SON YAZILAR

16 Eylül 2017 Cumartesi

Mevlana ve vergide pişmanlık uygulaması

Alo Sgk | 13:26 | | | | | |


Mevlana ve vergide pişmanlık uygulaması

Ersan ÖZ
Dünya Gazetesi
Mevlana Celaleddini Rumi 7 Ekim 1207 tarihinde doğmuş ve 24 Aralık 1273 tarihinde vefatına kadar bir sevgi ve hoşgörü elçisi olmuştur. “Gel... Gel, ne olursan ol, gel! İster kafir, ister mecusi, ister putperest ol, gel! Bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel!..” sözleri ile bildiğimiz Mevlana felsefesi 1200’lerden günümüze milyonlarca insanı, yüzlerce kültürü etkilemiştir. Böyle bir hoşgörü yaklaşımı ile insanlara soğuk ve itici gelebilen bir konu olan vergiyi nasıl birbirine bağladığımızı merak etmiş olabilirsiniz.

Vergisel bir suç işlemiş ve pişman olmuş bir kişi için bu durumdan bir kurtuluş yolu olamaz mı? 

İnsanlar bir günah işlediklerinde “tövbe” kapısı her zaman açıkken Mevlana Hazretlerinin yukarıda belirttiği gibi “bin defa tövbeni bozmuş olsan da yine gel” düsturu vergilendirme için geçerli olabilir mi?
Vergi Usul Kanunu madde 371’e göre “Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde,” bazı şartlarla mükelleflere ceza kesilmeyeceği hükme bağlanmıştır. Vergide pişmanlık olarak bilinen bu müessese bir nevi tövbe mekanizması gibi çalışır. Peki bu şartlar nelerdir derseniz kısaca;
1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır.).
2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi olunması.
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanun'un 51'inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.
Mükellefin konusu vergi suçu olan hareketini kendisinin dilekçe ile bildirmesi esastır...