SON YAZILAR

29 Mayıs 2017 Pazartesi

7020 Sayılı Af Kanunu Son Vergi Af Kanunu Mu?

Alo Sgk | 09:42 | | | | | |


7020 Sayılı Af Kanunu Son Vergi Af Kanunu Mu?

Abbas Coşar
Yeminli Mali Müşavir
Bir Bağımsız Denetim

MuhasebeTR

I.GİRİŞ
Yazı başlığının tuhaflığına açıklık getirerek sözlerime başlamak isterim. 18 Mayıs 2017 tarihinde Meclis Genel Kurulu’da kabul edilen 7020 sayılı Torba Kanun 26 Mayıs 2017 tarihinde Cumhurbaşkanınca onaylanmıştır. Bu kanunla birlikte artık hükümetler af yasa tasarılarını Meclis’e getirmeden kamunun alacaklarını yeniden yapılandırabilecekler. Tuhaf başlığımızın izahı bundan ibarettir.

Yine biz son af kanunu bile olsa tekrar asıl konumuza dönecek olursak 7020 sayılı Torba Kanun ile birlikte geçen yıl çıkarak yürürlüğe giren 6736 sayılı kanun kapsamına giren alacak türleri ve alacaklı idareler esas alınarak, bu idarelerin 31 Mart 2017 tarihine kadar olan kesinleşmiş alacakları yeniden yapılandırılmaktadır. İşte bu yazımızda hem yapılandırmanın neleri içerdiği ve uygulamasına ilişkin açıklamalar ile artık meclise gelmeyecek olan hükümet ve bakanlık yetkisindeki tecil taksitlendirme yetkisinin detaylarını irdelemiş olacağız.

II.YASAL DÜZENLEMELER
Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7020 sayılı Vergi ve SGK borçlarınıda içeren Af Kanunu, 26 Mayıs 2017 tarihinde Cumhurbaşkanınca onaylanmıştır.  

6736 sayılı Vergi Affı Kanunu ise, 19 Ağustos 2016 tarih ve 29806 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak zaten yürürlüğe girmişti.

7020 sayılı Af Kanunu ile Yapılandırmaya konu alacakların kesinleşme tarihi olarak en son 31.3.2017 tarihi dikkate alınıyor. Kapsama giren acakları sıralayacak olursak; 31.3.2017 tarihi itibariyle kesinleşmiş alacak türü olarak, Vergiler, Gümrük vergileri,  Vergi cezaları,  Bazı idari para cezaları,  Sigorta primleri, Topluluk sigortası primleri, Emeklilik keseneği ve kurum karşılıkları, İşsizlik sigortası primi, Sosyal güvenlik destek primi,  Ve bu alacaklara ilişkin her türlü faiz, zam, gecikme zammı, cezai faiz, gecikme cezası gibi fer’i alacaklar kapsama alınmıştır. Ayrıca, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edilen bazı alacaklar ile belediyelerin su, atık su ve katı atık gibi alacakları girmektedir.

Bu kanun kapsamındaki alacaklar; Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Büyükşehir Belediyeleri ve Kanalizasyon idarelerine ait kesinleşmiş alacaklardır.

7020 sayılı Kanunun 7. Maddesindeki düzenlemelere göre, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. Yapılan bu kanuni değişiklikle 48. Maddesinden sonra gelmek üzere(Madde 48/A) Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili başlığı altında yapılan düzenlemeyle Bakanlar Kuruluna ve Maliye Bakanlığına tecil kapsamı içinde yeniden yapılandırma yapma imkanı verilmektedir. Bu düzenleme aşağıdaki gibidir.
 
“Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili:

MADDE 48/A- Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammının vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş olmak ve aşağıdaki şartları taşımak koşuluyla vadesi bir yılı geçmemiş alacaklar, Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat alınarak tecil olunabilir.

Madde hükmünden yararlanacak borçlunun;

1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması,

2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.),

3. Bu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması,

şarttır. Şu kadar ki, bu madde ile 48 inci maddeye göre tecil edilen veya özel kanunlara göre ödeme planına bağlanan borcun bulunması madde hükmünden yararlanılmasına engel teşkil etmez.
 
Bu madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 48 inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.

Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin Türk lirasını aşan kısmın %25’idir.

Bakanlar Kurulu;

1. Teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye,

2. Borçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;

a) Tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya,

b) Farklı faiz oranları belirlemeye,

3. Tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,

4. Madde hükmünü, alacaklı diğer amme idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil),

yetkilidir. Bu fıkranın (4) numaralı bendindeki yetkinin kullanılması hâlinde bu madde ile Maliye Bakanına tanınan yetkiler 48 inci maddede tanımlanan alacaklı amme idarelerinin tecile yetkili makamları tarafından kullanılır.

Maliye Bakanı;

1. Tecil edilecek amme alacağını tür ve tutar olarak belirlemeye,

2. Tecilde taksit zamanlarını, ödemelerin başlayacağı ayı, tecil talep tarihini takip eden aydan başlamak üzere 12 ayı geçmeyecek şekilde belirlemeye, ödeme dönemlerini, azami altı ayda bir yapılacak şekilde düzenlemeye,

3. Tecilde diğer şartları belirlemeye,

yetkilidir.

Maliye Bakanı, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenir.

Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa geçerli sayılabilir.

Haciz yapılmışsa mahcuz mal, değeri tutarınca teminat yerine geçer. Tecil edilen amme alacakları ile ilgili olarak daha önce tatbik edilen ve borcun tamamını karşılayacak değerde olan hacizler, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminat iade edilir. Ancak, mahcuz malların değeri tecil edilen borç tutarından az, zorunlu teminat tutarından fazla olması hâlinde, tatbik edilen hacizler, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarı mahcuz mal değerinin altına inmediği müddetçe kaldırılmaz. Tecilli borca karşılık alınan teminat ise, tecil şartlarına uygun olarak yapılan ödemeler neticesinde kalan tecilli borç tutarının zorunlu teminat tutarının altına inmesi durumunda, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır.

Tecil edilen amme alacağının ikimilyon Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmaması, mahcuz malın 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan mal olması ve bu Kanuna göre belirlenmiş değerinin %50’sinden aşağı olmamak üzere satış bedelinin %50’sinin tahsil dairesine ödenmesi şartıyla mahcuz malın satışına izin verilir. Bu takdirde, kalan tecilli borç tutarı için zorunlu teminat tutarını karşılayacak mahcuz mal ve/veya teminat bulunması şartıyla satılan mal üzerindeki haciz kaldırılır. Bu hüküm ikimilyon Türk lirasını aşan tecilli borçlarda, değeri ikimilyon Türk lirasına kadar olan mahcuz mallar için uygulanır.

Tecil şartlarına riayet edilmemesi hâlinde tecil talep tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe bu madde hükümlerinden, sekizinci fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yararlanılamaz.

Bu madde kapsamında tecil edilen amme alacakları hakkında 48 inci maddenin yedinci fıkrası hükümleri uygulanır ve tecil edilen gecikme zammının (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanmış olması hâlinde gecikme zammı hesabı 51 inci maddeye göre düzeltilir.

Muhtelif kanunlarda vergi borcu bulunmadığına ilişkin şartları içeren hükümler çerçevesinde 48 inci maddeye yapılan atıflar bu maddeye de yapılmış sayılır.”
.

III. YENİDEN YAPILANDIRMA’DA ÖZELLİK ARZ EDEN HUSUSLAR
A.KESİNLEŞMİŞ ALACAKLARIN YAPILANDIRILMASI
SORULAR VE CEVAPLARI

1.Hangi Dönem Kesinleşmiş Alacaklar Af Kapsamına Girmektedir?

6736 sayılı Kanun kapsamına giren alacak türleri ve alacaklı idareler esas alınarak bu idarelerin 31.03.2017 tarihine kadar kesinleşmiş alacaklar kanun kapsamından yararlanmaktadır.

2.Hangi Kamu İdarelerine Ait Hangi Alacaklar Af Kapsamındadır?

Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve Büyükşehir Belediyeleri ve Kanalizasyon idarelerine ait; vergiler, gümrük vergileri,  vergi cezaları,   idari para cezaları,  sigorta primleri, topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılıkları, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile 6183 sayılı Kanun kapsamında takip ve tahsil edilen bazı alacaklar ile belediyelerin su, atık su ve katı atık, ecrimisil ödemeleri, trafik, askerlik, nüfus cezaları  gibi alacakları girmektedir.

