SON YAZILAR

9 Mart 2017 Perşembe

Serbest Meslek Erbabı Avukatların Beyanname Düzenlenmesi İle İlgili Açıklamalarımız

Alo Sgk | 10:26 | | | | | | |


Serbest Meslek Erbabı Avukatların Beyanname Düzenlenmesi İle İlgili Açıklamalarımız

Dr. Mustafa ALPASLAN
MuhasebeTR

      1)      AVUKATLARIN ELDE ETTİKLERİ KAZANÇLAR

Gelir Vergisi Kanununun 65. maddesinde, her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olduğu belirtilmiş ve serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi ve mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da serbest meslek kazancı olarak kabul edilmiştir. Buna göre, bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin;

· Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa (uzmanlığa) dayanması,
· Bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılması,
· Devamlı olması,

unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır. Ayrıca, faaliyetin devamlı olması özelliği de serbest meslek faaliyetini, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden ayırmaktadır. Yukarıda yer alan unsurlar aynı zamanda serbest meslek kazancı ile ticari kazanç, ücret ve arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinin de sınırlarını belirlemektedir. Örneğin, serbest meslek faaliyetinin bir işverene tabi olarak yapılması halinde, elde edilen gelir ücret geliri olmaktadır. Bu kapsamda, son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler sonucunda yeni meslekler olarak kamuoyunun gündemine gelen aile danışmanlığı, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği gibi faaliyetler sonucunda elde edilen gelirin ücret olarak mı, yoksa serbest meslek kazancı olarak mı vergilendirileceği konusunda da yukarıda yer alan unsurların dikkate alınarak vergilendirmenin yapılması gerekmektedir.
GVK’nın 66. maddesine göre; serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler, serbest meslek erbabıdır. Kendi nam ve hesabına, mutat meslek halinde faaliyette bulunan; avukat, doktor, diş hekimi, veteriner hekim, mimar, mühendis, müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, danışman, ressam, yazar, bestekar, kimyager, noter, serbest öğretmen, artist, menajer, senarist, yönetmen, ebe, sünnetçi, arzuhalci, rehber ve sağlık memuru vb. kişiler serbest meslek erbabıdır. GVK’da serbest meslek erbabının genel tanımlamasının dışında bazı meslek gruplarının da serbest meslek erbabı sayılacağı ayrıca belirtilmiştir. Buna göre; aşağıda sayılanlarda serbest meslek erbabı olarak kabul edilmektedir.
  • Gümrük komisyoncuları, bilumum borsa ajan ve acenteleri, noterler, noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar,
  • Bizzat serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest meslek erbabını bir araya getirerek teşkilat kurmak veya bunlara sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest meslek kazancından hisse alanlar,
  • Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları,
  • Vergi Usul Kanununun 155. maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar,
  • Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komandite ortaklar. 
Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması, serbest meslek erbabı olma vasfını değiştirmemektir. Buna göre, bir kimsenin serbest meslek erbabı olabilmesi için hem serbest meslek faaliyetinde bulunması hem de bu faaliyeti mutat meslek halinde yapması gerekmektedir. Kanun hükmüne göre, bir kimsenin serbest meslek erbabı olabilmesi için hem serbest meslek faaliyetinde bulunması hem de bu faaliyeti mutat meslek halinde yapması gerekmektedir.
Serbest meslek faaliyetine konu olan işlerin devamlı olarak yapılıp yapılmadığı, Vergi Usul Kanununun 155. maddesinde sayılan ölçülerden hareket etmek suretiyle saptanacaktır. Diğer taraftan, GVK’nın 66. maddesinde serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılmasının bu vasfı değiştirmeyeceği belirlenmiştir. Dolayısıyla, serbest meslek erbabı olan bir kimse, aynı zamanda ticari kazanç sahibi veya ücretli de olabilmektedir. Bu durum onun serbest meslek erbabı olma niteliğini değiştirmeyecek ve her gelir unsuru ayrı ayrı tespit edilip, ona göre değerlendirilecektir. Ancak, bazı durumlarda ilave olarak yapılan faaliyet sonucunda elde edilen gelir serbest meslek faaliyetinin devamı niteliğinde kabul edilebilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun “Serbest meslek kazancının tespiti” başlıklı 67’nci maddesinde; "Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları kazanca ilave edilir. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 328’inci maddesine göre hesaplanan müspet fark kazanca eklenir. Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara sarf edilen para ve ayınlar kazanç sayılmaz." hükmü yer almaktadır.
Serbest meslek erbabı “Serbest Meslek Kazanç Defteri” tutmak zorundadır. Kollektif, adi komandit ve adi şirketler de mesleki kazançlarını Serbest Meslek Kazanç Defteri üzerinden tespit ederler. Bu şirketlerin bilanço esasına göre tuttukları defterler serbest meslek kazancı defteri yerine geçer. Serbest meslek kazanç defterine işlemlerin günü gününe kaydedilmesi zorunludur. Serbest meslek faaliyetinde bulunan serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha “Serbest Meslek Makbuzu” düzenlemek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak zorundadır. Serbest meslek erbabı için, nakden tahsil edilmemiş olmasına rağmen, aşağıda belirtilen bazı haller de tahsil olarak kabul edilmektedir.
  • Serbest meslek erbabının haberdar olması şartıyla; kendi adına, kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması tahsil hükmündedir.
  • Serbest meslek kazancı olarak doğan alacağın başka bir şahsa temliki veya müşterisine olan borcu ile takası da tahsil hükmündedir. 
Görüldüğü üzere, GVK’nın 67. maddesinde, serbest meslek kazancının bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark olduğu hükme bağlanmıştır. GVK’nın 5035 sayılı Kanunla değişik 68. maddesinde, serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecek giderle belirtilmiştir. GVK’nın 65, 66, 67 ve 68. maddeleri kapsamında serbest meslek erbabının elde ettiği serbest meslek kazancı, aynı Kanunun 85. maddesinde de belirtildiği üzere yıllık beyanname ile beyan edilmek zorundadır.
     2)      AVUKATLARCA YAPILAN GİDERLER
GVK’nın 68. maddesine göre, serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirim konusu yapılacak giderler şöyledir;
  • Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler (İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar amortismanın yarısını gider yazabilirler.).
  • Hizmetli ve işçilerin iş yerinde veya iş yerinin müştemilatındaki iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri ve emekli aidatı (bu primlerin ve aidatın geri alınmamak üzere Türkiye'de kain sigorta şirketlerine veya emekli ve yardım sandıklarına ödenmiş olması ve emekli ve yardım sandıklarının tüzel kişiliği haiz bulunmaları şartıyla) ile GVK’nın 27. maddesinde yazılı giyim giderleri.
  • Mesleki faaliyetle ilgili seyahat ve ikamet giderleri (seyahat maksadının gerektirdiği süre ile sınırlı olmak şartıyla).
  • Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar (amortismana tâbi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328. maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil).
  • Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.
  • Alınan mesleki yayınlar için ödenen bedeller.
  • Mesleki faaliyetin ifası için ödenen mal ve hizmet alım bedelleri.
  • Serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla emekli sandıklarına ödenen giriş ve emeklilik aidatları ile mesleki teşekküllere ödenen aidatlar.
  • Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen meslek, ilan ve reklam vergileri ile iş yerleriyle ilgili ayni vergi, resim ve harçlar.
  • Mesleki faaliyetle ilgili olarak kanun, ilam ve mukavelenameye göre ödenen tazminatlar.
 Ancak, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatlar gider olarak indirilemez.
      3)      AVUKATLAR TARAFINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN BEYANI 1-25 MART
Tam mükellef olarak faaliyette bulunan serbest meslek erbapları, gerçek usulde vergilendirilen serbest meslek kazançları için tutarı ne olursa olsun (zarar edilmiş olsa dahi) yıllık beyanname ile beyan etmek zorundadırlar. Serbest meslek kazançları, GVK’nın 94. maddesine göre tevkif suretiyle ön bir vergilendirilmeye tabi tutulmakta olup, nihai vergi ise mükellefin beyanı üzerine alınmaktadır. Dar mükellefler ise gerçek usulde tespit edilen tevkif yoluyla vergilendirilmemiş serbest meslek kazançları için yıllık beyanname vermek zorunda olup, GVK’nın 86/2. maddesine göre tevkif yoluyla vergilendirilmiş serbest meslek kazançları için yıllık beyanname vermeyeceklerdir. Telif hakları ve ihtira beratı kazançları gelir vergisinden istisna olup, bu kazançları elde eden serbest meslek erbaplarının, GVK’nın 86/1. maddesinde belirtildiği üzere yıllık beyanname vermeleri gerekmemekte olup, diğer gelirler nedeniyle yıllık beyanname verilmesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil etmeyeceklerdir.
Günümüzde bazı serbest meslek mensupları (avukatlarda olduğu gibi) aynı işyerinde ortaklık olarak faaliyette bulunmaktadırlar. Buna göre ortaklığa (adi ortaklığa) bağlı çalışan ortakların serbest meslek faaliyeti neticesinde elde ettiği kazancın serbest meslek kazancı olarak kabul edilmesi ve ortaklığa bağlı çalışan ortakların serbest meslek faaliyeti neticesinde elde ettikleri kazançlarından dolayı ayrı ayrı gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir. Adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, adi komandit şirketlerde komandite ortakların şirketten aldıkları kazançlar, şahsi ticari veya mesleki kazanç sayıldığından geçici verginin konusuna girmektedir. Bu nedenle ortaklık şeklinde faaliyette bulunan serbest meslek erbaplarının her biri ayrı ayrı gelir vergisi mükellefi olduklarından, her ortak için ayrıca geçici vergi mükellefiyeti tesis ettirilerek, üçer aylık dönemler halinde geçici vergi beyannamesi verilmesi gerekmektedir.
GVK’nın 82/4. maddesinde arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılatların arızi kazanç olarak vergilendirileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak aynı maddede yer alan hükme göre; bir takvim yılında arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılatlar toplamının 2016 yılı için 24.000 TL’lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. Bu tutarı aşan değer artışı kazançları için yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir. Arızi serbest meslek kazançları için istisna haddi altında kalan (2016 için 24.000 TL) kazançlar için yıllık beyanname verilmeyecek olup; yapılan gelir vergisi tevkifatı nihai vergi olacaktır.
