SON YAZILAR

25 Ekim 2017 Çarşamba

Yabancı personele ödenen ücretin vergilendirilmesi (1)

Alo Sgk | 09:20 | | | | | |


Yabancı personele ödenen ücretin vergilendirilmesi (1)

Bilgütay Yaşar
Dünya Gazetesi
Dünya ekonomisinde globalleşme arttıkça, işgücünün ülkeler arasında dolaşımı da hızla artmaktadır. Özellikle uluslararası şirketlerde çok sayıda farklı ülke vatandaşı çalışana rastlamak artık oldukca olağan bir durum. Bugün birçok uluslararası şirketin tepe yöneticileri arasında çok sayıda yabancı yönetici var. Bu durum ülkemiz içinde geçerli. Ülkemizde uluslararası doğrudan yatırımlar arttıkça doğal olarak bu şirketlerde çalışan, özellikle üst düzey çalışan sayısı da artış gösteriyor. Özel bir durum olan Suriye vatandaşlarını bir kenara koyarsak ülkemizde çalışan yabancıların önemli bir bölümü uluslararası şirketlerde çalışan üst düzey yöneticiler. Bu yazımda özellikle bu gruba yönelik vergilendirme konularını ele almak istiyorum.


Yabancı yöneticiler aynı zamanda Türkiye için birer tanıtım elçileridir

Bu kişilerin Türkiye’de vergilendirilmesinin nasıl yapılacağı iki nedenle çok önemli. Birinci neden, bu kişilerin kişisel vergilemelerinin sorunsuz ve kolaylıkla gerçekleşiyor olması, bu kişilerin Türk Vergi Sistemi'nin işleyişi hakkında olumlu izlenimlerle ülkemizden ayrılmalarını sağlamaktadır. Ülkemize yeni gelecek yatırımlar için, üst düzey yönetici olan bu kişilerin çok olumlu katkısı olmaktadır. Çünkü bu kişiler grup merkezi ülkelerine döndüklerinde global olarak üst yönetimlere gelmekte ve o grubun gelecek dönem yatırım planlarında söz sahibi olmaktadırlar.

Vergi uygulamasının net ve tutarlı olması vergi gelirlerini artırır

İkinci neden vergi kaybının önlenmesi. Üst düzey yöneticilerinin göreceli olarak yüksek ücret gelirleri aynı zamanda Devletimiz için önemli bir vergi potansiyeli. Sistemin doğru, basit ve net olarak çalışması bu kişilerin ücret gelirleri üzerinden doğru vergi alınmasını sağlayacaktır. 
Yabancı personelin ücret gelirlerinin nasıl vergilendirileceği konusunda zaman zaman tartışmalar, farklı görüşler ortaya çıkmakta, bu da sistemin yukarıda belirttiğimiz gibi doğru ve açık bir şekilde işlemesini engelleyebilmektedir. Aslında konu çok da karmaşık, düzeltilmesi için kanun değişikliği gerektirecek bir konu da değil. Konunun iyi anlaşılabilmesi için Türkiye de çalışan yabancı personeli iki gruba ayırmak istiyorum. Bu ayrım gerek mükellefiyet türünü belirleme (tam mükellef- dar mükellef) gerekse verilen hizmet türünü anlamada (ücret-serbest meslek) oldukça önemli. Bu kişilerin vergilemesinde zaman zaman yaşanan farklı uygulama ve görüşlerin de bu ayrımın yapılmamasından kaynaklandığını düşünüyorum.
1. Grup: Türkiye yerleşik bir firmada uzun süreli sabit bir görevde (genel müdür, satış müdürü, finans müdürü gibi …) çalışmak üzere gelenler,
2. Grup: Yurt dışında bulunan bir şirketin elemanı olan ve o şirketin Türkiye’de gerçekleştireceği geçici bir proje için (örneğin montaj, eğitim, danışmanlık …) ülkemize gelen yabancı personel.
Bugünkü yazımda birinci gruba giren kişilerden bahsedip, ikinci gruba girenlerin vergilemesinden gelecek yazımızda bahsedeceğim.

Uzun süreli sabit bir görev için Türkiye’ye gelenler

Bu gruba giren çalışanlar, bazen süre belli olmadan, bazen ise 2-4 yıl gibi belli süreler için gelmektedirler. Bu kişiler için Türkiye’deki çalışacakları şirketler çalışma izni almakta, iş ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından işveren sorumluluklarını yerine getirmektedirler. Bu kişiler çoğu zaman uluslararası bir şirketler topluluğunun yurt dışındaki şirketinde çalışmakta iken, bu grubun Türkiye’deki şirketine tayin olmaktadırlar. Yine çoğu zaman, Türkiye’deki görevlerinden sonra yine grubun başka bir şirketinde, başka bir ülkede çalışmaya devam edebilmektedirler.
Benzer durum Türkiye merkezli, globalleşmiş şirketlerimiz için de geçerli. Türkiye'den grubun örneğin Azerbaycan’daki grup şirketine genel müdür olarak gitmekte, oradaki görevi sona erdiğinde tekrar Türkiye’deki merkez şirkete dönebilmektedir. Bu kişiler, gittikleri ülkede grup merkezleri için değil bulundukları şirketler için çalışmaktadırlar. İş hukuku anlamında da çalıştıkları şirketlerin personelidirler.

Bu kişilere ücret ödemleri genellikle iki şekilde gerçekleşmektedir

1. Ücretlerinin tamamı fiilen Türkiye’deki..