isabet eden servet değeri ile orantılı olarak dağıtılması gerekecektir.
İştirak hisselerinin ortaklara verilebilmesi için sermaye azaltımı yapılması durumunda, azaltılan bu sermaye içinde geçmiş yıllarda sermayeye ilave edilmiş olan geçmiş yıl karları, olağanüstü yedekler, enflasyon düzeltme farkları ve benzerlerinin bulunması durumunda vergileme yapılıp yapılmayacağına ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde yer verilen ve 1 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde değişiklik yapılmasını öngören 13 Seri Nolu Tebliğ Taslağı'nda; konuyla ilgili olarak daha önce verilen Özelgelerdeki görüşlere benzer biçimde, aşağıdaki düzenlemeye yer verilmiştir:

“Kısmi bölünme işlemlerinde devralan şirket hisselerinin devreden şirket ortaklarına verilmesi halinde, devreden şirket nezdinde sermaye azaltımına gidilmesi gerekeceğinden, devreden şirketin sermayesini oluşturan unsurlara göre sermaye azaltımı dolayısıyla vergilendirme yapılması söz konusu olabilecektir. Yapılacak sermaye azaltımında;
- Öncelikle, işletmeden çekilmesi halinde kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına...