SON YAZILAR

20 Temmuz 2017 Perşembe

Yurtdışı borçlanmasında püf noktalar-2

Alo Sgk | 15:47 | | | | | | |


Yurtdışı borçlanmasında püf noktalar-2

Resul KURT
Star Gazetesi

Geçtiğimiz haftada yayınladığımız “Yurtdışı Borçlanmasında Püf Noktalar-1” yazımız va-tandaşlarımız tarafından ilgi ile takip edildi. Gerçekten de yurtdışında çalışmış ve Türki-ye’ye dönerek belli bir refah seviyesinde yaşamını devam ettirmek isteyen bu vatandaş-larımızın bilgilenmesi bizim de önceliğimiz. Bu yazımızda da yurtdışı borçlanmasının önemli noktalarını açıklamaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz hafta yurtdışı borçlanmasın-dan yararlanabilmek için çeşitli şartların yer aldığını belirterek, Türk vatandaşlığı tanımını açmıştık. Genel olarak, 


a)  Türk vatandaşı olmak, 2014 yılında doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybetmiş olanlara yurt dışında Türk vatandaşı ola-rak geçen süreleri borçlanma hakkı verilmiştir.
b)   Belirli nitelikte yurtdışı çalışma süreleri bulunmak,
c)   Yurtdışı hizmetleri belgelendirmek,
d)   Yazılı istekte bulunmak,
Şartları aranmaktadır. 

Kimler borçlanma yapabilir?
Belirli nitelikte yurtdışı süreleri bulunmak gerekmektedir. Her şeyden önce yurtdışı borçlanması yapabilmek için, mutlaka yurtdışında ikamet edilen bir sürenin bulunması ve bu sürenin de mevzuatta borçlanma kapsamında tanımlanan bir hali kapsaması gerekiyor.
Yurtdışında geçen sigortalılık süreleri, bu süreler arasında veya sonunda her birin-de bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile ev kadını olarak geçen sürelerin değerlendirileceği öngörülmüştür.
Bu önemli kavramları biraz daha detaylandırmak uygun olacaktır.

Sigortalılık süreleri
Sigortalılık süresi, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış ya da çalışılmış süre olarak kabul edilen süreleri ifade etmektedir. 
Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, hizmet cetvellerinde eşdeğer süre ola-rak gösterilen, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir.
İlgili ülke mevzuatına göre çalışılmış veya eşdeğer süre olarak kabul edilen ikamet sürelerinin çalışılmış süre olarak değerlendirilmesine imkân bulunmadığından, borçla-nılması mümkün değildir.
Bu durumda, borçlanmaya esas hizmet cetvellerinde bildirilen çalışma süreleri (mecburi prim ödeme süreleri, kendi nam ve hesabına çalışmalardan...