SON YAZILAR

11 Ağustos 2017 Cuma

Sosyal güvenlik bir dengedir!

Alo Sgk | 08:51 | | | |


Sosyal güvenlik bir dengedir!

Resul KURT
Dünya Gazetesi

İnsanlık tarihi boyunca, insanlar her türlü tehlikeye karşı birlikte mücadele edebilmiştir. Özellikle nesiller arası dayanışma ve çalışanların hastalık, iş kazası, analık, meslek hastalığı, malullük, yaşlılık, ölüm ve işsizlik gibi dönemlerde hem sağlığa ulaşmasını temin etmek hem de uğrayacağı gelir kayıplarını telafi etmek için sosyal güvenlik büyük bir önem taşıyor. Zaten günümüzde de vatandaşlarımızın sosyal güvenliğe olan yaklaşım ve inancı da bizlere sosyal güvenliğin ne kadar önemli olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.

Sosyal güvenliğin sağlanmasında esas olarak sosyal sigortalar ve sosyal yardımlar kullanılmaktadır. Sosyal sigortalarda, prime dayalı bir sistem varken, sosyal yardımlar ve sosyal hizmetlerde vergi ve diğer kamusal kaynaklar finanse edilmektedir.
Ülkemizde ilk olarak 3008 Sayılı İş Kanunu’nda işçiler için kurulması öngörülen sosyal sigorta kurumu 9.7.1945 tarih ve 4792 sayılı Kanun ile “İşçi Sigortaları Kurumu” adı ile kurulmuş, Kurumun adı 1964 yılında “Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) olarak değiştirilmiştir.
1.1.1950 tarihinden itibaren bütün memurlar “Emekli Sandığı” kapsamında sosyal güvenlik garantisine kavuşturulmuşlardır. 02.9.1971 tarih ve “1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu” ile kendi adına bağımsız çalışanlar için bir sosyal sigorta kurumu oluşturulmuş ve bu yeni kurum kısaca “BAĞ-KUR” olarak adlandırılmıştır.
5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı’nın kurumsal yapıları tek bir çatı altında birleştirilmiştir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile farklı sigortalar birleştirilerek ve bütün çalışanların sosyal sigorta hak ve yükümlülükleri tek bir kanun içinde düzenlenmiştir.
Çalışanlar, sosyal sigorta sistemi içinde ILO tarafından belirlenen 9 sosyal güvenlik riskinden aile ödenekleri sigorta kolu hariç bütün sigorta kolları bakımından sosyal koruma kapsamına alınmıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumunun bu tarihçesi dikkate alındığında, tabela farklı olsa da, büyük bir birikimin eseri olduğunu, geçmişteki tüm nimetleri taşıdığı gibi, külfetleri de taşıdığı açıktır. Her sene, Kuruma aktarılan bütçe ve açıklar konuşulsa da, Sosyal Güvenlik Kurumunun “batmakta olan bir gemi” değil, “tadilatta olan bir gemi” olduğunu söyleyebiliriz. Bu tadilatta da Sosyal Güvenlik Kurumunun yeniden yapılanması ve dönüşümünde büyük emeği olan SGK Başkanı Sn. Mehmet Selim Bağlı başta olmak üzere, tüm SGK personelinin emek ve katkıları bulunmaktadır. Özellikle yeni Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu’ nun Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri mezunu olup çalışma hayatı konularında son derece yetkin olması, uzun yıllardır birçok çalışma hayatıyla ilişkili sendika ve STK’ larda görev alması, sosyal güvenliğin yeni dönemde daha farklı bir açıdan ele alınacağını göstermektedir.
31.07.2017 tarihinde yapılan revize bütçe çalışmasına göre 2017 yılı bütçesinden sapma nedenlerine aşağıda yer verilmiştir.

Rakamlar konuşuyor!

Gelirlerde meydana gelen değişiklikler:
• Bütçede yüzde 3,5-yüzde 3,5 olarak öngörülen asgari ücret artışının tek seferde yüzde 7,92 olarak gerçekleşmesi prim gelirlerini yaklaşık 3,5 Milyar TL artırmıştır.
• Bütçede yüzde 3-yüzde 4,59 olarak öngörülen memur maaş artışının Temmuz ayı için enfl asyon farkıyla birlikte yüzde 6,92 olarak gerçekleşmesi prim gelirlerini yaklaşık 500 Milyon TL artırmıştır.
• Sigortalı sayısı artışının bütçeye göre daha düşük gerçekleşmesi nedeni ile prim gelirleri yaklaşık 4,1 Milyar TL daha düşük gerçekleşmiştir (4/a sigortalı artışı yüzde 4 öngörülmüşken yılın ilk aylarında bir önceki yılın aynı ayına göre negatif gerçekleşmiştir).
• Köy korucularının 4/a kapsamında sigortalı sayılmalarına ilişkin düzenleme nedeniyle (690 sayılı KHK) 400 Milyon TL; Er ve Erbaşların Milli Savunma Bakanlığı’ndan SGK’ya devredilmesi...