SON YAZILAR

31 Mayıs 2017 Çarşamba

Kıdem tazminatında 4 ayak

Alo Sgk | 09:31 | | | | | | |


Kıdem tazminatında 4 ayak

İsa KARAKAŞ
İto Haber

Hükümetin Eylem Planı’nda da yer alan kıdem tazminatı uygulamalarında tarafların görüşleri alınarak değişikliğe gidilmesi yeniden gündemde. Güvence, hakkaniyet, şeffaflık ve sürdürülebilirlik olmak üzere dört ayak üzerine oturtulan yeni sistemle hem çalışanı hem de işvereni koruyan bir düzenleme yapılacak.


İşçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan dava sayısı her yıl katlanarak artıyor. İhtilaflardan kaynaklanan binlerce dosya nedeniyle yargının iş yükü de giderek ağırlaşıyor. SGK boyutu hariç iş ilişkisinden kaynaklanan davalara Yargıtay’ın 9. Hukuk Dairesi bakıyor. Bu daire tek başına yetmeyince 22. Hukuk Dairesi ve ardından 7. Hukuk Dairesi işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan davalarla temyiz merci olarak ilgileniyor. Buna rağmen çok sayıda işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan dava dosyaları bulunuyor. Bu dosyaların önemli bir bölümü ise kıdem tazminatı ihtilaflarından oluşuyor.

İHTİLAFLARIN BAŞINDA

Çalışma hayatında her daim gündeme gelen konuların başında ‘kıdem tazminatı’ yer alıyor. Kıdem tazminatı işçi açısından bakıldığında; kimi zaman ev, araba hayali, kimi zaman çocukları için çeyiz parası, kimi zaman kendi işyerini kurma parası… İşveren açısından ise önemli bir maliyet. Yargı açısından da birikmiş dosya yığını… 

Kıdem tazminatı, 1936’da yürürlüğe giren ilk iş kanunumuzdan beri çalışma hayatında yer teşkil ediyor. İlk yürürlüğe girdiği dönemlerde işçinin her 5 yıllık çalışması için 15 günlük ücreti tutarında düzenlenen kıdem tazminatı, daha sonra yapılan değişikliklerle her 1 yıllık çalışması için 30 günlük ücret tutarında belirlendi. 

25 Temmuz 1971 tarih ve 1475 sayılı İş Kanunu’nun kıdem tazminatına ilişkin 14. maddesi halen yürürlükte. Mevcut uygulama gereği, işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için gerekli şartların da bulunması halinde işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenmesi gerekir.

2017’DE 81 YAŞINDA

Kıdem tazminatı uygulaması, ‘fona dönüştürülsün mü, dönüştürülmesin mi’ tartışmaları 1950’li yıllara kadar uzanıyor.

2003’te yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’nda da ‘fon’ modelinin benimsendiği görülüyor. Keza söz konusu kanunda ‘fon’ ile ilgili yasal düzenleme yapılıncaya kadar eski düzenlemenin (1475 sayılı kanunun 14. maddesi) yürürlükte kalacağı öngörülüyor. 2002’de Bilim Kurulu tarafından hazırlanan Kıdem Tazminatı Fonu Taslağı, bu konuda hazırlanan en somut çalışma niteliğinde. Bu taslağın ele alındığı 2004’te toplanan Çalışma Meclisi’nin en tartışmalı konusu yine kıdem tazminatı oldu. İzleyen süreçte hemen hemen her yıl gündeme gelen kıdem tazminatı ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değişik taslaklar üzerinde çalışmalar yapılmasına karşın kıdem tazminatı fonu kurulamadı. İşçi sendikaları da kıdem tazminatı fonu düzenlemesine hiçbir zaman sıcak bakmıyor.

Başlangıçta fon düzenlemesini arzu eden işveren kesiminin de günümüzde buna çok sıcak bakmadığı görülüyor. İşçi ve işveren kesimi arasında uzlaşma olmayınca kıdem tazminatına ilişkin öngörülen düzenlemeler rafa kaldırıldı. En son 2016’da rafa kaldırılan kıdem tazminatı yeniden gündemde.

Sorularınız için: isakarakas@hotmail.com

TEKNİK ÇALIŞMALAR TAMAM

Hükümetin Orta Vadeli Programı’nın 243. maddesinde; ‘sosyal taraflarla diyalog içerisinde tüm işçilerin faydalanacağı ve bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sistemi geliştirilecektir’ şeklinde yer alıyor. Bu doğrultuda kıdem tazminatına ilişkin teknik çalışmalar tamamlandı. Ardından Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda (EKK) değerlendirildikten sonra taraflara gönderilecek.

YENİ DÜZENLEME BUNLAR ÜZERİNE KURULACAK...