SON YAZILAR

21 Kasım 2017 Salı

Vergiden muaf vakıfların binaları

Alo Sgk | 09:16 | | | |


Vergiden muaf vakıfların binaları

Bumin DOĞRUSÖZ
Dünya Gazetesi

Emlâk Vergisi Kanunu'nun 4/m maddesi ile “Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar” vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartıyla emlâk vergisinden muaf tutulmuştur.

Öte yandan Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakfın vakıf senedinde yazılı maksadının bir hastane veya okul işletmek gibi, ancak iktisadi işletme biçiminde işletilebilecek olmasının muafiyet açısından bir önemi yoktur. Çünkü bu gibi işletmelerin vergiden muaf olarak işletilmesine Kurumlar Vergisi Kanunu elvermemektedir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1/1-ç maddesi ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeleri mükellefler arasına alınmış ve bu işletmelerin kazançları verginin konusuna dâhil etmiştir.
Bakanlar Kurulu'nca vergi muafiyeti tanınan vakıfların maksatlarını gerçekleştirmek amacıyla ticaret sicil memurlukları nezdinde iktisadi işletme oluşturarak binalarını da bu işletmeye tahsis etmeleri halinde, söz konusu muafiyetten yararlanmaları mümkündür.
Burada akla bir soru gelmektedir. Acaba bu iktisadi işletmeye tahsis, vakfın bir bedel almasını gerektirir mi? Bu noktada iktisadi işletmenin vakfa tahsis edilen bina için bir bedel ödemesi, bedeli gider yazacak olması dolayısı ile kurumlar vergisi matrahını azaltacaktır. Bu nedenle bedelin ödenmemesi kurumlar vergisi açısından –Hazine bakımından- daha iyi olmakla birlikte bildiğim kadarı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü bu durumdaki vakıflardan tahsis edilen bina için bedel almalarını istemekte, aksi halde eleştiri raporu yazmaktadır. Bu durumda işletme tarafından vakfa bedel ödeniyor ve gider yazılıyor ise bedelin belirlenmesinde transfer fiyatlandırması düzenlemelerine de ayrıca dikkat etmek gerekecektir.
Vakıf ile iktisadi işletme arasında transfer fiyatlandırması hükümlerine de dikkat ederek bir tahsis sözleşmesi yapılmasından yarar vardır. Bu sözleşmeyi kira sözleşmesi biçiminde yapmak mümkünse de bazen belediyelerin vakıfları, “tahsis yapmadığı, binanın kiraya verildiği ve kira geliri elde edildiği” yönünde eleştirerek muafiyetten yararlandırmama yoluna gittikleri de görülmektedir. Ancak yargı anlayışında –haklı olarak- bu gibi hallerde gerçek bir kiralamadan söz edilemeyeceği ve muafiyetin uygulanması gerektiği kabul edilmektedir (Danıştay 9. Dairesi E.2005/5384 K.2006/1313 T.13.4.2006).
Burada üzerinde durulması gereken bir başka konu da vakıfların amaçlarını, vakıf senedinde yazılı gayelerini gerçekleştirmek üzere paylarının tamamı kendi mülkiyetinde olan ticaret şirketi kurup binalarını da bu şirkete –yine tahsis bedeli karşılığında - tahsis etmeleri halinde, muafiyetin yine geçerli olup olmayacağıdır.
Vakıfların amaçlarını tahakkuk ettirmek için kurduğu hastane, okul vb. işletmelerinin vergi kanunları karşısında kurumlar vergisine tabi iktisadi işletme olarak...