Öte yandan, GVK’nın 86/2. maddesinde yer alan hüküm gereğince dar mükellef gerçek kişiler; tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname vermeyecekler ve diğer gelirleri için beyanname vermeleri halinde de bu gelirlerini beyannameye dahil etmeyeceklerdir. Ancak, dar mükellef gerçek kişiler ticari kazançları ve gerçek usulde tespit edilen zirai kazançları ile tevkif yoluyla vergilendirilmemiş menkul sermaye iratları, gayrimenkul sermaye iratları ve serbest meslek kazançları için yıllık beyanname vermek zorundadırlar.
     4)      AVUKATLAR TARAFINDAN YILLIK BEYANNAMEDE İNDİRİM KONUSU YAPILACAK KALEMLER
GVK’nın 89. maddesine ve geçici maddelere göre, gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir:
  • Beyan edilen gelirin %15'ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50'si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin tamamı,
  • Beyan edilen gelirin %10'unu aşmaması, Türkiye'de yapılması ve gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi şartıyla, mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olarak yapılan eğitim ve sağlık harcamaları,
  • Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen engellilerin beyan edilen gelirlerine, GVK’nın 31. maddesinde yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık engellilik indirimi (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı da yararlanır.),
  • Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin %5'ini (kalkınmada öncelikli yöreler için %10'unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımlar,
  • Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanan okul, sağlık tesisi ve 100 yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların tamamı,
  • Fakirlere yardım amacıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek ve yakacak maddelerinin maliyet bedelinin tamamı,
  • Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler, kamu yararına çalışan dernekler, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve bilimsel araştırma faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenen veya desteklenmesi uygun görülen harcamalar ile bu amaçla yapılan her türlü bağış ve yardımların %100'ü,
  • 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50'si,
  • Başbakanlıkça veya Bakanlar Kurulunca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı,
  • İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı,
  • Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmı,
  • Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'si. Bu indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır.
  • 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü oranında korumalı işyeri indirimi,
  • Bireysel Katılım Yatırımcısı indirimi (GVK’nın geçici 82. maddesine göre),
  • EXPO 2016 Antalya Ajansına yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ve sponsorluk harcamaları (GVK’nın geçici 83. maddesine göre),
  • Diğer Kanunlara göre tamamı indirilecek bağış ve yardımlar (Örneğin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununa, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun Kuruluşu Hakkındaki Kanuna, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununa, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Kanununa, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Kanununa göre yapılan bağış ve yardımlar gibi.).
Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınır. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında gayrisafi hasılattan giderler düşüldükten, geçmiş yıl zararları ve indirimler düşülmeden önceki safi irat esas alınacaktır.
     5)      MART AYINDA YILLIK BEYANNAMEDE ZARARLARIN MAHSUBU
Gelir Vergisi Kanununun 88. maddesinin birinci fıkrasında gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararların (GVK’nın 80. maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edileceği, ikinci fıkrasında bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmının, müteakip yılların gelirinden indirileceği, arka arkaya 5 yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesinin müteakip yıllara aktarılmayacağı, üçüncü fıkrasında da menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç, sermayede vukua gelen eksilmelerin gider addolunamayacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemelere göre; diğer kazanç ve iratlardan kaynaklanan zararlar ile menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarında, gider fazlalığından doğanlar hariç olmak üzere sermayede meydana gelen eksilmeler zarar olarak değerlendirilmemektedir. Birbirini izleyen birden fazla yılların sonucunun zarar olması halinde sonraki yılların gelirinden en eski yıl zararından başlanarak mahsup yapılır. Zarar mahsubunda kural bu olmakla birlikte, sırada mükellefin kendi takdirini kullanması halinde eski yıla ait zarar mahsup süresinin dolmaması şartıyla sonraki yıllarda mahsup edilebilir.

