SON YAZILAR

3 Ağustos 2017 Perşembe

Haksız vergi ve mülkiyet hakkı

Alo Sgk | 09:56 | | | |

Haksız vergi ve mülkiyet hakkı
Bumin DOĞRUSÖZ
Dünya Gazetesi
Bir çok temel hak ve özgürlük devletin vergilendirme yetkisinin sınırlarını çizer. Bu sınır çizen hakların başında ise mülkiyet hakkı gelmektedir. Mülkiyet hakkı temelde İnsan Hakları Sözleşmesine ek 1 no’lu protokol ile ve Anayasamızın 35. maddesi ile güvenceye alınan bir temel hakdır.

Haksız ve yersiz vergilendirmenin, belirli bir meblağdan yararlanma hakkı engellenen kişinin ekonomik durumunda önemli ve kesin zarar meydana getirdiği açıktır. Bu durum sürdürülmesi gereken genel yarar ile kişi yararı arasındaki dengeyi bozar ve kendisine bu mahrumiyet sebebiyle aşırı yük yüklenen bu kişinin mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden haksız alınan verginin iadesinde de faiz ödenmesi gerekir.
Verginin geri ödenmesinde faiz de ödenmesi gereğine de işaret eden bir düzenleme Vergi Usul Kanunu'nun 112. Maddesi'nde yer almışsa da, bu düzenleme son derece eksik ve haksızlıklar içeren bir şekildedir. Madde adeta haksızlığa uğrayanın zararını gidermekten ziyade, hazine menfaatlerini koruma ve kollama amacıyla yazılmış gibidir. Zaten ne yazık ki; bu konudaki düzenlemeler mevzuatımıza hukuku gerçekleştirmekten ziyade gerek İHAM gerek Danıştay Kararları zorlamalarıyla girmektedir.
Ben köşemin sınırları itibariyle fazla ayrıntıya girmeden bu konudaki Danıştay 4. Dairesinin E. 2012/5692 K. 2016/1792 sayı ve 25.4.2016 günlü Kararını aktarmak istiyorum. Karar, kendisinden fazla kesilen verginin iadesi istemi ile açılan davada yerel mahkemenin verginin iadesi faiz talebinin reddi” şeklindeki kararı üzerine verilmiş bir bozma kararıdır.
“Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu; Yargı Yolu başlıklı 125'inci maddesinde, İdarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna başvurulabileceği ve idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğu hükme bağlanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduğu yukarıda belirtilen anayasal kurallarla düzenlenmiştir. Hukuk devleti; insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her türlü eylem ve işlemi yargı denetimine açık olan, hukuka aykırı durum ve tutumlardan sakınan, hukuku devletin tüm organlarına hakim kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan devlettir.
Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına...