SON YAZILAR

15 Eylül 2017 Cuma

Denkleştirme tazminatı uygulamasına kısa bir bakış

Alo Sgk | 09:51 | | |


Denkleştirme tazminatı uygulamasına kısa bir bakış

Umut KOLCUOĞLU
Dünya Gazetesi

Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında acente, sözleşme ilişkisi dahilinde, belirli bir bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse olarak tanımlanıyor. Doğası itibariyle acenteler, adına ve hesabına çalıştığı tedarikçinin müşteri portföyünün genişlemesi ve ürünlerinin/ hizmetlerinin yaygınlaşması bakımından büyük rol oynuyor. Nitekim denkleştirme tazminatı da aralarındaki sözleşmeden doğan ilişkinin sona ermesiyle beraber, tedarikçisinin müşteri portföyünün genişlemesi ve ürünlerinin/hizmetlerinin yaygınlaşması için gösterdiği çaba karşılığında, acentenin tedarikçisinden istemeye hak kazandığı bir tazminat olarak ortaya çıkıyor.

Uygulamada portföy tazminatı olarak da anılan denkleştirme tazminatının mevzuatımızda düzenlenme amacının, ekonomik olarak daha zayıf durumda olan acentelerin ve benzer faaliyette bulunan tacirlerin (örneğin tek satıcılar) ekonomik olarak güçlü olan tedarikçi/üretici karşısında korunmasında görülen kamu yararı olduğu söylenebilir.
Elbette, acentelerin tedarikçilerinden denkleştirme tazminatı talebinde bulunması belirli koşullara tabi. Şöyle ki, bir acente ancak;
i) Acentelik ilişkisinin sona ermiş olması,
ii) İlgili tedarikçinin acentenin bulduğu müşteriler sayesinde önemli menfaatler elde etmeye devam ediyor olması,
iii) Acentenin sözleşmenin sona ermesinden dolayı işletmeye kazandırdığı müşterilerle yaptığı veya yakın zamanda yapacağı işler için sözleşme devam etseydi elde edeceği ücret alma hakkını kaybetmiş olması,
iv) Somut olaya bakıldığında denkleştirme tazminatı talebinin hakkaniyete uygun görülmesi,
v) Denkleştirme talebinin sözleşmeden doğan ilişkinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmüş olması halinde, tedarikçisinden uygun bir tazminat ödenmesini isteyebiliyor.
Acentenin haklı sebebe dayanmadan sözleşmeyi feshettiği veya tedarikçinin bir haklı sebebe dayanarak sözleşmeyi feshettiği durumlarda ise acente denkleştirme talebinde bulunamıyor.
Bu kapsamdaki taleplerin nasıl hesaplanacağı konusuna gelirsek; acenteler kısaca son beş yıllık faaliyetleri sonucunda aldıkları komisyon ve sair ödemelerin yıllık ortalamasını aşan bir denkleştirme tazminatına hak kazanamıyor. Tabi acentelik ilişkisinin beş yıldan kısa sürdüğü durumlarda, fiilen devam eden sözleşme süresince acenteye ödenen komisyon ve yapılan sair ödemelerin yıllık ortalaması dikkate alınıyor.
Peki denkleştirme tazminatını acenteler haricinde başka kimler talep edebiliyor?...