SON YAZILAR

27 Temmuz 2017 Perşembe

KDV’de ana başlıklarla sorunlar ve önerilerimiz

Alo Sgk | 09:09 | | | | | | |


KDV’de ana başlıklarla sorunlar ve önerilerimiz

Akif AKARCA - Dr. Mehmet ŞAFAK
Dünya Gazetesi

Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından 2017 yılı Mart ayından bu yana çeşitli tarihlerde ve zeminlerde yapılan ve medyaya yansıyan açıklamalarda; 32 yıldır uygulanmakta olan Katma Değer Vergisi Kanunu'nda köklü değişiklikler yapılması gerektiği belirtilmiş ve kanunun yeniden hazırlanması çalışmaları başlatılmıştır. Yapılan açıklamalarda; mükellef üzerinde eziyete dönüşmeyecek, kayıtlı olmayı cezalandırmayacak, üretimi yatırımı engellemeyecek, işletmeler üzerinde ağır finansman yükleri oluşturmayacak, uygulaması kolay, bürokrasisi az olacak, uygulayıcılar bakımından da idare bakımından da ciddi bir denetleme ciddi bir uyum meselesi olmaktan çıkartılmış bir KDV Kanunu hazırlanması gerektiği dile getirilmiştir.


Bu hazırık çalışmaları çerçevesinde, Vergi Konseyi bünyesinde;
- KDV'de tevkifat uygulaması ve KDV'de sorumluluk,
- Banka ve sigorta şirketlerinin vergilendirilmesi,
- Gümrük uygulamalarında KDV - Maliye Bakanlığı ile uygulama birliği,
- İndirilemeyecek KDV - devreden KDV dünya uygulamaları ihracatta ve indirimli oranda KDV iadeleri,
- Tam istisna - kısmı istisna,
- Verginin konusu vergiyi doğuran olay - matrah - oran vergilerinin tarhı ve ödenmesi, başlıkları altında 6 adet alt çalışma komisyonları oluşturulmuştur.
Keza çeşitli kurum ve kurluşlarının görüşlerine de başvurulmuştur.
Anılan kanun çalışmalarıyla ilgili olarak, bugüne kadar ki uygulamada ortaya çıkan bazı temel sorunlara ve varsa önerilerimize, başlıklar itibariyle, bu yazımızda yer verilmeye çalışılmıştır:

- Hizmet ihracı

Hizmet ihracında istisna hükümlerinin uygulanması açısından “hizmetten yurtdışında yararlanma” durumunun net olarak ortaya konulması ve Hizmet ihracında hizmetten alıcının bulunduğu yerde yararlanılmakta olacağını (bu hizmetlerin yurt dışına hizmet ihracı kapsamında verilmiş olacağını) öngören bir düzenleme yapılması.

- Kur farklarının matraha dahil olup olmayacağı

Vergiyi doğuran olay vuku bulduktan ve vergilendirildikten sonraki tarihlerde ortaya çıkan kur farkının vergi matrahına dahil edilmesi uygulamasından vazgeçilmeli ve buna bağlı olarak uygulamada ortaya çıkan sorunlara son verilmelidir.

- KDV oranlarının GTİP numaralarına göre tayin edilmesi

Mallara ilişkin KDV oranlarının GTİP numaralarıyla tanımlanan eşyalar itibarıyla düzenlenmesi, gümrük vergisi uygulamalarında eşya sınıflamaları ve tarife yorum kuralları açısından yaşanan tanımlama zorlukları KDV'de de sorun yaratabilmektedir. Bunun ortadan kaldırılması , KDV oranlarının tespitinde GTİP numaralarına referans yapılmasından vazgeçilmesi veya bu mümkün olamayacaksa malların ve oranların GTİP numaralarının son hanesine kadar özelleştirilmesi yerine tabi olunan fasıllar veya en fazla ilk 4 hane numarası bazında belirlenmelidir.

- Gümrük mevzuatı uyarınca gümrük vergisi değerine eklenmesi gereken ve sonradan yapılabilen giderler ya da lisans royalty bedelleri gibi ödemeler

Bu konuda sorunlar yaşanabilmekte ve gayri maddi hak bedelleri için sorumlu sıfatıyla 2 Nolu KDV beyananmeleri ile bildirim yapılmasına rağmen, sonradan yapılan gümrük denetimlerinde bunların ithal eşyanın maliyet bedeline eklenmesi gerektiği yönünde işlemler yapılmakta ve kDV tarhiyatları yapılmaktadır. Bu konuda sorunu ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılmalıdır.

- İthalde alınması gereken KDV'nin gümrük mevzuatına tabi olması, KDV matrahında düzeltme gerektiğinde, yurt içi işlemlerden farklı muameleye tabi olmaktadır

Gümrük mevzuatında geriye yönelik düzeltme söz konusu olduğunda Vergi Usul Kanunu'nda yer alan pişmanlık, cezalarda indirimden yararlanma vb. gibi haklardan yararlanmak mümkün olmamakta ve cezalı işlem yapılmaktadır. Bunu önleyici ve yurt içinde yapılan işlemlerle ithalatta yapılan işlemler açısından aynı uygulamalardan yararlanma hakkı getirilmelidir.

- Türkiye’den serbest bölgelere verilen hizmetler

Serbest bölgelerde verilen hizmetler KDV'den istisna olmakla birlikte, hizmet ihracına ilişkin istisnadan yararlanılabilmesi için, hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiğinden, Türkiye’den serbest bölgelere verilen hizmetlerde, hizmetten yurt dışında yararlanılmadığı gerekçesiyle istisna uygulanmamaktadır. Bu durum, yurt içinden hizmet temin eden serbest bölge mükellefleri için ilave bir maliyet oluşturmakta ve yerli hizmet üreticilerinin rekabet avantajını zayıflatmaktadır. Anılan hizmetlerin de KDV’den istisna olması sağlanmalıdır.

- KDV indiriminde yılı sonuna kadar olan harcamaların KDV'lerinin indirim olarak kabulü, dönem kayması olanların indiirm olarak kabul edilmemesi

Dönem kayması nedeniyle izleyen hesap döneminde kayıtlara intikal eden harcamalar, mahiyeti itibarıyla KKEG olmadığı halde, bunlara ait KDV tutarları KKEG KDV gibi işleme tabi tutulmak istenmekte ve KDV indirimine müsaade edilmemektedir. KDV esas itibariyle indirim mekanizması üzerine kurulu bir sistem olup, nihai aşamada tüketimi vergileyen ve nihai tüketiciye yansıtılan bir vergidir. Dolayısıyla, üretici, toptancı ve perakendeci üzerinde yük olarak kalmamalıdır. Bu nedenle bu sorunu giderici düzenleme yapılmalıdır.

- Zayi olan mallara ait KDV’nin indirim olarak kabul edilmemesi

Yasal düzenlemede sadece “tabi afetler” sonucu zayi olan mallara ait KDV'lerin indiirm konusu yapılmasına izin verilmekte, ticaretin getirdiği diğer koşullar nedeniyle zayi olan malların KDV’leri indirim konusu yapılamamaktadır. Halbuki...