6) 2016 YILI GELİRLERİNE UYGULANACAK GELİR VERGİSİ TARİFESİ NEDİR?
GVK’nın 103. maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2016 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere 290 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. 2016 Yılında ücret dışındaki gelir unsurları için beyanname veren bir mükellefin aynı anda ücret gelirinin de olması ve beyannamedeki toplam gelirin 69.000 TL'yi aşması durumunda 25.02.2011 tarih ve 75 No.lu GV Sirkülerinde yapılan açıklamalara göre verginin hesaplanması gerekmektedir. Dolayısıyla, 2016 yılında elde edilen kazanç ve iratların Mart/2017 ayında beyanında aşağıdaki vergi tarifesi uygulanacaktır.
12.600 TL'ye kadar 
% 15
30.000 TL'nin 12.600 TL'si için 1.890 TL, fazlası
% 20
69.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.370 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'nin
 30.000 TL'si için 5.370 TL), fazlası
% 27
69.000 TL'den fazlasının 69.000 TL'si için 15.900 TL, (ücret gelirlerinde
110.000 TL'den fazlasının 110.000 TL'si için 26.970 TL), fazlası 
 % 35
oranında vergilendirilir.


7) HESAPLANAN VERGİDEN GEÇİCİ VERGİ/TEVKİFATIN MAHSUBU
Gerçek usulde vergiye tabi serbest meslek erbapları gelir elde etmemiş olsalar bile yıllık beyanname vermek zorundadırlar. Yıllık beyanname vermek zorunda olan mükellefler, 01.01.2016-31.12.2016 dönemine ait beyana tabi gelirlerini 2017 yılı Mart ayının 1-25 inci günü akşamına kadar beyan etmek zorundadırlar. Serbest meslek faaliyetlerinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen Gelir Vergisi mükelleflerinin hiçbir hadle sınırlı olmaksızın Yıllık Gelir Vergisi, Geçici Vergi, Katma Değer Vergisi ve Muhtasar Beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri zorunludur. Serbest meslek kazancı elde eden mükellefler, “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi-1001 A” ile “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Eki”ni dolduracaktır. Anılan ekte yer alan “Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirimi” tablosu ve “Performans Derecelendirme Bildirimi” dolduracak, diğer gelirlerin de bulunması halinde ise ilgili diğer kazançlara ait tablolar da doldurulacaktır. Ayrıca beyannameye;

