SON YAZILAR

5 Haziran 2017 Pazartesi

FETÖ'cü şirketlerden alacağı olanlar şimdi ne yapacaklar?

Alo Sgk | 09:07 | | | | |


FETÖ'cü şirketlerden alacağı olanlar şimdi ne yapacaklar?

Yılmaz SEZER
Dünya Gazetesi
Menfur 15 Temmuz darbe girişimin ardından başlatılan terör operasyonları kapsamında, pek çok FETÖ'cü şirket de kapatılmış veya Hazine'ye devredilmiştir. Fetöcülükle hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ticari hayatın gereği olarak bu kapatılan veya Hazine'ye devredilen şirketler ile borç-alacak ilişkisi olan gerçek ve tüzel kişiler bulunmaktadır.


Gerçek ve tüzel kişilerin kapatılan veya Hazine'ye devredilen bu şirketlerden olan borç ve alacağı muhasebe uygulamalarında büyük bir sorun teşkil etmektedir. Bu şirketlere borcu olan kişiler borçlarını ifa etmek için zor da olsa bir çözüm bulsalar da, alacağı olan kişiler alacaklarını tahsil edememekte buna rağmen de bunu kayıtlarında gösterememenin sıkıntısını yaşamaktadırlar. Çünkü bu alacakların ne yapılacağı ve özellikle gider yazılıp yazılamayacağı mevcut sistem içinde net olarak düzenlenmemiştir.

Vergi Usul Kanunu'nda bu gibi durumlarda kullanılmak üzere iki farklı müessese düzenlemiştir. Bunlardan birincisi 'Değersiz Alacaklar' diğeri ise 'Şüpheli Alacak' tır.

Değersiz alacak kanun maddesinde 'kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacaklar' olarak tanımlanmıştır.

Bu kapsamda, değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline artık imkân kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir alacak olup, kanuni düzenlemeye göre alacağın tahsil imkânının kalmadığının, kazai (hukuki) bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hakim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmaktadır.

Şüpheli alacak ise aynı kanunda, 'ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; Dava veya icra safh asında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar' olarak tanımlanmıştır.

Bu hükümlere göre, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safh asında bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş olan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılmakta, bu şartlardan herhangi birinin mevcut olmaması durumunda ise şüpheli alacak kaydına imkân bulunmamaktadır.

Vergi Usul Kanunu'nda tanımlanan bu iki müessesede mevcut durumu açıklamak ve uygulamak için yeterli gelmemektedir. Özellikle de...