SON YAZILAR

10 Ağustos 2017 Perşembe

Vergi hukukunda izaha davet

Alo Sgk | 15:40 | | | | |


Vergi hukukunda izaha davet

Dr. Veysi SEVİĞ
İTO Haber

Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi gereği olarak “Vergi incelemesine başlanılmadan veya Takdir Komisyonu’na sevk edilmeden önce verginin ziyaa (kayba) uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış” ise bu takdirde söz konusu mükellefler konu ile olarak izaha davet edilebilecek. Bu bağlamda izaha (açıklamaya) davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle ilgili olarak Vergi Usul Kanunu’nun 371’inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlandırılmıyor.


Vergi Usul Kanunu’nun 370’inci maddesi uyarınca konuya ilişkin ön tespitlerin niteliğini, izaha davet şeklini ve kapsamını, daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, davet yapılacakları, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye “Maliye Bakanlığı” yetkili kılındı.

Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Vergi Usul Kanunu 482 sayılı Genel Tebliğ ile “İzaha Davet” uygulaması ile ilgili açıklamalar yapıldı. (25.07.2017 gün ve 30134 sayılı Resmi Gazete)

Tebliğ çerçevesinde Maliye Bakanlığı’nca “İzaha Davet” kapsamına alınan konular ana başlıklar olarak aşağıda yer alıyor:
  • Ba-Bs Bildirim Formları’ndaki bilgilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde yapılan çapraz kontroller neticesinde, vergiyi ziyaa uğratmış olabileceğine dair haklarında ön tespit bulunanlar,

  • Kredi kartı satış bilgileri ile KDV beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak izaha davet söz konusu olabilecek.

  • Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda elde edilen bulgular, 

  • Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkan veya elde edilen bilgiler,

  • Yıllık Gelir ve Kurumlar Vergisi Beyannameleri üzerinde yapılan indirimler ile kanuni oranları aşan oranların uygulanmasına yönelik işlemler,

  • Dağıtılan kâr payları üzerinden tevkifat yapmayanların bu uygulamaları,

  • Geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile ilgili olarak mevzuata uygun işlem yapılmaması, 

  • İştirak kazançlarını ilgili hesapla göstermeyen mükellefler,

  • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin (e) bendinde yer alan taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerin istisna uygulaması açısından mevzuata uygun davranmamaları...