· Kesinti yoluyla ödenen vergilere ilişkin belgeler (beyannamede gösterilen gelire dahil kazançlardan kesilen vergi varsa),

· Yabancı ülkelerde ödenen vergi varsa, ödenen bu vergilere ilişkin belgeler beyannameye eklenecektir.

GVK’nın mükerrer 120. maddesine göre ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre belirlenen ilgili hesap döneminin üçer aylık kazançları üzerinden 103. maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan %15 oranında geçici vergi öderler. 252 Seri No.lu GV Genel Tebliğinin “Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi” başlıklı 2. Bölümünde yapılan açıklamalara göre, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, ilgili hesap döneminin üçer aylık dönemlerine ilişkin olarak ödenen geçici vergi mahsup edilecektir. Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden fazla olması halinde; mahsup edilemeyen tutar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir. Bu mahsuba rağmen arta kalan bir miktarın bulunması halinde, kalan kısım mükellefin o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurması kaydıyla mükellefe nakden iade edilecektir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun “Vergi tevkifatının mahsubu” başlıklı 121. maddesinde, “Yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu Kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan Gelir Vergisine mahsup edilir. Mahsubu yapılan miktar Gelir Vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine ret ve iade olunur. Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.” hükmü yer almaktadır. Bugüne kadar mükellefler tarafından kesinti yoluyla ödenen vergilerden doğan gelir vergisinin nakden veya mahsuben iadesine ilişkin talepler, GVK’nın 121. maddesi ve 252 Seri Nolu GVGT’de yer alan hükümler kapsamında, 429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiekinde yer alanGelir/Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1A) ile yapılmaktaydı, ancak aşağıda açıklandığı üzere bundan böyle Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemini (GEKSİS) kullanarak iade talebinde bulunacaklardır.
Ortaklık olarak faaliyette bulunan (adi ortaklık) serbest meslek erbapları ayrı ayrı gelir vergisi beyannamesi vereceklerdir. Bu durumda, GVK’nın 94. maddesinde sayılan kişi ve kurumlar tarafından ortaklıktan alınan hizmet sonucu söz konusu ortaklığa yapılan serbest meslek ödemelerinden, aynı Kanunun 2/b maddesine göre %20 nispetinde gelir vergisi tevkifatı yapılması gerektiğinden; ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından kendi adlarına verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde, GVK’nın 94. maddesine göre yapılan tevkifatların ortaklıktaki hissenin dikkate alınarak mahsup edilmesi gerekmektedir.
  • Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi (GEKSİS)

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan 22.01.2016 tarihli ve GVK-99/2016-1 Sayılı Gelir Vergisi Sirküleri ile gelir ve kurumlar vergisine yönelik iade talepleri, mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak hazırlanan Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi (GEKSİS) kullanılarak yapılacaktır. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri 2015 ve izleyen vergilendirme dönemlerine yönelik iade taleplerini Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemini kullanmak suretiyle yapacaklardır.
Gelir ve kurumlar vergisi iade talepleri ile ilgili olarak iade işlemlerine hız kazandırılması, iade işlemleri açısından asgarî bir standart getirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla hazırlanan Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi ile mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak Gelir-Kurumlar Vergisi iadelerine yönelik kontrol ve analizler elektronik ortamda yapılarak özet bir rapor halinde iadeyi yapacak birime ve mükellefe sunulması esas alınmaktadır. Buna göre;
  • Gelir Vergisi Kanununun; mükerrer 120. maddesi kapsamında iadesi gereken geçici vergilerden ve 121. maddesi kapsamında, Kanunun 94 ve geçici 67. maddeleri uyarınca tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan gelir vergisi iade talepleri ile
  • Kurumlar Vergisi Kanununun; 32. maddesi kapsamında Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümlerine göre ödenen geçici vergilere ilişkin iade taleplerinde ve 34. maddesi kapsamında Kanunun 15 ve 30. maddeleri ile Gelir Vergisi Kanununun geçici 67. maddesi uyarınca tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan kurumlar vergisi iade taleplerinde,

