SON YAZILAR

10 Ağustos 2017 Perşembe

Şirketlerin tasfiyesi ve bilançoda yer alan fonlarının vergileme durumu

Alo Sgk | 08:50 | | | | | | |


Şirketlerin tasfiyesi ve bilançoda yer alan fonlarının vergileme durumu

Akif AKARCA - Dr. Mehmet ŞAFAK
Dünya Gazetesi

Anonim ve limited şirketlerin varlığı kuruluş kanunlarında ya da ana sözleşmelerinde belirtilen sürenin dolması ya da ekonomik nedenlerle sona erer. Sona ermenin fiilen gerçekleşmesi ise ancak tasfiye veya iflas işlemlerinin tamamlanmasıyla olur.


Tasfiye işlemleri şirket yetkili kurullarının karar alması ve bu kararın ticaret sicilinde tescili ile başlar. Tasfiyeye giren kurumların vergilenmesinde ise bazı uygulama değişiklikleri olur. Bu yazımızda kurumların tasfiyesi ve tasfiyeye girmesi halinde daha önce oluşturulan ve bilançoda yer alan fonların tasfiye sonunda vergileme durumunu ele almaya gayret edeceğiz.

Tasfiye

Tasfiye işlemi şirketin mevcutlarının, alacaklarının ve borçlarının tespiti ile alacaklarının tahsili, mevcutlarının satılıp paraya çevrilmesi ve borçlarının(vergiler dahil) ve ortak tasfiye paylarının ödenmesidir. Bu işlemlerin tamamlanması ile şirketin varlığı sona erer.

Kurumlar Vergisi Kanunu ve tasfiye işlemleri

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17.nci maddesinde tasfiyeye ilişkin vergisel düzenlemelere yer verilmiştir.
Tasfiyeye giren kurumların vergilendirme dönemleri hesap dönemi yerine tasfiye dönemi ya da dönemleri olacaktır. Tasfiye kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul ya da ortaklar kurulu kararının tescil edildiği tarihten başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Bir yılda fazla süren tasfiyelerde tasfiyeye başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiği takvim yılı başında tasfiye sona erme tarihine kadar olan dönem bağımsız bir tasfiye dönemi sayılır.
Kurum kazancı/zararı tasfiye dönemleri itibariyle hesaplanır ve tasfiyenin sona erdiği dönem hariç olmak üzere takvim yılının kapanışını izleyen yılın 4.üncü ayında beyanname verilir. Son tasfiye dönemi beyannamesi ise kapanış tarihini izleyen 30 gün içinde verilir. Tasfiye dönemleri için geçici vergi beyannamesi verilmez. Tasfiyenin zararla kapanması halinde tasfiye sonucu, önceki tasfiye dönemlerine doğru düzeltilir ve önceki dönemlerde fazla ödenen vergiler mükellefe iade edilir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı da farklılık gösterir. Tasfiye halinde tarh zaman aşımı tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan başlar.

Tasfiye memurlarının sorumluluğu ve ortaklara rücu

Tasfiye işlemleri tasfiye memurları eliyle yürütülür. Tasfiye memurları, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için karşılık ayrılmadan, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun 207.maddesi 4.sıra alacaklılara ödeme ve ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi halde, bu vergilerin asıl ve zamları ile vergi cezalarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Yukarıda belirtilen vergiler ile tasfiye işlemlerinin incelenmesi sonucu tarh edilecek vergilerin asılları ve zamları tasfiye kalanı üzerinden kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan aranacağı gibi tasfiye sırasında dağıtım ,devir iade veya satış gibi yollarla kendisine bir iktisadi kıymet aktarılan ortaklardan da aranabilecektir. Ortaklardan tahsil edilmiş olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına baş vurulmaz.
Tasfiye memurları, KVKanunu’nun 17.nci maddesi gereği ödedikleri vergilerin asılları ve zamlarından dolayı,tasfiye sırasında kendisine bir iktisadi kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklara rücu edebilirler. Ayrıca, ortakların aldığı değerlerin ödenen vergileri karşılamaya yetmemesi durumunda İİK 207.nci maddesinin 4.ncü sırasında yazılı alacakları kısmen veya tamamen tahsil eden alacaklılara da, tahsil ettikleri alacak oranında rücu edebilirler.

Tasfiye işlemlerinin incelenmesi

Tasfiye memurları tasfiyenin sona ermesinden itibaren...