SON YAZILAR

13 Kasım 2017 Pazartesi

Cinsiyet eşitsizliğinde ivme tersine dönüyor

Alo Sgk | 09:03 | | |


Cinsiyet eşitsizliğinde ivme tersine dönüyor

Cem KILIÇ
Milliyet Gazetesi

Bugünün dünyasında yetenek, büyüme ve rekabet gücün için en önemli unsurlardan biri. Dinamik ve kapsayıcı bir geleceğe uyum sağlayan ekonomileri inşa etmek için herkese eşit fırsatlar yaratılması ve işgücü piyasasında yeteneği, bilgi ve beceriyi temel alan liyakata odaklanılması gerekiyor. Yeteneklerin büyüme için kilit bir unsur olduğunu anlama noktasında ilerleme kaydetmiş olan çok sayıda ülke var.


Bu ülkeler, gelecek için daha fazla başarıya da kendilerini hazırlıyor. Diğer taraftan, kadınlar ve erkeklere eşit fırsatlar sunulmadığında küresel zorluklarla mücadele etmek ve yeni fırsatları değerlendirmek açısından başarısız olunuyor. Ne yazık ki, kadınlara eşit fırsatlar sunulması açısından kötü performans sergileyen çok sayıda ülke de bulunuyor.
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından birkaç gün önce yayınlanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2017 yılı raporu, raporun yayınlanmaya başladığı yıldan, yani 2006’dan bu yana küresel olarak toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bu yıl ilk kez tersine döndüğünü gösteriyor. Bu yılın raporunun ayırt edici bir diğer özelliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin mesleki düzeyde de ortaya konulmuş olması.
Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi, temel olarak dört alana odaklanıyor. Bunlar; sağlık, eğitim, ekonomi ve politika şeklinde. Endekste bu dört temel alanda kadınlar ve erkekler arasındaki farklılıklar ortaya konuluyor.
Nasıl hesaplanıyor?
144 ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliğindeki ilerlemeye göre sıralandığı Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde, ekonomik katılım ve fırsatlara erişim, eğitime erişim, sağlık ve hayatta kalma ile siyasal katılım ve güçlendirme olmak üzere dört tematik boyut bulunuyor. 2017 yılı raporunun temel bulguları şu şekilde:
Raporun 4 ana teması çerçevesinde, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlik sağlık ve eğitime katılım açısından durum nispeten iyi.
Ancak ekonomik ve siyasal katılım açısından cinsiyetler arasındaki uçurum halen oldukça derin. Bununla birlikte, rapora göre örneğin ekonomik katılım bakımından ilerleme kaydedildiği de görülüyor.  Bu anlamda, ekonomik katılımdaki cinsiyetler arası farklılıklar çerçevesinde endekste 2008 yılından bu yana en düşük değerin ölçülmüş durumda. Siyasal katılımda ise istikrarlı ancak yavaş ilerleyen uzun vadeli bir iyileşme eğilimi gözleniyor.
Küresel düzeyde kaydedilen ilerlemenin durmasına rağmen, cinsiyet eşitsizliğindeki durum bölgesel ve ülke bazında farklılaşma gösteriyor. Bu açıdan, bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında toplumsal cinsiyet eşitsizliği skorunu artıran 82 ülke var. Buna karşılık...