SON YAZILAR

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Bilançolarda yer alan geçmiş yıl zararları ne yapılabilir?

Alo Sgk | 09:46 | | | | | | |


Bilançolarda yer alan geçmiş yıl zararları ne yapılabilir?

Yılmaz SEZER
Dünya Gazetesi
Şirketlerin bilançolarında oluşan geçmiş yıl zararları Kurumlar Vergisi Kanunu'nun hükümlerine uygun olarak indirim konusu yapılabilir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun " Zarar mahsubu" başlıklı 9. maddesinde; kurumların elde ettikleri zararın nasıl indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre, kurumlar vergisi beyannamesinde her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar indirim konusu yapılabilir.

Söz konusu şartları yerine getiren şirketler zararlarını indirim konusu yapabilirler ancak mevcut zararlar bilanço da gözükmeye devam eder. Bu şartları sağlayamayan zararların ne yapılacağı konusunda Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme bulunmaktadır. Yani geçmiş yıl zararlarının indirimi beş yıllık bir süre ile sınırlı olması nedeniyle altıncı yıla sarkan ve indirim imkanı kalmayan geçmiş yıl zararlarının nasıl işlem yapılacağı yasal olarak belirtilmemiştir. Söz konusu zararlarda indirim konusu zararlar gibi bilançoda gösterilmeye devam eder. Geçmiş yıl zararlarının bilançoda gösterilmesinde yasal olarak hiçbir sakınca bulunmamaktadır. Ancak uygulamacılar ve şirket sahipleri geçmiş yıl zararların bilançoda uzun yıllar taşınmasından kaynaklı psikolojik bir rahatsızlık hissetmektedirler. Bu rahatsızlığı ortadan kaldırmak için nasıl bir işlem yapmak ve geçmiş yıl zararlarının bilançoda nasıl gösterilmesi gerektiği konusu uygulamada tartışma yaratmaktadır.
Söz konusu geçmiş yıl zararları, bize göre; geçmiş yıl karlarına ve/ veya yasal yedeklere mahsup edilip bilanço sadeleştirebilir.
Zararın mahsup edilmesine ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde herhangi bir düzenleme yapılmazken, karın ve yasal yedeklerin kullanım şekline ilişkin düzenlemeler mevcut bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 409-1 maddesi uyarınca anonim şirketlerde kârın kullanım şekli ile dağıtılacak kâr ve kazanç paylarının oranlarını belirleme yetkisinin genel kurula bırakıldığı, 519-523 üncü maddelerinde yedek akçelerle ilgili hükümlere yer verilmiş olup, 509-2 maddesinde ise, kâr payı ancak net dönem kârından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabileceği belirtilmiştir.
Yani TTK hükümlerine göre böyle bir işlem yapmaya genel kurul yetkilidir. Genel kurul kârın nasıl ve hangi oranlarda dağıtılmasını belirlemeye yetkili olduğundan ve aksine bir hüküm bulunmamasından dolayı, genel kurulun kararı üzerine geçmiş yıl zararları geçmiş yıl karlarından veya yasal yedeklerden mahsup edilebilir.
Peki bu mahsup edilen geçmiş yıl karlarının kâr dağıtımı statüsünde mi değerlendirilmesi gerekir?
Gelir Vergisi Kanunu hükümlerinde vergiyi doğuran olay gelirin elde edilmesiyle...