SON YAZILAR

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Memurların Malûlen Emekliliğinde Yöntemler – 2

Alo Sgk | 08:28 | | | | | | |


Memurların Malûlen Emekliliğinde Yöntemler – 2 

Şevket TEZEL

Bir önceki yazımızda memurların doğrudan malûliyet raporu alma yoluyla malûlen emekliliğinin iki türü olduğunu ve bunun koşullarını belirtmiştik. Bugünkü yazımızda da memurların doğrudan maluliyet raporu alma yoluna gitmeksizin personel kanunlarına göre aldıkları sıhhi izin sürelerini doldurmaları yoluyla kurumlarınca malûlen emekliliğe sevk edilmeleri ile açıktaki memurların malulen emeklilikleri konusunu ele alacağız.


Sıhhi İzin Müddetinin Doldurulması Sebebiyle Adi Malûllük
Kati sağlık raporlarıyla adi malûl aylığı bağlanması hususu dışında bir malûllük durumu daha bulunuyor. O da belli bir süreç gerektiren, uzun süreli raporlar sonucu göreve devam edememe durumuna özgü malûllük oluyor.

5434 sayılı Kanunun 47 inci maddesinde düzenlenen bu hakka göre, görevlerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlardan, hastalıkları kanunlarında tayin edilen müddetlerden fazla devam edenlerin, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre “Adi Malûl” veya “Vazife malûlü” sayılmaları mümkün bulunuyor. 

Kanunlarında yazılı müddetlerden evvel geçen hastalıkların en çok bir yıl içinde nüksetmeleri halinde malûliyetin eski ve yeni hastalık müddetleri toplamına göre uygulanması gerekiyor.

Tedavisi imkânsız olduğu raporla belirlenen hastalıklara uğrayanların hastalıklarının mahiyet ve doğuş sebeplerine göre, sıhhi izin müddetlerinin bitmesi beklenmeksizin rapor tarihinden itibaren “Adi malûl” veya “Vazife malûlü” sayılmaları da mümkün bulunuyor.

Örneğin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 105. Maddesine göre;
Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine,

- Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar,

- Diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilebiliyor.

Memurların hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hastalık izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınıyor.

İzin süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği resmi sağlık kurullarının raporu ile tespit edilenlerin izinleri bir katına kadar uzatılır. Bu sürelerin sonunda da iyileşmeyen memurlar hakkında emeklilik hükümleri uygulanması gerekiyor. 

Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmi sağlık kurullarınca tespit edilenlerin tekrar görev almak istedikleri takdirde, eski derece ve niteliklerine uygun görevlere öncelikle atanmaları da mümkün bulunuyor.

Görevlerinden dolayı saldırıya uğrayan memurlar ile görevleri sırasında ve görevlerinden dolayı bir kazaya uğrayan veya bir meslek hastalığına tutulan memurların da iyileşinceye kadar izinli sayılmaları gerekiyor.

Açıktakilerin Malûlen Emekliliği
Emekli kesenekleri geri verilmemiş olanlardan 61 yaşını doldurmadan evvel adi malûl durumuna girenlere adi malûllük aylığı bağlanabiliyor. 

Buna göre;
  • İstifa etme; (Milletvekilliğine seçilmek üzere seçim kanununda yazılı müddet içinde istifa etmiş olup da milletvekili seçilmiş bulunanlar hariç)
  • İstifa etmiş sayılma;
  • Emeklilik hakkı tanınmayan kadrolara nakil suretiyle tayin edilme;
  • Belediye başkanlığından veya il daimi komisyonu üyeliğinden 25 yıl hizmet ve kadın ise 58 erkek ise 60 yaşını doldurmadan ayrılma, 
  • İdareten veya cezaen vazifelerine son verilme;
  • Bakanlık emrine alınanlardan, kurumlarca teklif edilen eski vazifelerine eşit veya bir aşağı derecedeki emeklilik hakkı tanınan vazifeleri kabul etmemek suretiyle ilgisi kesilerek aylıksız duruma geçme;
  • Kadro yüzünden açıkta kalanlardan aylıksız veya ücretsiz duruma girme;
  • Kadroları kurumlarınca geçici hale getirilme;
  • Muvazzaflık hizmetini kısa veya tam olarak yapmak üzere vazifeleri ile ilgileri kesilmek suretiyle silah altına alınan iştirakçilerle, seferberlik, talim veya manevra için er olarak silah altına alınan ve vazifeleri ile ilgileri kesilme,
Gibi nedenlerle memuriyetten ayrılıp da fiili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla olduğu için kesenek iadesi yapılmayarak hizmetleri saklı tutulanların, malûl duruma girmeleri halinde, alacakları sağlık kurulu raporlarının Sağlık Kurulunca incelenerek onaylanması şartıyla, kendilerine adi malûllük aylığı bağlanması mümkün bulunuyor.

Burada bahse konu haktan faydalanma bakımından önemli bir nokta bulunuyor. Ki o da ilgililerin emeklilikte geçerli 10 yıl hizmetlerinin bulunması ile birlikte malûllük için başvurdukları tarihte 5434 sayılı Kanun dışında başka bir sigortalılık hallerinin olup olmadığının tespitinin yapılması gereği oluyor.