SON YAZILAR

28 Temmuz 2017 Cuma

Vergi yargılamasında: Duruşma ve tanık beyanı

Alo Sgk | 15:33 | | | |


Vergi yargılamasında: Duruşma ve tanık beyanı

Av Nazlı Gaye ALPASLAN
Hürses

Duruşma genel olarak; mahkeme veya hakim önünde görülen bir davada, davacı, davalı ve varsa görgü tanıklarının dinlenmesi olarak ifade olunmaktadır. Duruşmada tarafların mahkeme huzurunda iddia ve savunmalarını açıklamaları için kabul edilmiş bir usuldür. İYUK’nun 17 ve 18. madde hükümlerinde duruşmalara ilişkin ilkeler düzenlenmiş bulunmaktadır.


Vergi yargılamasında duruşma davetiyeleri taraflara duruşma gününden en az 30 gün önceden tebliğ edilmelidir. Vergi yargılamasında tarafların asgari birinin duruşmaya gelmesi halinde duruşma açılır. Aksi takdirde duruşma açılamaz; inceleme, evrak üzerinden yapılarak karar verilir.[1]

Duruşmalarda, gerçek kişi olan taraflar, bizzat veya bir avukat vasıtasıyla katılabilirler. Avukatın katılması zorunlu değildir. Gerçek kişinin avukat olmayan vekili, idari yargıda onu temsil edemeyeceğinden duruşmaya da katılamaz. Ancak, davayı takip ehliyetini haiz olmayan gerçek kişilerin kanuni temsilcileri, bizzat veya tayin edecekleri avukatlar vasıtasıyla duruşmada yer alabilirler. Limited şirketlerde müdürler duruşmada hazır bulunabilir. Anonim şirketlerde ise yönetim kurulu üyeleri şirketi temsil edip, duruşmada hazır bulunabilir.[2]

Diğer yandan, 213 sayılı VUK’a göre Danıştay ve vergi mahkemelerinde yapılacak duruşmalarda, iddia ve savunmanın gerekli kılması halinde, mahkemenin, davaya konu tarhiyatın dayanağı incelemeyi yapan inceleme elemanları ile mükellefin duruşmada hazır bulundurduğu mali müşavirini veya muhasebecisini dinlemesi mümkündür. İddia ve savunmanın inceleme elemanlarının veya mükellefin mali müşavir ya da muhasebecinin dinlenmesini gerekli kılıp kılmadığının takdiri yargı yerine aittir. Genellikle teknik ve mali konularda davacı   tarafın serbest muhasebeci mali müşavirinin dinlenilmesi talep edilmelidir. Zira, 213 sayılı VUK’nun mük. 378. maddesine göre olayın durumuna göre muhasebe ve teknik mali bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafın mali müşavirinin dinlenilmesinde yarar görülmektedir. Duruşma sırasında mahkeme başkanı davacı mükellefin mali müşaviri, yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebecisini dinlemek durumundadır.[3]

İYUK’nun 17. maddesine göre, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve 2008 yılında 6.820 TL’yi aşan tam yargı davaları ile tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları toplamı yine aynı tutarı aşan vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılır.[4]

Buna göre;

1- İptal davalarında,

2- Konusu 2008 yılında 6.820 TL’yi aşan tam yargı davalarında,

3- Tarh edilen verg, resim ve harçlarla benzeri mali yükümler ve bunların 2008 yılındaki zam ve cezaları toplamı 6.820 TL’yi aşan vergi davalarında taraflardan birinin ya da   her ikisinin isteği üzerine davanın duruşma yapılarak karara bağlanması zorunludur. Bu durumda mahkemenin duruşma yapılması konusunda bir takdir yetkisinden söz edilemez. Tarafların bu şartları taşıyan duruşma isteği varsa davanın duruşma yapılarak görülmesi gerekir.[5]

Tarafların usulüne uygun duruşma isteklerine rağmen, mahkemenin bu isteği dikkate
almaksızın davayı duruşma yapmadan karara bağlaması, itiraz ve temyiz incelemeleri yönünden bir bozma sebebi oluşturur.

Buna karşılık temyiz ve itiraz incelemelerinde ise...