SON YAZILAR

7 Eylül 2017 Perşembe

Şirketlerin tasfiyesinde bilançoda yer alan fonların vergileme durumu

Alo Sgk | 09:37 | | | | | | | |


Şirketlerin tasfiyesinde bilançoda yer alan fonların vergileme durumu

Akif AKARCA - Dr. Mehmet ŞAFAK
Dünya Gazetesi

DÜNYA gazetesinde 10.08.2017 ve 17.08.2017 tarihlerinde yayınlanan yazılarımızda "Şirketlerin tasfiyesi ve bilançolarında yer alan fonların vergileme durumu" ele alınmış, sayfa sınırı nedeniyle tüm fonların vergileme durumuna yer verememiştik. Bu gün yazımızda vergi kanunlarına göre ayrılan fonların, tasfiye halinde, vergileme durumunu ele alacağız.


Vergi kanunlarına göre ayrılan ve bilançonun pasifinde yer alan başlıca fonlar yeniden değerleme fonu, maliyet artış fonu, enflasyon düzeltme farkları, sabit kıymet yenileme fonu, taşınmaz ve iştirak hisselerinin satışı dolayısıyla ayrılan fonlardır.

Yeniden değerleme fonu

Bilindiği gibi Vergi Usul Kanunu'nun 328 ve 329'uncu maddelerinde satış veya sigorta tazminatı alınması hallerinde fon ayırmaya imkan vermektedir. 328'inci maddeye göre, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kâr ve zarar hesabına geçirilir. Amortisman ayrılmış olanların değeri ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan meblağdır. 329'uncu maddede yer alan sigorta tazminatı alınması halinde de aynı uygulama söz konusudur.
Şu kadarki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan doğan kâr, yenileme giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan karlar üçüncü yılın vergi matrahına eklenir. Üç yıldan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi halinde bu kârlar o yılın matrahına eklenir.
Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesinin enflasyon düzeltmesi hükmünü getiren 5024 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki düzenleme yeniden değerleme imkanı veriyordu. Buna göre, bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri (imtiyazlı şirketler bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, her hesap dönemi sonu itibariyle maddede belirtilen şartlarla yeniden değerleyebilirler. Şu kadar ki, iktisadi devlet teşekküllerinin yeniden değerleme yapmaları zorunludur.
Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler. Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak edilen işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz.
Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir surette başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur. Gelir vergisi mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir hesaba aktarılamaz; aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer olarak kabul edilir.

Maliyet artış fonu

Gelir Vergisi Kanunu'nun 38'inci maddesi hükmü maliyet artış fonu ayrılmasını esaslarını belirliyordu. Ancak, 5024 Sayılı Kanun'la maliyet artış fonu düzenlemesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu düzenlemeden önceki hükme göre, mükelleflerin iktisap tarihinden itibaren en az iki tam yıl süreyle işletmelerinde kayıtlı bulunan gayrimenkul, iştirak hisseleri ve amortismana tabi diğer iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları halinde, bu iktisadi kıymetlerin maliyet bedeli bunların elden çıkarıldıkları ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsü'nce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak kazancın tespitinde dikkate alınabilir.
Bilanço esasında defter tutan mükellefler tarafından artırılan maliyet bedeline tekabül eden kazançlar, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir. Bu fon, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, o yılın kazancına dahil edilerek vergiye tabi tutulur.
Söz konusu iktisadi kıymetlerin alım satımı ile devamlı olarak uğraşanlar, alım satımını yaptıkları iktisadi kıymetler için bu hükümden yararlanamaz.

Enflasyon düzeltme farkları

2003 yılında 5024 Sayılı Kanun'la Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesinin ‘Yeniden değerleme' olan başlığı ‘Enflasyon düzeltmesi ve yeniden değerleme oranı' olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklikle yeniden değerleme fonu uygulamasına son verilmiş, yerine enflasyon düzeltmesi kabul edilmiştir. Enflasyon düzeltmesine ilişkin düzenlemeler mükerrer 298'inci maddesi ile geçici 25'inci maddelerinde yere almıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesinin (A) fıkrasının 5'inci bendi ile geçici 25'inci maddenin 9. bendinde; "…. Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, her hangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde...