SON YAZILAR

16 Ekim 2017 Pazartesi

İşçi ve İşveren Arasındaki Arabuluculuk Düzenlenmesine İlişkin Tasarı Yasalaştı

Alo Sgk | 10:00 | | | | | | | |


İşçi ve İşveren Arasındaki Arabuluculuk Düzenlenmesine İlişkin Tasarı Yasalaştı

Musa Çakmakçı
Sosyal Güvenlik Uzmanı
arashan@ttmail.com


İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıklara ilişkin arabuluculuk sistemini getiren düzenlemenin de bulunduğu İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.


Kanuna göre, iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun (HSK)  olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde, Adalet  Bakanlığınca gerekli görülen yerlerde kurulacak. Bu mahkemelerin yargı çevresi, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile  Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun  hükümlerine göre belirlenecek. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden fazla  dairesi oluşturulabilecek. Bu daireler numaralandırılacak. HSK, ihtisaslaşmanın  sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak,  daireler arasındaki iş dağılımını gerçekleştirecek. İş mahkemesi kurulmayan yerlerde, bu mahkemenin görev alanına giren  dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesi bakacak.

DAVA ŞARTI OLARAK ARABULUCULUK

Kanunla, "dava şartı olarak arabuluculuk" kurumu ilk kez hukuka  giriyor ve düzenlemede yer alan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya  başvurulması zorunlu kılınıyor. Kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi, işveren  alacağı, tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya  başvurulması dava şartı olarak aranacak. Arabulucuya başvurma zorunluluğu için  alacak veya tazminat talebinin iş ilişkisinden kaynaklanması gerekecek. İşçi kıdem, ihbar gibi tazminat ve fazla mesai, yıllık izin gibi  ücret; işveren de alacak ve tazminat kalemleri için dava açmadan önce arabulucuya  başvuracak. İşçi veya işverenin iş ilişkisi kapsamında birbirlerine hakaret  etmekten kaynaklanan ya da işçinin iş yerindeki işverene ait mal ve malzemelere  zarar vermesinden doğan tazminat talepleri de dava açılmadan önce arabulucuya  götürülecek.

Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına  ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini  dava dilekçesine ekleyecek. Bu zorunluluğa uyulmazsa mahkeme davacıya son  tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde  davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderecek. İhtarın gereği  yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın  usulden reddine karar verilecek.Arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa herhangi bir işlem  yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecek.

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARINDA ARABULUCULUK YOK

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi, manevi tazminat  davaları, bunlarla ilgili rücu davalarında, arabuluculuk şartı aranmayacak.

Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan,  arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek görev  yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre  listeleyecek, komisyon başkanlıklarına bildirecek. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki  arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise  görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderecek. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro  tarafından belirlenecek. Taraflar, listede yer alan herhangi bir arabulucu  üzerinde anlaşırsa bu arabulucu görevlendirilecek. Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını  kendiliğinden dikkate alamayacak. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim  yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunarak arabuluculuk bürosunun  yetkisine itiraz edebilecek. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhal ilgili sulh  hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim edecek. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda  yetkili büroyu kesin olarak karara bağlayacak, dosyayı büroya iade edecek. Yetki  itirazının reddi durumda aynı arabulucu yeniden görevlendirilecek. Yetki  itirazının kabulünde ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili  büroya başvurulabilecek.

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3  hafta içinde sonuçlandıracak. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en  fazla bir hafta uzatılabilecek. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar  katılmadığı için görüşme yapılamaması veya anlaşmaya varılamaması hallerinde  arabuluculuk faaliyetini sona erdirecek, son tutanağı düzenleyerek durumu derhal  arabuluculuk bürosuna bildirecek.

TOPLANTIYA KATILMAYAN YARGILAMA GİDERLERİNİ ÖDEYECEK

Taraflardan biri, geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya  katılmazsa, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan  taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından  sorumlu olacak. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyecek. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmadığı için sona eren  arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda taraflar, yaptıkları yargılama  giderlerini kendileri karşılayacak. Taraflar, arabuluculuk sonunda anlaşırsa  arabuluculuk ücreti, belirtilen tarifeye göre, aksi kararlaştırılmadıkça  taraflarca eşit şekilde karşılanacak.

İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları  durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması  halinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret  ve diğer haklarının toplamı, tarifenin ikinci kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan  miktar olarak kabul edilecek. Arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı  için görüşme yapılamaması veya 2 saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların  anlaşamamaları hallerinde, 2 saatlik ücret tutarı ileride haksız çıkacak taraftan  tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek. 2017 yılı  Arabuluculuk Ücret Tarifesine göre bir saatlik ücret miktarı 120 lira olduğundan,  bu rakam 240 liradan az olamayacak.

TEMYİZE BAŞVURULAMAYACAK DURUMLAR

Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla bazı dava ve işlerde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacak. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca iş yeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerine, işletme toplu iş sözleşmesi yapılacak iş yerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklara, uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklara ve karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespitine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar da temyiz edilemeyecek. Sendika veya konfederasyonun ilk genel kurulunun düzenlenmesi konusunda hükümlere aykırı hareket edildiği iddiasıyla sendika şubesi, sendika veya konfederasyon yönetim kurulu hakkında açılan davalarda verilen kararlar ile sendika üyeliğine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar konusunda da temyize gidilemeyecek.

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde işe iade talebiyle ara bulucuya başvurmak zorunda olacak.Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecek. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilecek. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde, ret kararı taraflara resen tebliğ edilecek. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde ara bulucuya başvurulabilecek. Dava ivedilikle sonuçlandırılacak.

5 Yıllık Zaman Aşımı

Kanunla, İş Kanununa eklenen ek 3. maddedeki zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanma zamanı düzenleniyor. İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, hangi kanuna tabi olursa olsun; yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat (ihbar tazminatı), kötü niyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat için zaman aşımı süresi 5 yıl olacak.Yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlayan zaman aşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecek, ancak zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmının ek 3. maddede öngörülen süreden uzun olması durumunda, bu maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zaman aşımı süresi dolmuş sayılacak.

TARAFLAR BİZZAT KANUNİ TEMSİLCİLERİ VEYA AVUKATLARI ARACILIĞIYLA KATILABİLECEK

Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilecek. Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucu bir çözüm önerisi yapabilecek. Arabuluculuk müzakerelerinde idareyi, üst yönetici tarafından belirlenen iki üye ile hukuk birimi amiri veya onun belirleyeceği bir avukat ya da hukuk müşavirinden oluşan komisyon temsil edecek. Komisyon, arabuluculuk müzakereleri sonunda gerekçeli bir rapor düzenleyerek, beş yıl boyunca saklayacak. Komisyon üyelerinin arabuluculuk faaliyeti kapsamında yaptıkları işler ve aldıkları kararlar sebebiyle açılacak tazminat davaları, ancak devlet aleyhine açılabilecek. Devlet ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan üyelere ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu edecek. Kanunla, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine ilişkin hükümde de değişiklik yapılıyor. Buna göre uyuşmazlığın, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince uzlaşma kapsamına girmeyen bir suçla ilgili olduğunun anlaşılması halinde arabuluculuk faaliyeti sona ermeyecek ve bu konuda da arabuluculuk görüşmeleri yapılabilecek. 
Ayrıca arabuluculuk faaliyetini sonuçlandıran tutanak taraflar, kanuni temsilcileri ve avukatları tarafından imzalanabilecek.