3.7020 sayılı Af Kanununun 6736 sayılı Af Kanunundan Farkları Nelerdir?
 Yeni düzenleme’de Yer Almayan Hususlar Nelerdir ?
 
-Bu kanunda matrah artırımı yoktur.
 
-Yeni Kanunda kesinleşmemiş alacaklar kapsama dahil edilmemiştir.
 
-Dava safhasında bulunan alacaklara ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir.
 
- Pişmanlık ve inceleme veya tarhiyat safhasında bulunanlara da bir düzenleme yok.
 
 
 
4.Af Kanundan Yaralanmanın Avantajları nelerdir?
 
 
-Vergi asıllası aynen tahsil edilecek herhangi bir indirim öngörülmemiştir.
 
-Vergi aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları, gecikme faizi ve gecikme zamları silinerek,  vergi aslı üzerinden  yapılandırılan vergilere  Yİ-ÜFE  aylık değişim oranlarına göre hesaplanacak faizler eklenecek.
 
- Vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen  usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının  %50’si  siliniyor. 
 
-2017 Mart ve önceki aylarda işlenen fiillerle ilgili  SGK idari para cezalarının   %50’sinin tahsilinden  vazgeçilerek,  kalan %50’nin üzerinden  belirlenecek olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esasa alınarak yapılan  hesaplama ile taksitlendirme yapılacaktır.
 
5.Başvuru Tarihi ve Ödeme Sürelerine İlişkin Düzenlemeler Nelerdir?
 
-Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların öncelikle 30 Haziran 2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
 
-Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31 Temmuz 2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31 Ağustos 2017 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri, gerekmektedir.
 
- Hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir. Peşin ödemede vergi aslı üzerine hesaplanan  faizlerde %50 indirim  olanağı  bulunmaktadır. Taksitle ödeme tercihinde bulunulması halinde 6, 9, 12 ve 18 eşit taksitler için öngörülen taksitler için belirlenen katsayılar ile çarpımı sonucu ortaya çıkan tutarlar ödemeye ilave edilecek. 

Örnek.1 Abba Makine ve Hidrolik A.Ş’ Ulus Ankara Vergi Dairesinin mükellefidir. Ağustos ve Eylül 2016 vergilendirme dönemlerinden kaynaklı tahakkuk eden katma Değer Vergileri ödenmediği için takibe alınmıştır. Bu dönemlere ait borç 500.000 TL olarak 7020 sayılı Kanun kapsamında 18 eşit taksit tercihi ile yapılandırılmıştır. İlk iki taksiti zamanında ödeyen şirket 2018 yılında 2 taksitini zamanında ödeyememiştir. Aynı zamanda güncel dönem Katma Değer Vergisi’nden ise iki döneme ait tutarları ödeyememiştir.

Normal koşullarda bir yıl içerisinde ödeyemediği tutarlar 2 taksiti aşmaması gerekmektedir. Aynı zamanda aynı tür güncel borçlarından ise iki dönemden fazla aksatmaması gerekmektedir. Bu durumda mükellef gerçekten zor durum hali izahı dışında yapılandırması bozulacak mıydı?

Bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. Bu hüküm alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi için bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan mükellefler, taksit ödeme süresince bu vergi türleri ile ilgili verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden bu vergileri, çok zor durum olmaksızın her bir vergi türü itibarıyla bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödememeleri ya da eksik ödemeleri hâlinde bu Kanun hükümlerine göre yapılandırılan borçlarına ilişkin kalan taksitlerini ödeme haklarını kaybederler.

Dolayısıyla örneğimizdeki şirketin yapılandırmayı bozan hususlarla ilgili koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani iki yapılandırma taksiti ödenmedi iki de güncel vergi ödenmedi bir takvim yılında 4 husus ihlal edildi şeklinde değerlendirmemek gerekmektedir. Özetle şirketin borç yapılandırması devam edecek bozulmayacaktır.
 
6.Yapılandırmayı Bozan Ödemeye İlişkin Hususlar Nelerdir?
 
