SON YAZILAR

13 Haziran 2017 Salı

Gıda Bankacılığı (Veren El Alan El)

Alo Sgk | 13:48 | | | | | |



Gıda Bankacılığı (Veren El Alan El)

Ali Rıza Akbulut
Yeminli Mali Müşavir
E. Baş Hesap Uzmanı

MuhasebeTR

Daha önceki yazılarımızda belirtmiştik mükelleflerin kendi personeline yaptığı gıda yardımları ayni ücret olarak dikkate alınıyor. 


Bu anlamda hem gelir vergisi hem de katma değer vergisi hesaplanması zorunlu. 


Sadece sosyal güvenlik primleri yönünden bir avantajı var.

Oysa gıda bankacılığı kapsamında yapılan bağış ve yardımlar tam anlamıyla vergiden istisna.


Dünyada geçmişi 1940 lı yıllara dayanan gıda bankacılığı bizim literatürümüze 2004 yılından itibaren (5035 sayılı Kanunla) girmiştir. 


Sosyal yardımlaşmanın özel sektör eli ile şekillenmesi sonucunda daha da çok gündeme oturmuştur. İlk halinde yalnızca gıda maddelerinin bağışı söz konusu iken 5281 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında 1/1/2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere temizlik, giyim ve yakacak maddeleri de kapsama alınmıştır.
Sistemin işleyişi basit. 

Gıda bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere yetkili mercilerden izin almış dernek veya vakıflara bedelsiz ve makbuz karşılığında yapılacak gıda, yakacak, giyim ve temizlik maddeleri teslimleri hem gelir hem de kurumlar vergisi mükelleflerince gider veya indirim konusu yapılabiliyor. Bildiğiniz üzere dernek ve vakıflara yapılan bağışlarda gider veya indirim imkanı yok.


Mükelleflerin sadece kamuya yararlı dernek veya vergiden muaf vakıflara yaptığı bağışlar için indirim hakkı var ki orda da yüzde 5'lik bir sınırlama var. Mükellefin indirim olarak dikkate alabileceği tutar kazancının sadece yüzde 5'iyle sınırlı. 


Ancak gıda bankacılığı kapsamında yapılacak bağışlarda böyle bir sınırlama yok. 


Yapılan tüm bağış bedeli kazançtan indirilebiliyor. Bu da büyük bir avantaj.

Yapılan bağışlar için gelir ve kurumlar vergisi avantajının yanı sıra katma değer vergisi yönünden de avantaj getirilmiş. 


KDV Kanunu'nun 17/2-b maddesi uyarıca bu kapsamdaki teslimler katma değer vergisinden istisna. 


Ancak alımında yüklenilen vergilerin indirim konusu yapılmaması yapılmış ise indirim hesaplarından çıkarılarak doğrudan gider yazılması gerekiyor.


Konu ile ilgili olarak yayınlanmış 251 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği bağışa konu mal bedeli Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde belirtilen fatura düzenleme sınırının altında kalsa dahi mutlaka bağışlanan mala ilişkin bilgileri eksiksiz olarak içerecek ve bağış yapılan dernek veya vakıf adına düzenlenecek fatura ile belgelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ayrıca faturada 'İhtiyaç sahiplerine yardım şartıyla bağışlandığından KDV hesaplanmamıştır' ibaresinin yer almasının zorunlu olup taşıma için sevk irsaliyesi düzenlenecektir.


Ticari işletmeye dahil malların bağışlanması durumunda bu malların maliyet bedeli gider kaydedilecek (fatura bir yandan gelir bir yandan da gider kaydedilerek), bağışlanan malların işletmeye dahil olmaması halinde ise söz konusu malın maliyet bedeli (KDV dahil) yıllık beyannamenin bağış ve yardımlara ilişkin bölümüne yazılarak gelir vergisi matrahının tespitinde indirim olarak dikkate alınacaktır.

Gıda bankacılığı vergisel anlamda oldukça avantajlar sunan bir uygulama. 


Ama bana göre vergisel amacının dışında bence sosyolojik açıdan da çok önemli bir uygulama. 


Yardım yapanların direkt yardım yapması yerine bu tür kanalları kullanması, yardım yapan ile ihtiyaç sahibini karşı karşıya getirmediğinden, hem birey hem de toplum psikolojisi açısından çok önemli bir düzenleme. 


Doğru işleyen bir sosyal düzende, yardımlar bu şekilde faaliyette bulunan güvenilir dernek veya vakıflara yapılır ve 'veren eller alan elleri asla görmez.' 



Kaynak ► http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/alirizaakbulut/0142/