SON YAZILAR

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Vergi güvenlik önlemi mi, ek vergileme mi? (2)

Alo Sgk | 09:48 | | | |


Vergi güvenlik önlemi mi, ek vergileme mi? (2)

Recep BIYIK
Dünya Gazetesi

23 Ağustos tarihinde bu köşede yer alan makalede, vergi güvenlik önlemi olarak düzenlenen, ancak gerek düzenleme nedeniyle gerekse de uygulaması nedeniyle bu niteliğinden çok ek vergileme veya minimum vergileme niteliğine dönüşen bazı uygulamalara yer vermiştim. Bugün aynı konuya iki değişik örnek üzerinden devam etmek istiyorum.

Örtülü sermaye ve örtülü kazanç aktarımında KDV indirimi

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer alan düzenlemeler gereği, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan veya ödenen faizler kurum kazancından indirilemiyor. Benzer şekilde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar da kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınamıyor.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun, kanunen kabul edilmeyen giderler nedeniyle yüklenilen verginin indirimini yasaklaması, kurumlar vergisi açısından bir vergi güvenlik önlemi olan uygulamayı, katma değer vergisi açısından bir cezalandırma haline dönüştürüyor. Hukuken tartışmalı olan bu durum, yakın geçmişte yapılan bir yasa değişikliğiyle, yurt dışı işlemlerde transfer fiyatlandırması nedeniyle olan sorunu giderse de, sorunun esası devam ediyor.
Konuyu örtülü sermaye üzerinden ödenen faizler için şu şekilde örneklemek mümkün. Kurumların ilişkili kişilerden aldığı borç belli bir tutarı geçerse, geçen kısım kurumlar vergisi uygulaması bakımından borç olarak değil sermaye olarak kabul ediliyor. Kanun bir bakıma örtüyü kaldır bak diyor, görünüşü borç olabilir ama gerçekte sermayedir. Gerçek sermaye ise, ödenen faiz de kâr payı sayılıyor ve ödenen kâr payları gider niteliğinde olmadığı için ödenen faiz tutarı gider olarak kurum kazancından indirilemiyor. Faizin kâr payı sayılması kurumlar vergisi uygulamasında yapıldığı için katma değer vergisi uygulamasını etkilemiyor. Yani faiz tutarı üzerinden katma değer vergisi hesaplanıyor. Borç veren tahsil ettiği vergiyi vergi dairesine ödüyor ama borç alan ödediği faiz tutarına ek olarak ödediği katma değer vergisini, faiz turarı gider kaydedilemediği için indirim konusu yapamıyor. Borcun işletmede kullanıldığı açık, işlem katma değer vergisi uygulamasında finansman hizmeti olarak kabul edilip faiz tutarı üzerinden vergi hesaplanıyor, ancak katma değer yaratan bir işlem nedeniyle yüklenilen katma değer vergisi işletmede yük olarak kalıyor. Sonuçta, bir vergi için düzenlenen vergi güvenlik önlemi, bir başka vergide kabul edilemez bir cezalandırma olarak karşımıza çıkıyor. Konunun hukuksal boyutu tartışmaya açık, bu kadar net değil. Ancak uygulama bu şekilde yapılmak isteniyor. Durum transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı uygulamasında da aynı şekilde.

Örtülü sermaye ve örtülü kazanç aktarımında iştirak kazançları istisnasının uygulanamaması

Örtülü sermaye ve örtülü kazanç aktarımı uygulamasında, bir tarafın gideri kanunen kabul edilmeyen gider kabul edilirken, diğer tarafın geliri de, işlem kâr dağıtımı sayıldığı için kâr payı niteliğinde kabul ediliyor.
Örtülü sermaye üzerinden tekrarlayacak olursak, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan veya ödenen faiz ve benzerleri, hesap döneminin son günü itibariyle dağıtılmış kâr payı sayılıyor, daha önce yapılan vergilendirme işlemlerinin buna göre düzeltilmesi gerekiyor.
Düzeltme, faizi ödeyenin ödediği faizi kanunen kabul edilmeyen gider yazması...