İlk iki taksitin süresinde ve  tam  ödenmesi  koşulu bulunmaktadır. Yapılandırılan  taksitlerin  bir takvim yılı  içinde   ikiden fazla vadesinde ödenmemesi ya da eksik ödenmesi halinde  yapılandırmaları  ihlal  olarak  bu  avantajları  kaybedeceklerdir. 
 
Örnek.2  Abba Endüstri Tic. Ve San. Ltd. Şti. Küçükyalı Vergi Dairesinin mükellefidir. 2013 yılına ait 1.500.000 TL muhtasar borcu kesinleşmiş ve takibe alınmıştır. Firma 6736 sayılı Vergi Barışından maddi zorluklar nedeniyle yararlanamamıştır. Bu durumda 7020 sayılı Af Kanunundan yararlanabilecek midir?

Evet şirket 2013 yılına ait kesinleşmiş vergi borcunu peşin veya en fazla 18 taksit seçenekleriyle borcunu yapılandırabilecektir.
 
7.Spor Kulüplerine Tanınan Pozitif Ayrımcılıklar Nelerdir?
 
- Bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarlar; il özel idareleri ve bunlara bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol Federasyonu ve özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de sportif alanda faaliyette bulunan spor kulüplerince ikişer aylık dönemler hâlinde azami otuz altı eşit taksitte ödenebilir. Bu takdirde, bu fıkra hükmüne göre hesaplanacak katsayı yirmi dört eşit taksit için (1,194), otuz eşit taksit için (1,238), otuz altı eşit taksit için (1,318) olarak uygulanır. Süre uzayınca haliyle daha büyük katsayı ile çarpılarak bir farklılaşmaya gidilmiştir.
 
Ayrıca diğer kamu tüzel kişiliklerince belediyelere olan borçlara Yüz kırk dört eşit taksit için (1,703) taksit sayısı artıkça büyük katsayı ile çarpılarak farklılaşmaya gidilmiştir.
 
8.7020 sayılı Kanunun Daha Önceki Af Kanunuyla İlgili Sınırları Nelerdir?
 
6111 sayılı Af Kanunu ve 3/8/2016 tarihli ve 6736 sayılı Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacaklar, hakkında uygulanmaz.

Örnek.3 Abba Orman Ürünleri Ltd. Şti. Silivri Vergi Dairesinin mükellefidir. 6736 sayılı kanun kapsamında 15.000.000 TL tutarında stok affından yararlanarak beyan etmiştir. Ancak tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödeyemediği için vergi dairesi e-haciz işlemlerini uygulamış, ödene emrini firmaya göndererek 15 Mart 2017 tarihinde elektronik tebligat yapmıştır. Bu durumda şirket 7020 sayılı af kanunundan bu borçları için yararlanabilecek midir?

Şirket’in bu borçları 6736 sayılı kanun kapsamına göre tahakkuk eden borçları olduğu için 7020 sayılı af kanunundan yararlanamayacaktır.

9. Haciz Ve Teminatlara İlişkin Düzenlemeler Nelerdir?

Ödenen taksitlere göre tatbik edilen hacizler yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır. ve buna isabet eden teminatlar iade edilir.

 Bu Kanuna göre ödenecek alacaklar nedeniyle tatbik edilen hacizlere konu mallar, borçlunun talebi hâlinde 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı tahsil dairesince satılabilir. Bu talep, bu Kanun kapsamında ödenmesi gereken tutarların bu Kanun hükümlerine göre ödenmesine engel teşkil etmez.
 
10.Önceki Af Kanundan Yararlananlar Bu Kanundan Yararlanabilir mi?
Daha önce 6111, 6552, 6736 sayılı Kanun hükümlerine göre borçlarını yeniden yapılandıran ve bu Kanunun (7020 s. Kanun) yayımı tarihi itibarıyla taksit ödemeleri devam eden alacaklar ile 6736 sayılı Kanuna göre tahakkuk eden alacaklar hakkında uygulanmayacaktır.