söz konusu maddelerde yer alan yetki çerçevesinde, Maliye Bakanlığı tarafından gerekli görülen bilgi ve belgeler elektronik ortamda alınacaktır. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri söz konusu iade taleplerini bundan böyle bu uygulama kapsamında yapacaklardır. Ayrıca; 
  • İade talebine ilişkin olarak elektronik ortamda alınması uygun görülen liste ve/veya tablolar dışında kalan diğer belgelerin önceden olduğu gibi vergi dairesine verilecektir.
  • Vergi daireleri mükelleflerin iade taleplerini, sistem tarafından üretilecek Gelir ve Kurumlar Vergisi İadesi Kontrol Raporu çerçevesinde değerlendirerek, ilgili Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde ve Sirkülerlerinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandıracaktır.
  • Mükelleflerin iade talepleri, 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen esas ve süreler itibarıyla geçerlilik kazanacaktır.
Mükellefler talep ettikleri iadenin konusuna ve beyan ettikleri kazanç türlerine göre, Maliye Bakanlığının uygun göreceği liste ve tabloları aşağıdaki esaslara uygun olarak elektronik ortamda göndereceklerdir: 
  • Her bir tevsik edici belge, fatura düzenleme limitinin altında kalsa dahi, bu liste ve tablolara ayrı ayrı girilecektir.
  • Aynı mükelleften yapılan alımlar, bu liste ve tablolara belge bazında ayrı ayrı girilecektir.
  • Liste ve tabloların doldurulmasında uyulacak kurallara internet vergi dairesinden ulaşılması mümkündür.
  • Elektronik ortamda alınan belgelerin ayrıca kâğıt ortamında verilmesine gerek bulunmamaktadır.

