SON YAZILAR

15 Kasım 2017 Çarşamba

Daha Kolay Bir Vergi Ödevi Mümkün Müdür?

Alo Sgk | 09:58 | | |


Daha Kolay Bir Vergi Ödevi Mümkün Müdür?

Osman Geyik
Araştırma Görevlisi
osmangeyik@gmail.com


Vergi ödevi, Anayasanın 73. Maddesinde şu şekilde tanımlanmaktadır: Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Ve bunlara ek olarak vergi “cebren” alınır.

Anayasada yer alan bu tanımdan alınması gereken önemli mesajlar vardır. Örneğin; mali gücüne göre ödemek ifadesi verginin adaletli dağılımını sağlayacak önemli bir ayrıntıyken ödeme gücüne ulaşmada izlenilen yolun ne düzeyde başarı sağladığını birkaç ülke örneğiyle incelemeye çalışalım.
Mesela Türk vergi sisteminde , vergi dilimleri ne kadar adil? Ve vergi dilimleri ödeme gücü ilkesini ne kadar destekliyor?
Türkiye’de  Gelir Vergisi “Vergi Dilim”  Sayısı 4  , bu dilimlerde yer alan vergi oranları ise %15 %,20 %,27 (Torba yasada %30 öngörülüyor) , %35 ‘tir.
13.000 TL'ye kadar                                                                                                 % 15
30.000 TL'nin 13.000 TL'si için 1.950 TL, fazlası                                                 % 20
70.000 TL'nin 30.000 TL'si için 5.350 TL, (ücret gelirlerinde 110.000 TL'nin 
30.000 TL'si için 5.350 TL), fazlası                                                                        % 27
70.000 TL'den fazlasının 70.000 TL'si için 16.150 TL, (ücret gelirlerinde 
110.000 TL'den fazlasının 110.000 TL'si için 26.950 TL), fazlası                        % 35
Tabloya baktığımızda, Türk vergi sisteminin pek adil bir vergi dilim yapısına sahip olmadığını söyleyebiliriz, 3. dilim oranının %27 den %30’a yükseltilmesi ise adaletsiz dilim yapısını yaygın olarak ücretlilerin yer aldığı gelir grubuna ek vergi yükleyerek daha da çarpık bir duruma getirecektir.
Peki, bu vergi dilimi konusunun diğer ülkelerde ne durumda olduğunu, vergi dilim sayılarını ve oranlarını dikkate alarak inceleyecek olursak;
Örneğin: Singapur ‘da vergi dilim sayısı 10’dur.  Farklı gelir gruplarının yer aldığı her dilimin vergilendirileceği oran ise şu şekilde belirlenmiştir:  %2 ,  %3,5 ,  %7 ,  %11,5 , %15 , %18 ,  %19 ,  %19,5 ,  %20 ,  %22.
Güney Afrika’da ise vergi dilim sayısı 6’dır. Farklı gelir gruplarının yer aldığı her dilimin vergilendirileceği oran ise şu şekilde belirlenmiştir: %26 , %31 , %36 , %39 , %41 , %45.
ABD’de de vergi dilim sayısı 6, oranlar ise şu şekildedir :  %15 , %25 , %28 , %33,  %35 %39,6 ( bu oranlar bekâr (single) bireylerin tabi oldukları vergi dilimleridir, kişilerin özel durumlarına göre oluşturulmuş bu tarifeye ek olarak 3 tane daha vergi tarifesi mevcuttur)
Rastgele seçilen 3 ülke örneğinde de görüldüğü üzere, vergi dilim sayısındaki artış vergi adaletini sağlamada önemli bir role sahiptir (dilim artıkça gelir grupları arasında “vergileme konusunda” oransal bir denge sağlanmaktadır). Örnekte yer alan üç ülke değerlendirildiğinde en adil sistemin Singapur’a ait olduğu söylenebilir. Çünkü hem dilim sayısı hem de oranlar arasındaki dağılım ödeme gücü ilkesine uygun olarak dizayn edilmiş, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alma prensibine göre oluşturulmuştur. Özellikle düşük gelir gruplarının daha düşük oranda, yüksek gelir gruplarının daha yüksek oranda vergilendirilmesi, vergi ödevini yerine getiren mükelleflerin vergi yükü altında ezilmesinin önüne geçerek mükelleflerin vergi sistemine güvenini artıracaktır. Sonuç olarak verginin fiskal amaçlarının yanı sıra ekstra-fiskal amaçları da yerine getirilmiş olacaktır.
Sözün özü, bir metafor; bir öğretmen öğrencisine ödev verdiğinde, ödev öğrencinin yapabileceğinin-kabiliyetinin- üstündeyse, öğrenci ne yapıyordur, ya ödevi ebeveynine yaptırıyordur ya da kopya çekip hazır ödevi öğretmenine sunuyordur. Vergi idaresini de bir öğretmen olarak algılayacak olursak; vergi idaresi, mükellefe gücünü (ödeme gücünü) aşacak ödevler verirse mükellef ya ödevi yapmayacaktır (vergi kaçıracaktır) ya da eksik yapacaktır (vergiden kaçınacaktır). Eğer ki bu ikisini de yapamıyorsa (ücretliyse) bu defa da öğretmenine küsecek okulu bırakacaktır. Sonuç olarak; vergilemede etkinlik ve adalet amaçlanıyorsa, ödevler yeni baştan düzenlenmeli, ağır ödevlerle mükellefler kaçırılmamalıdır.
Kaynakça:
https://www.iras.gov.sg
http://www.gib.gov.tr/node/117450
http://www.sars.gov.za
http://taxsummaries.pwc.com