Ancak, 7020 sayılı Kanun kapsamına giren alacakların, bu Kanunun yayımı tarihinden önce 6183 sayılı Kanun ve diğer kanunlar uyarınca tecil edilip de tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olanlarından, kalan taksit tutarları için borçlular, talep etmeleri hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

11. Af Kanunundan Yararlanmak İçin Davadan Vazgeçme ve Feragat Mı Gerekir?

Borçluların yapılandırma hükümlerinden faydalanabilmeleri için; dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri, kanun yollarına başvurmamaları ve başvuru süresi içerisinde de yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri gerekmektedir. Vergi Davalarıyla ilgili Vergi Dairelerine Davadan vazgeçme dilekçeleri, ilgili SGK birimlerine verilecek ve bu dilekçelerin SGK birimine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecektir.

Örnek.4 Abba Otomotiv San ve Tic. A.Ş.’nin Ocak / 2017 yılına ilişkin Ba-Bs vermeme fiilinden dolayı 1.300 TL özel usulsüzlük cezasıkesilmiştir.10 Mart 2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. 15 Mart 2017 tarihinde ise vergi mahkemesinde bu hususa dava açmıştır. Bu ceza af kapsamına girer mi?

Evet şirket davadan vazgeçerek 7020 sayılı kanundan yaraalanabilecektir.
Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların bu Kanunda belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri, kanun yollarına başvurmamaları ve başvuru süresi içerisinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez. Davadan vazgeçme dilekçeleri, ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

12. Kanunda Motorlu Taşıtlara Ait Özel Düzenlemeler Neleri İçermektedir?

-1997 model ve daha eski olan taşıtların, kanunun yayımı tarihinden 31 Aralık 2018’e kadar bedelsiz olarak il özel idarelerine, büyükşehir belediyelerine veya Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerine teslim edilmesi gerekmektedir.
 
- Hurdaya ayrılmak suretiyle tescil kaydının silinmesi durumunda, bu taşıtlar için 31 Aralık 2018 tarihine kadar tahakkuk etmiş olmasına rağmen ödenmemiş MTV ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, faizi, vergi cezaları ve 31 Aralık 2016 tarihine kadar plakaya kesilen idari para cezalarından vazgeçilmektedir.
 
-Ayrıca, hurdaya çıkarılan taşıtlar üzerindeki hacizler de  kaldırılacaktır. 
 
 
B.KESİNTİSİZ AF DÖNEMİ-VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERİN BORÇLERININ TECİLİ
 
7020 sayılı Torba Kanun ile öyle bir düzenleme yapıldı ki artık Af Kanunu devri kapanmış oldu. Vergi ve prim borçlarının tecil süresi 60 aya(5 yıl) kadar uzatma yetkisi Bakanlar Kurulu ve Maliye Bakanlığında olacak.

Son söz, uyumlu mükellefler için “Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Borçlarının Tecili” adı altında vergi sistemimize yeni bir müessese kazandırılmıştır.

İlgili Kanunun 7. Maddesindeki düzenlemeye göre, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. Yapılan bu kanuni değişiklikle 48. Maddesinden sonra gelmek üzere(Madde 48/A) Vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili başlığı altında yapılan düzenlemeyle Bakanlar Kuruluna ve Maliye Bakanlığına tecil kapsamı içinde yeniden yapılandırma yapma imkanı verilmekte olup düzenlemeye ilişkin detaylar aşağıdaki gibidir.
 
-Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen ve Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim, harç ve cezalar ile bu alacaklara bağlı gecikme faizi ve gecikme zamları için Maliye Bakanınca 36 ayı geçmemek üzere faiz ve teminat alınarak tecil olunabilir. 3 yıla kadar ertelemeye bakanlık yetkilidir.
 
Maliye Bakanlığı’nın Yetki Kapsamı Nedir?
Uyumlu Mükellef Ne Demektir?

Tabi ki bu uygulama imkanından yararlanmak için uyumlu mükellef kategorisine girmiş olması gerekmektedir. Bu ne demek? Madde hükmünden yararlanacak borçlunun;
  1. Başvuru tarihi itibarıyla en az 3 yıl süreyle; ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması,
  2. Başvuru tarihinden geriye doğru 3 yıla ait vergi beyannamelerini kanuni sürelerinde vermiş olması (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.),
  3. Bu madde kapsamına giren ve başvuru tarihi itibarıyla vadesi 1 yılı geçmemiş borcunun borç ödemede hüsnüniyet sahibi olmasına rağmen ödenememiş olması, şarttır.
 
