SON YAZILAR

4 Ağustos 2017 Cuma

Kurumlar vergisi indirimi teşvikinde ne yapılabilir?

Alo Sgk | 09:05 | | | | |


Kurumlar vergisi indirimi teşvikinde ne yapılabilir?

Recep BIYIK
Dünya Gazetesi

2 Ağustos tarihinde bu köşede “Teşvikler neden memnun etmiyor?” başlıklı makalemi okudunuz. Konuyu devam ettirmek ve teşvikler nasıl memnun edici hale getirilebilir sorusuna cevap aramak istiyorum. İlk olarak, belki de en önemli teşvik olan yeni yatırımlarda kurumlar vergisi indirimiyle başlayayım.


Teşvik karmaşık ve yönetilemez yapısından çıkartılmalıdır

Kimse yatırım teşviklerinin yeteri kadar cömert olmadığını iddia etmiyor. Vergi indirim oranlarının ve yatırıma katkı oranlarının artırılması talebini de çok duymuyorum. Ancak bütün taraflar teşvik yapısının çok karmaşık olduğu, hayatın gerçeklerine uymadığı, kuralların net olmadığı ve sonuçta bu yapısı içinde yönetilemez olduğu konusunda hemfikir. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Karmaşık yapı esas olarak iki nedenden kaynaklanıyor. Birincisi yeni yatırımdan elde edilen kazancın tespitini gerektirmesi, ikincisi gereğinden fazla farklı yapıyı, oranları, süreleri içeriyor olması.
Elbette eski yatırım indirimi uygulamasında olduğu gibi, seçici olmaksızın, hemen hemen bütün yatırımlara ek amortisman benzeri bir teşvik verilsin demiyorum. Ancak bu yapı da sürdürülebilir değil. Uygulamanın basitleştirilmesi ihtiyacı açık.

Teşvik en makbul olduğu zaman verilmelidir

Yatırımcı için en iyi teşvik yatırım harcaması yaptığı tarihte verilen teşviktir. Buna şüphe yok.
Dolayısıyla, vergi tasarrufu sağlamayı amaçlayan kurumlar vergisi indiriminin, yatırım döneminde verilmesi en etkili teşvik unsuru olacaktır.
Yeni kurulan ve yatırım yapan bir şirkete, yatırımını tamamlayıp kâra geçtikten, ilk yılların zararlarını da mahsup ettikten ve kurumlar vergisi ödeyecek aşamaya geldikten sonra sağlanacak vergi tasarrufu, belki yeni yatırımlar için kaynak yaratabilir, ancak yatırımı teşvik etmez. Böyle bir şirkete verilebilecek en iyi teşvik, yatırım yapılan dönemde, başta gelir vergisi stopajı ve damga vergisi olmak üzere ödenmesi gereken vergileri almamaktır.

Yatırımdan elde edilen kazancın tespiti uygulamasına son verilmelidir

Yukarıdaki öneri gerçekleşmez ve yatırıma katkı tutarı bütün vergiler veya belirlenmiş vergiler için tanımlanmaz ve sadece kurumlar vergisiyle sınırlı olarak uygulanacaksa, yeni yatırımdan elde edilen kazanç - diğer gelirler ayırımına son verilmeli ve bütün kurum kazancına indirimli oran uygulanmalıdır.
Defalarca yapılan değişiklikler sonucunda, bir kısım yatırımlar için diğer gelirlere de indirimli oran uygulanabilmesi nedeniyle, sorun önemini bir parça kaybetmiş olabilir. Ancak yatırım döneminde yeteri kadar kazanç elde etmediği için, yatırıma katkı tutarının tamamına ulaşamayan bütün işletmeler için en önemli sorun hala bu.
Bu uygulamaya son verilmediği sürece;

Karmaşık yapı devam edecek

Karmaşık yapı devam ettiği için gereksiz riskler doğacak,
Teşvike ulaşım süresi kısaltılamayacaktır.
Bu arada, indirimli kurumlar vergisi oranının yatırım döneminde diğer gelirlere uygulanabilmesi olanağı, yatırım süresinin uzatılmasını teşvik etmektedir. 
Hâlbuki amaçlanan bunun tam tersidir.

Teşvikin önemini azaltan uygulamalar düzeltilmelidir

Düzenleme değişmeyecek ve ilke olarak indirimli oran sadece yeni yatırımdan elde edilecek kazanca uygulanacaksa, teşvikin etkinliğini azaltan, teşvike ulaşımı zorlaştıran ve...