SON YAZILAR

6 Ekim 2017 Cuma

İşverenler Tarafından Emniyet Birimlerine Yapılan Personel Bildirimlerinin SGK İrtibatı

Alo Sgk | 13:19 | | | | |


İşverenler Tarafından Emniyet Birimlerine Yapılan Personel Bildirimlerinin SGK İrtibatı

Dr. Mustafa Alpaslan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi

m.alpaslan@windowslive.com


Bilindiği gibi,  yerel karakollar civardaki  işyerlerinden  oturma  ile ilgili bildirim formları dağıtarak  daha sonra bu formların doldurulmuş şekli ile  karakol kayıtlarına intikal ettirilmektedirler.  Burada işyerleri ve sahipleri tarafından yapılan bildirimler daha sonra yerel karakollar tarafından sigortalılık açısından  SGK kurumuna bildirilmektedir.   Böylece, karakolların bildirdikleri formlardan yola çıkılarak  ve SGK tarafından  resen sigortalılık tescilleri yapılabilmektedir.  Bu durumlara dikkat edilmesi ve  ortaya çıkacak resen tescil dolayısıyla işverenlere  “idari para cezaları” kesilebilmektedir. 


SGK 16/318 ek sayılı genelge uyarınca, kuruma yeterli işçiliğin bildirilmiş olup olmadığına ilişkin  araştırma ve resen yapılacak işlemlerle ilgili SSİ Yönetmelik bölüm 4 madde 117, 102. maddelerinde  belirtilmiştir.  Buna göre,  5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden sonra uygulama farklı bir  yöne girmiştir.   Bu çalışmada kuruma  kafi işçiliğin bildirilmiş olup olmadığına ilişkin araştırmalar ve resen yapılacak işlemlerle ilgili düzenlemeler açıklanacaktır.

Eksik işçilik ile ilgili araştırma yapılırken kuruma yeterli işçiliğin beyan edilmiş olup olmadığına ait  araştırma ve resen yapılacak işlemler ihale konusu işlerde  kesin kabulün ya da geçici kabulün noksansız yapıldığı, özel nitelikli iş yerlerinde de  inşaatın bitirildiği tarihe kadar kuruma bildirilmiş olan işçilik miktarı dikkate alınmaktadır.  İşin başlangıç tarihinden   önce ve bitim tarihinden sonra  kuruma bildirilmiş olan sigorta primine esas kazanç tutarları ile gün sayıları araştırma işleminde dikkate alınmamaktadır. Ancak, sahteliği veya çalışmaların fiili olmadığı vs.  şeklinde bir tespit yoksa iptali de yapılmamaktadır.  Kurumda  tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla beraber hiç işçilik bildirilmemiş işyerleri ya da gerekli görülen diğer  hallerde işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarı,   kurumun  denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca tespit  olunabilmektedir. İhale konusu ve   özel nitelikteki inşaat işlerinde ünitece yapılacak araştırma, söz konusu işlerin kuruma  tesciline ve bildirimde bulunulması koşuluna bağlanmıştır. Ancak, faaliyet süresinin tümünün zamanaşımına uğramış olduğu tespit edilen ihale konusu işler ile özel bina inşaatlarında, ünitece prim tahakkuku  ve tahsilinin yapılabilmesi  için, işyerinin tescilli olması ve bildirim yapılmış olması koşulu aranmamaktadır. Kurumun prim tahsilinin arttırılması ve işverenlerin bir an önce istedikleri belgeleri alabilmelerini temin etmek maksadı ile bu  nitelikte bir düzenleme yapılmıştır.


Ünitece ihale konusu işlerde yapılan araştırma sonucunda;


1 - SSİ Yönetmeliğinin 177. maddesine göre  tespit edilen ve kuruma bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden, gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kurum ve kuruluşlarca  yapılan  özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise Yönetmeliğin 118. maddesi uyarınca hesaplanan prim tutarı, aksine bir tespit olmaması halinde, faaliyet süresinin son ayına mal edilerek  tahakkuk ettirilmek suretiyle gecikme  cezası  ve gecikme zammı ile birlikte ödenmek üzere işverene  tebliğ olunur.

 2 - İşverence borcun tebliğ  tarihinden itibaren  1 ay içinde ödeneceğinin ve daha sonra kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca inceleme yapılması  istenilmeyeceğinin bir dilekçe ile bildirilmesi halinde, borç kesinleşmekte ve işlemler  sonuçlandırılmaktadır.

Bu uygulama, 01.10.2008 tarihinden önceki döneme ait uygulama ile aynı  yöndedir.  Ancak, inceleme yapılmasının istenmeyeceğinin  dilekçe ile bildirilmesi  halinde işverenin inceleme isteme hakkı elinden alınmaktadır.   

Kesinleşen noksan işçilik primi esas kazanç tutarları TC Maliye Bakanlığı gelir İdaresi Başkanlığının  ilgili birimine bildirilmektedir.  01.10.2008 tarihi öncesinde yürürlükte olan mevzuata göre böyle bir uygulama   söz konusu değildir.  Bu düzenlemenin amacı  işçilik ile stopaj kaybının önlenmesi olarak gözükse de  uygulama tam  olarak netleşmiş ve Maliye Bakanlığı tarafından konu hakkında herhangi bir  tebliğ veya genelge çıkartılmamıştır.

1.10.2008 tarihinden itibaren  işverenler, işçilere  ödedikleri ücretlerden gelir ve damga vergisi kesintisi yaparak bağlı oldukları vergi dairesine yatırmakta ve bu anlamda vergi sorumlusu olarak tarif edilmektedir. Asgari işçilik  değerlendirmesi sonucu ortaya çıkan eksik işçilik matrah kayıt dışı bir işçilik tespiti olarak değerlendirilip doğrudan resen  vergi tarhiyatına neden olacak mıdır? Uygulama bu şekilde yürütüldüğü takdirde  çok yanlış sonuçlar doğuracaktır.

İhale konusu işlerde olsun veya özel nitelikli inşaat işlerinde olsun gerçek maliyetin  tespiti önemlidir.  Diğer taraftan işçilik oranlarının aynı iş kolunda ve aynı bölgede  dahi farklılık gösterdiği ülkemizde  genel olarak tespit edilmesi haksız rekabet koşullarını da beraberinde  getirmektedir.  Bu nedenle, asgari işçilik oranlarının, gelişen  teknolojinin de dikkate alınarak yeniden tespit edilmesinde büyük yarar vardır.  Ayrıca, iş devam ederken, işverenin istemi halinde o işe ait asgari işçilik oranının tespiti, ilgili meslek odalarından hizmet satın alınması suretiyle yaptırılabilmeli ve buna uygun bir sistem getirilmelidir.

Asgari işçilik değerlendirmesi sonucunda kuruma bildirilmesi gereken işçilikten az işçiliğin bildirilmiş olduğunun tespit edilmesi halinde,  yapılmış “eksik bildirim farkının” alınması demek, o işyerinde gerçekten  kayıt dışı  işçi çalıştırıldığı anlamına gelmez.  Bazı istisnalar hariç olmak üzere, işçilik oranının çok yüksek olduğu bir çok  işlerde tüm işçiler bildirildiği halde eksik işçiliğin  dolmadığı bir vakıadır.


Buna rağmen, kurum tarafından tespit edilecek eksik işçiliğin, kayıt dışı  işçilere  ödendiği varsayımı ile Gelir İdaresince  re’sen gelir stopaj vergisi  nasıl  hesaplanacaktır? Kimler adına  hangi asgari geçim indirimi tutarı baz alarak tahakkuk yapılacaktır?  Bunlar bilinmeden hayali isimler adına yani kimin çalıştığı, ne kadar ücret aldığı bilinmeden  gelir  stopajı alınması GVK’na aykırılık teşkil edecektir.

Kaynak ► http://www.muhasebetr.com/yazarlarimiz/mustafaalpaslan/0351/