Faiz oranı ne olacaktır?

Bu madde kapsamında tecil edilen alacaklara, 48 inci maddeye göre belirlenen oranda faiz tatbik edilir.

Borç Tutarı ve Teminat Sınırı Nedir?

Borç Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı beşyüz bin Türk lirasını (bu tutar dâhil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı beşyüz bin Türk lirasını aşan kısmın %25’idir.

Bakanlar Kurulunun Yetki Kapsamı Nedir?

Bakanlar Kurulu;
  1. Teminatsız tecil tutarını; yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye, zorunlu teminat oranını %50’ye kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, yeniden kanuni orana getirmeye,
  2. Borçlunun çok zor durum hâlinin tespitinde kullanılmak üzere varlıklar, yükümlülükler ve nakit akımlarını esas alan mali göstergeler ile mali durumu tespite yarayan diğer ölçütlere dayalı kriterleri belirlemeye, belirlenen kriterler çerçevesinde çok zor durum hâlini derecelendirmeye ve bu dereceleri dikkate alarak;
a) Tecil süresini 60 aya kadar uzatmaya,
b) Farklı faiz oranları belirlemeye,
3.Tecil edilecek gecikme zammını, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplatmaya,

4.Madde hükmünü, alacaklı diğer amme idarelerini, alacak türlerini ve uyumlu borçlu kapsamına girebilecek borçlu kriterlerini belirleyerek uygulatmaya (Devlete ait olup Maliye Bakanlığına bağlı olanlar dışındaki tahsil dairelerince takip edilen alacaklar dâhil), yetkilidir.

Haliyle Bakanlar kurulunca çıkarılan kararların uygulamasında yetkili olan Maliye Bakanlığı bu yetkisini diğer amme alacakları için Maliye Bakanı, tecil yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla oluşturulacak tecil komisyonlarına devredebilir. Komisyonların teşkili ile çalışma usul ve esasları Maliye Bakanınca belirlenir.
 
Aynı Borç İçin Tecil Talep Sınırlaması Var mıdır?

Tecil şartlarına riayet edilmemesi nedeniyle muaccel olan amme alacağının tecili, talep edilmesi hâlinde en fazla iki defa geçerli sayılabilir.

Yeni müesseseyi özetleyecek olursak Bakanlar Kurulu ve Maliye Bakanlığı artık bundan sonra yeni bie Af Kanunu çıkmasına gerek kalmadan kamu alacağını tek tek mükellef bazında ve/veya toplu olarak yeniden yapılandırma yapabilecektir.

Vergi ve prim borçlarının tecili uygulaması 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecektir.

IV. SONUÇ

 Bir yıl önce 2016 yılında çıkarılmış olan 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'la özel sektörün 2016/Haziran ve öncesine ait kamuya olan borç yükünün azaltılarak, borçların taksitle ödenmesi imkanı getirilmiş, daha sonra da 6770 sayılı Kanun'la söz konusu yapılandırma için başvuruda bulunduğu halde şartları ihlal edenlere bir hak daha verilmiş ve 2017 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin tamamının ödeme süreleri dörter ay uzatılmıştı. En son 7030 sayılı işbu Torba Kanun ile ise hem daha önce 6736 sayılı Kanun'la getirilen yapılandırma imkanına başvurmamış, hem de 2016/Temmuz ve sonrasında yeni borç birikimi oluşmuş işverenlere kamuya olan borçlarına yeniden yapılandırma imkanı getirilmiştir.

Ancak bu Torba Kanun ile öyle bir düzenleme yapıldı ki artık Af Kanunu devri kapanmış oldu. Vergi ve prim borçlarının tecil süresi 60 aya(5 yıl) kadar uzatma yetkisi Bakanlar Kurulu ve Maliye Bakanlığında olacak.

Son söz, uyumlu mükellefler için “Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Borçlarının Tecili” adı altında vergi sistemimize yeni bir müessese kazandırılmıştır. Gerçekten mali ve finansal açıdan zor durumda olan işverenler kamunun ruhunu artık arkasında gönül rahatlığıyla hissedebilecektir. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun…