SON YAZILAR

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Türkiye’de nasıl bir vergi düzenlemesi yapmalı?

Alo Sgk | 08:31 | | | |


Türkiye’de nasıl bir vergi düzenlemesi yapmalı?

Prof. Dr. Metin TAŞ
Milliyet Gazetesi

Vergi devlet için en temel ve vazgeçilmez bir gelir kaynağı. Devletin kaynak ihtiyacı olduğunda genellikle başvurulan klasik yol, vergi oranlarının artırılması. Özellikle KDV ve ÖTV türü dolaylı vergilerde bu yola sıkça başvuruluyor. Ancak, daha önce de birkaç kez yazdığımız gibi, bu “ayarlamaların” da bir sınırı var. Sınır aşıldığında, oran artışı vergi gelirlerini artırmayıp ters etki yapabiliyor. Görünen o ki bu konu anlaşılmış durumda.

Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın hafta başında yaptığı açıklamalar son derece önemli. Ağbal otomotiv, içki ve sigara gibi ürünlerde vergilerin yüksek olduğunu açıkça ortaya koydu. Bakan’ın yaptığı açıklamalarından hareketle, vergi sisteminde bazı düzenlemeler yapılacağı anlaşılıyor. Anlaşıldığı kadarıyla, gelir üzerinden alınan vergilerde bazı harcamaların gider olarak düşülmesine olanak sağlanacak. Ayrıca, kurumlar vergisi oranının düşürülmesine yönelik çalışmalar yapılacağı anlaşılıyor.

Asıl sorun vergi tabanı
Naci Ağbal, uzun yıllarını maliye bürokrasisinde geçirmiş bir kişi. Bakan olarak görev yapması bu açıdan bir şans olarak değerlendirilmeli. Sayın Bakan’ın da çok iyi bildiği üzere, sorun vergi sisteminin kurgusunda. Vergi tabanını genişletmeden yapılacak düzenlemelerin kalıcı çözüm sunması beklenemez.
Özellikle kayıt dışı ekonominin son yıllarda ciddi bir ivme kazandığının tespitini yapmak durumundayız.
Kayıt dışı ekonomi, kara para, uyuşturucu gibi ceza hukukunun suç olarak tanımladığı faaliyetlerin yanında faaliyetin icrası suç oluşturmamasına rağmen, faaliyetlerin kamu otoritesinin bilgisi dışında bırakılmasını da ifade ediyor.

Kayıt dışı ekonomi
Faaliyetin kendisinin suç olarak tanımlandığı faaliyetlerde, bu faaliyetin yetkili mercilere bildirilmemesi olağan bir durum. Uyuşturucu ticaretiyle uğraşan bir kimsenin bu faaliyetini vergi dairesine ya da sosyal güvenlik kurumuna bildirmesi beklenemez.
Serbest olan faaliyetlerin kayıt dışı yapılması ise genellikle, vergi ve prim maliyetlerini sıfırlamak ya da azaltmak amacıyla başvurulan bir yol durumunda. Yani, kayıt dışı ekonominin temelinde parasal çıkarların artırılması olgusu yatıyor. Kayıt dışı ekonominin ekonomi ve toplum üzerinde birçok olumsuz etkisi var. Bunlar;
Vergi adaletsizliğine neden olarak gelir dağılımını bozması.
Toplumda, vergi ödeyenle ödemeyen arasında çatışmaya neden olması.
Vergi ödeyenlerin, ödemeyenleri dikkate alarak bunun doğal bir unsurmuş gibi algılamaya başlaması ve toplumda vergi bilincinin azalmaya başlaması,
Vergi verenle vermeyen ticaret erbabı arasında haksız rekabete neden olması.
Toplanmayan vergi hasılatı nedeniyle vergi gelirlerinde oluşan erozyon.
Toplanamayan vergi hasılatı nedeniyle artan kamu açıklarının daha çok borçlanmaya ve daha çok faiz ödemesine, buna bağlı olarak ekonomik istikrarsızlığa, enflasyona neden olması.
Kayıt dışı çalışanların, sosyal güvenceden ve sigortadan yoksun kalması, toplanmayan sigorta primleri nedeniyle, sosyal güvenlik açıklarının daha da artmasıdır.

Neler olmalı?
Kayıt dışı ekonomiyle mücadele için nelerin yapılabileceği konusunda açıklanan görüşlerin çok fazla ortak özelliği var. Ancak asıl mesele...