SON YAZILAR

13 Mart 2017 Pazartesi

Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi

Alo Sgk | 10:14 | | | | |


Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi

Aykut Durdağ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

MuhasebeTR

Vergi, devletin hükümranlık gücüne dayanarak kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla gerçek ve tüzel kişilerden mali güçlerine göre karşılıksız ve cebren alınan ekonomik değerdir.


Vergi ödeviyle ilgili olarak Anayasa’nın 73. maddesinde; “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Vergi aflarının sık uygulanması mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu azaltmakta; vergilerini düzenli ödeyen mükellefleri, düzensizliğe teşvik etmekte ve devlete olan güven sarsılmaktadır.

Vergi aflarının uygulanma nedenleri arasında, siyasi, ekonomik ve teknik sebepler yatmaktadır. Vergi aflarının sürekliliği ve belli periyotlarda uygulanması mükellefleri vergi kaçakçılığına ve af beklentisi nedeniyle vergilerini beyan etmeme veya etse de ödememeye teşvik etmektedir.

Türkiye’de Uygulanan Vergi Afları

Sıra
Tarih
Açıklama
1
17.05.1924
İlk Vergi Affı
2
5.08.1928
ElviyelSelased Vergilerinin Sureti Cibayetine Dair Yasa
3
15.03.1934
4530 Sayılı Varlık Vergisinin Bakayasının Terkinine Dair Yasa
4
4.07.1934
2566 Sayılı Vergi Bakayasının Tasfiyesine Dair Yasa
5
29.06.1938
3568 Sayılı Arazi Vergisinin Mali Yıl Sonuna Kadar Olan Bakiyesinin Terkinine Dair Yasa
6
13.06.1946
Orman İşletmelerinin Bazı Vergilerden Muaf Tutulması Hakkındaki Yasa
7
21.01.1947
5050 Sayılı Toprak Mahsulleri Vergisi Artıklarının Silinmesi Hakkında Yasa
8
26.10.1960
113 Sayılı Af Yasası
9
28.12.1961
281 Sayılı Vergi Cezaları Gecikme Zamlarının Tecil ve Tasfiyesine Dair Yasa
10
23.02.1963
218 Sayılı Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa
11
13.06.1963
252 Sayılı Spor Kulüplerinin Vergi Borçlarının Bir Defaya Mahsus Olmak Üzere Affı
Hakkında Yasa
12
5.09.1963
325 Sayılı Yasa Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 1960 ve Daha Önceki Yıllarına Ait Bir
Kısım Vergi Borçlarının Tasfiyesi Hakkında Yasa
13
16.07.1965
691 Sayılı Belediyelerin ve Belediyelere Bağlı Müessese ve İşletmelerin Bir Kısım Borçlarının Hazinece Terkin ve Tahkimi Hakkında Yasa
14
3.08.1966
780 Sayılı Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa
15
28.02.1970
1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunuyla Getirilen Af
16
15.05.1974
1803 Sayılı Cumhuriyet‘in 50. Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa
17
20.03.1981
2431 Sayılı Tahsilatın Hızlandırılması ve Beyan Dışı Kalmış Servet Unsurlarıyla Vesikasız Emtianın Beyanına İlişkin Yasa
18
2.03.1982
2431 Sayılı Yasaya Ek
19
22.02.1983
2801 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Özel Uzlaşma Yolu ile Tahsili Hakkında Yasa
20
4.02.1985
Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında 3239 Sayılı Kanunun Geçici 4. Maddesi
21
3.12.1988
3505 Sayılı Yasa (Geçici Birinci Madde)
22
28.12.1988
3512 Sayılı Yasa
23
15.12.1990
3689 Sayılı Yasa (Geçici Birinci Madde)
24
21.02.1992
3787 Sayılı Yasa
25
5.09.1997
400 Sayılı Tahsilat Genel Tebliği
26
22.07.1998
4369 Sayılı Yasa
27
6.02.2001
414 Sayılı Tahsilat Genel Tebliği
28
7.03.2002
4746 Sayılı Yasa İle Emlak Vergisi İle İlgili Af Düzenlemesi (Emlak Vergisi Yasasının Geçici Madde 21)
29
27.02.2003
4811 Sayılı Vergi Barışı Kanunu
30
22.11.2008
5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun (Varlık Barışı)
31
13.02.2011
6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
32
10.09.2014
6552 Sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun
33
19.08.2016
6736 sayılı Bazı Alacakların Yapılandırılmasına İlişkin Kanun

Kaynak: ÇETİN Güneş, “Vergi Aflarının Vergi Mükelleflerinin Tutum ve Davranışları Üzerindeki Etkisi”, Yönetim ve Ekonomi, C:14, S:2, 2007, s.177. (Kargı, 2011, 101 – 115)
Mükellefler nezdinde vergi bilincinin oluşturulması ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması için yapılacak çalışmalar ve düzenlemeler sonucunda mükelleflerin vergi yükümlülüklerinin yerine getirilmesi teşvik edilecek ve vergi gelirleri istenen seviyeye ulaşacaktır. Böylelikle kaçakçılıkla mücadele için harcanan kaynak azalacak, kamu giderlerini finanse etme aşamasında vergilerin yetersiz kalması nedeniyle vergisini düzenli ödeyen mükelleflere ayrıca bir vergi yükü oluşmayacaktır. Şöyle ki, devlet, kamu harcamalarını finanse ederken sorun yaşaması durumunda ek vergiler uygulayabilecek ve yine bu vergilerin tahsilini düzenli vergi ödeyen mükelleflerden alacaktır.

Bir tarafta vergi kaçakçılığı yaparak hiç vergi ödemeyen ya da vergisini ödeyen bir kesim olmakla birlikte bir tarafta da vergisini düzenli ödeyen mükellefler bulunmaktadır. Vergi bilincinin oluşturulması ve vergiye gönüllü uyumun sağlanması sonucunda düzenli vergi ödeyen mükellefler üzerindeki vergi yükü azalacak, vergi ödemesi gerektiği halde hiç vergi ödemeyen ya da vergisini eksik ödeyen mükellefler de vergi ödeyecektir.

Yukarıda anlatılmaya çalışılan vergiye gönüllü uyumun istenilen seviyeye ulaşması için çalışmalar yapılmaktadır. 08.03.2017 tarih ve 30001 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6824 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle; Gelir Vergisi Kanunu’nun mülga mükerrer 121. maddesi başlığı “Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

İlgili maddede; “Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bahsi geçen kanun maddesine göre, 01.01.2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde belli şartları sağlayan mükellefler yine Kanun’da belirtilen sınırlar çerçevesinde indirimden faydalanabileceklerdir.
İndirimden faydalanmanın şartları;


·
         İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş  ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması,


·
         İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son 2 yıl içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması,


·
         İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması gerekmektedir.

İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanunu’nun Kaçakçılık Suçları ve Cezaları başlıklı 359. maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler indirimden faydalanamazlar.

Hesaplanan indirim tutarı, 1.000.000,00 Türk lirasından fazla olamaz. Bu tutar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacaktır.

İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar iade edilmez.

Bahsi geçen Kanun maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı, bu oranı %10’a kadar artırmaya, %0’a kadar indirmeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Örneklerle Vergi İndirimi Uygulaması;

     1.    Uyum A.Ş.’nin 2017 yılı için hesaplanan kurumlar vergisi 2.000.000,00 TL olsun. Ayrıca şirket, yukarıda bahsedilen şartların tamamını sağlamaktadır.

Açıklama
Tutar
Hesaplanan Kurumlar Vergisi
2.000.000,00 ₺
İndirim Tutarı(2.000.000,00*%5)
100.000,00 ₺
Ödenmesi Gereken Kurumlar Vergisi
1.900.000,00 ₺


     2.    Sınırsız İnternet A.Ş.’nin 2017 yılında 22.000.000,00 TL hesaplanan kurumlar vergisi olsun. Ayrıca şirket, yukarıda bahsedilen şartların tamamını sağlamaktadır.

Açıklama
Tutar
Hesaplanan Kurumlar Vergisi
22.000.000,00 ₺
İndirim Tutarı(20.000.000,00*%5)*
1.000.000,00 ₺
Ödenmesi Gereken Kurumlar Vergisi
21.000.000,00 ₺

*Şirketin hesaplanan kurumlar vergisine indirim oranı olan %5 uygulandığında hesaplanan indirim tutarı 1.100.000,00 TL olduğundan, Kanun’da belirtilen üst sınır dikkate alınmıştır.
    3.    Berkcan Ödemez’in 2017 yılında gelir vergisi matrahına artan oranlı tarife uygulandığında hesaplanan  gelir vergisi 100.000,00 TL olsun. Ancak kişinin vadesi geçmiş 2.000,00 TL vergi borcu bulunmaktadır.

Açıklama
Tutar
Hesaplanan Gelir Vergisi
100.000,00 ₺
İndirim Tutarı(100.000,00*%5)*
5.000,00 ₺
Ödenmesi Gereken Gelir Vergisi
95.000,00 ₺

*Şahsın 1.000,00 TL üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmasına rağmen indirimden yararlanmıştr. Yukarıda bahsedilen şartların sonradan tespit edilmesi halinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilecektir.

Konusu geçen vergi indirimi, her ne kadar hesaplanan kurumlar vergisi matrahı üzerinden hesaplanacak olsa da, 4. Geçici vergi beyannamesi ile Kurumlar Vergisi beyannamesinde yer alan matrahın aynı olması durumunda; Kurumlar veya Gelir vergisi ödemesi bulunmayacaktır. Bu halde, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir.

Bu durumda tüm şartları sağlamasına rağmen 1 yıl içerisinde ödenecek vergisi olmayan mükellefler bu indirimden fiilen yararlanamayacaktır.

Maddenin uygulanmasına iişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olan Maliye Bakanlığı tebliğlerle konuya açıklık getirmesi ve geçici vergi dönemlerinde  de indirimin uygulanması yerinde olacaktır.

Gerek ceza kesilme korkusu içinde yaşayan mükelleflerin gerekse üzerine fazlaca vergi yükü düşen mükelleflerin işine odaklanması, sürdürülebilir bir büyüme sağlaması, istihdam ve ekonomiye katkı sağlaması pek mümkün değildir. Vergiye gönüllü uyumun sağlanması ve vergi bilincinin sağlanması için yapılan çalışmaların artması bahsedilen sorunların ortadan kalmasına yardımcı olacaktır.

Umarım yukarıda sunulan Türkiye’de Vergi Afları listesine bir yenisi daha eklenmez. Vergi bilinci ve vergiye gönüllü uyum sağlanarak mükellefler bu listenin artması için beklenti halinde olmaz.