SON YAZILAR

11 Ağustos 2017 Cuma

Şirketler topluluğu ve hakimiyet sözleşmeleri

Alo Sgk | 09:06 | | |


Şirketler topluluğu ve hakimiyet sözleşmeleri

Umut KOLCUOĞLU
Dünya Gazetesi

2012 yılında yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile hukukumuza giren şirketler topluluğu düzenlemeleri, bir şirket ile kontrol ettiği şirketler arasındaki ilişkileri özel bir rejime tabi tutuyor. Kanun, ana şirketi hakim şirket olarak, kontrol ettiği şirketleri ise bağlı şirket olarak adlandırılıyor ve bu hakimiyet ilişkisine özel raporlama, bildirim, tescil ve ilan yükümlülükleri gibi çeşitli sonuçlar bağlıyor. Ayrıca, hâkim şirket için bağlı şirketin kaybını denkleştirme yükümlülüğü gibi özel bir sorumluluk rejimi öngörüyor.

Peki, hangi hallerde bir hakim şirket-bağlı şirket ilişkisi, kanunun ifadesiyle “hakimiyet ilişkisi” oluşuyor? Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir şirket bir diğer şirketin oy haklarının çoğunluğuna sahipse veya yönetim organında karar alabilecek sayıda üyeyi seçebiliyorsa bu şirket hâkim şirket, diğeri ise bağlı şirket oluyor. Kanun uyarınca hakimiyet ilişkisi oluşturan diğer hal ise şirketin bir diğer şirketi, bir sözleşme gereğince hakimiyet altında tutması. Bu durumda da taraflar arasında bir iştirak ilişkisi olmaksızın yalnızca sözleşmesel bir ilişki bulunsa dahi şartları varsa hakim şirket-bağlı şirket ilişkisi oluşuyor ve bu şirketlere şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulanıyor. Bu sözleşmeler, “hakimiyet sözleşmesi” olarak ifade ediliyor. Hakimiyet ilişkisinin kurulması, yalnızca bunlarla sınırlı değil: Kanun, ilave olarak, bir ticaret şirketinin diğer bir ticaret şirketini “başka bir yolla” hakimiyet altında tutmasını da hakimiyet ilişkisi doğurabilecek hususlar arasında sayarak, konuyu oldukça geniş şekilde ele alıyor. Ticaret Sicili Yönetmeliği hakimiyet sözleşmesini, aralarında doğrudan veya dolaylı bir iştirak ilişkisi bulunmayan bir şirketin bir diğer şirketin yönetim organına hiçbir şarta bağlı olmadan talimat verme yetkisini içeren sözleşme olarak tanımlıyor. Bu kapsamda tarafların imzaladığı sözleşme bir şirkete, diğer şirketin yönetim organının alacağı temel kararlarını belirleme veya bunlara müdahale hakkı tanıyorsa artık bu sözleşme hakimiyet sözleşmesi olarak kabul ediliyor. Hakimiyet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi ve bağlı şirketin genel kurulunun sözleşmeyi onaylaması şart. Ancak, bu şartlara uyulmadığı takdirde hakimiyet sözleşmesi geçersiz olsa dahi hâkim ve bağlı şirket yine de şirketler topluluğuna ilişkin yükümlülüklere tabi oluyor. Genelde bankalarla imzalanan kredi sözleşmelerinde kredinin geri ödenmesini temin etmek amacıyla kredi alanın geri ödemeyi tehlikeye düşürebilecek işlemleri genelde bankanın onayına tabi tutulur. Dolayısıyla, bu tür işlemler bankaya kredi alan şirketin yönetim organının kararlarına müdahale etme yetkisi verir.
Şirket pay sahipleri arasında imzalanan pay sahipleri sözleşmeleri de şirketin yönetim kontrolünün ne şekilde ve hangi pay sahibi tarafından kullanılacağına ilişkin detaylı düzenlemeler içerir. Ancak Ticaret Sicili Yönetmeliği açıkça...