8)AVUKATLARLA İLGİLİ YILLIK BEYANNAMEYE İLİŞKİN ÖRNEKLER
2016 yılına ilişkin olarak verilecek yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup ve indirimler sonrasında ödenecek gelir vergisi çıkması durumunda, 2017 yılının Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitle ödenecektir. Hesaplanan vergi, bağlı bulunan vergi dairesinin bildirilmesi şartı ile herhangi bir vergi dairesine ödenebileceği gibi vergi tahsiline yetkili banka şubelerine de ödenebilecektir. Ayrıca, gelir vergisi birinci taksit ödeme süresi içinde, Damga Vergisi Kanununa ekli I Sayılı Tablo/IV. Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar/Vergi Beyannameleri bölümünde belirtildiği üzere, 2016 yılı için verilecek Gelir Vergisi Beyannamesi için belirlenen damga vergisinin de birinci taksit ödeme süresi içinde ödenmesi gerekmektedir.
Aşağıda serbest meslek kazancının beyanına ilişkin örnekler yer almaktadır. Bazı örneklerde, yıllık beyannamede beyan edilen gelir tutarından GVK’nın 89. maddesinde sayılan indirim konusu yapılabilecek unsurlar ile hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilecek yıl içinde ödenen geçici vergi ile tevkif yoluyla kesilen vergilerin mahsup edilmesi ihmal edilmiş olup; söz konusu indirimler ve mahsup imkanının olması halinde mükelleflerin yararlanabileceği tabiidir.
ÖRNEK 1: Avukat (A) 2016 yılı içerisinde elde etmiş olduğu serbest meslek kazancı verileri aşağıda odluğu gibidir.
Toplam hasılat: 120.000
Mesleki giderler: 60.000
Bağkur primi: 10.000
Beyan edilecek serbest meslek kazancı: (120.000-60.000)=60.000
Gelir vergisi matrahı: 60.000
Bağkur indirimi: (60.000-10.000)=50.000
Net gelir vergisi matrahı: 50.000 (üzerinden gelir vergisi hesaplanacak vergiye baz matrahdır)
Gelir vergisi tarifesi:
50.000 TL’nin 30.000 TL’si ,için 5.370,00 TL geriye kalan 20.000 TL ise %27 üzerinden 5.400,00TL’dir. Sonuçta toplam ödenecek gelir vergisi 5.370,00 TL + 5.400,00 TL = 10.770,00 TL’dir.
ÖRNEK 2: İstanbul Beyoğlu semtinde hukuk müşavirliği yapan (B) şahsının gelirleri aşağıda olduğu gibidir:
Avukatlık gelirleri: 200.000
Kitap telif kazancı: 40.000
İndirilecek giderler: 60.000
Safi kazanç: (200.000-60.000)= 140.000
İstisna telif kazancı: 40.000
Vergiye tabi matrah: 140.000
Burada hukuk müşavirinin elde etmiş olduğu 40.000 TL serbest melek telif kazancı gelir vergisi md 18 hükmüne göre vergiye tabi değildir. Bunun üzerinden kesilen 6800 TL’lik %17 stopaj nihai vergi yüküdür. Dolayısıyla burada hukuk müşavirinin 140.000 TL’yi doğrudan doğruya beyan etmesi ve vergisini ödemesi gerekir. Olayda elde edilen istisna kazancın 6800 TL stopajı nihai vergi yüküdür.
ÖRNEK 3:
Avukat (C) Üsküdar’da serbest meslek faaliyeti icra etmektedir. 2016 yılı ile ilgili elde ettiği kazanç bilgileri aşağıda olduğu gibidir:
Avukatlık gelirleri: 240.000
1.işverenden aldığı ücret: 80.000
2.işverenden aldığı ücret: 70.000
İşyeri kira gelirleri brüt:40.000
Vergiye esas matrah : (240.000+70.000+40.000)=350.000
Burada vergiye tabi matrah serbest meslek kazancı + ücret + tevkifatlı brüt işyeri kira geliri toplamından 350.000 TL vergiye esas matrah hesaplanmaktadır. GVK md. 85 hükmüne göre verilecek serbest meslek kazancı gelir vergisi beyannamesinde GVK 86/1-b hükmüne göre 1.işverenden elde edilen ücret hariç olmak üzere burada elde edilen gelirler toplanmıştır. Toplam gelir, 2016 yılı için belirlenen 30.000 TL’lik beyanname verme sınırını geçmiştir. Sonuç olarak toplam matrah üzerinden yani 350.000 TL üzerinden gelir vergisi hesaplanacaktır. Daha son yıl içerisinde ücret ve işyeri kira gelirlerinden kesinti yoluyla ödenmiş vergiler düşülecektir. Ayrıca, yine yıl içerisinde serbest meslek kazancı dolayısıyla avukatlık faaliyetinden dolayı müvekkil şirketlerin veya mükelleflerin ödediği stopajlar geçici vergi olarak hesaplana gelir vergisinden mahsup edilecektir.
Vergilerin ödenmesi ise, hesaplanan gelir vergisi 2 eşit taksitte ödenecektir. 1.taksit 31 mart 2017, 2.taksit ise, 31 Temmuz 2017 tarihinde ödenecektir. Vergiler herhangi bir vergi dairesine tahakkuk fişi karşılığında yatırılabilir. Anlaşmalı bankalar üzerinden de vergi ödemelerinin gerçekleştirilmesi mümkündür.
NOT: Bu makale SMMM EDA KAYA ve AVUKAT N. GAYE ALPASLAN ile birlikte hazırlanmıştır.


Kaynak: www.MuhasebeTR.com