SON YAZILAR

1 Kasım 2017 Çarşamba

Yabancı personele ödenen ücretin vergilendirilmesi

Alo Sgk | 09:13 | | | | | | | | |


Yabancı personele ödenen ücretin vergilendirilmesi

Bilgütay YAŞAR
Dünya Gazetesi
Çarşamba günkü yazımızda, Türkiye’deki bir şirkette sabit bir görev tanımıyla, uzun süreli ve bu şirketin personeli olarak çalışan yabancılara ödenen ücretin nasıl vergilendirilmesi gerektiğini yazmıştık. Bu yazımızda ise Türkiye’deki şirket ile bir hizmet sözleşmesi yapan yurt dışındaki bir şirketin elemanlarının belli ve süreli bir proje için Türkiye’de bulunmaları durumunda bu kişilerin ücret gelirlerinin nasıl vergilendirilmesi gerektiği üzerinde duracağım ve sabit bir görevle gelenlerle aralarındaki farka dikkat çekmeye çalışacağım.


Geçici bir iş için Türkiye’ye gelen yabancı personelin ücret gelirlerinin vergilendirilmesi

Ülkemizde geçici projeler için çok sayıda yabancı uzmanın gelip gitmesi de oldukça yaygın bir uygulamadır. Bu durumlarda çoğu zaman hizmeti sağlayacak yabancı şirket ile hizmeti alan Türkiye’de yerleşik firma arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme bedeli hizmeti fiilen gerçekleştirecek uzmanın alacağı ücretten bağımsızdır ve çoğu zaman, doğal olarak, uzmanın alacağı ücretten çok daha yüksektir. Yabancı uzman ile Türkiye’deki şirket arasından bir işçi-işveren ilişkisi yoktur. Uzman Türkiye’deki şirketin emri altında değil yurt dışındaki işverenin emir ve talimatları altında çalışır. Bu çalışma türüne en tipik örnek, yurt dışından ithal edilen makine ve teçhizatın montajını yapmak için gelen yabancı uzmanlar gösterilebilir.
Bu kişiler genellikle 6 aydan kısa süren ya da 6 aydan fazla sürse de geçici projeler için Türkiye’de olduklarından Gelir Vergisi Kanunu’na göre dar mükellef statüsündedirler. Dolayısıyla ancak Türkiye kaynaklı gelirleri üzerinden Türkiye’de vergi ödemekle yükümlüdürler. Bu nedenle bu kişilerin yurt dışında almış oldukları ücretlerin Türkiye’deki çalışmalarına isabet eden kısmının prensip olarak Türkiye’de vergilendirilmesi gerekir.
Bu kişilerle Türkiye’de hizmet alan şirket arasında bir işçi- işveren ilişkisi olmadığından ve kendilerine Türkiye’den bir ücret ödemesi de yapılmadığından bu kişilere yurt dışındaki işverenleri tarafından ödenen ücret ödemeleri nedeniyle Türkiye’deki şirketin Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesine göre bir stopaj yükümlülüğü yoktur. Türkiye’deki çalışmalarına isabet eden ücretin vergilemesi, yabancı personelin kendi sorumluluğundadır ve yıllık gelir vergisi beyannamesiyle yerine getirilmelidir.

Varsa ÇVÖA'ya da bakılmalıdır

Ancak, bu durumlarda çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarını (ÇVÖA) unutmamak gerekir. Bu anlaşmalarda yabancı uzmanların Türkiye’deki kalış sürelerinin 6 ayı geçmemesi ve diğer şartlarında yerine gelmesi durumunda ücret geliri sadece kendi ülkesinde vergilendirilmektedir.

Yurt dışından alınan hizmetler KVK'ya göre vergi kesintisine tabidir

Geçici olarak Türkiye’ye gelen yabancı personel tarafından Türkiye’de verilen hizmette, yukarıda anlattığım gibi, bu kişilerle Türkiye’deki şirket arasında olan bir işçi-işveren ilişkisi değil, yurt dışındaki şirket ile Türkiye’deki şirket arasında olan bir hizmet ilişkisi söz konusudur. Bu nedenle bu personel aracılığıyla sağlanan hizmetin Türkiye’ye faturalanmasında Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) vergi tevkifatına ilişkin hükümleri gereğince, Türkiye’deki şirketin, yurt dışına yapacağı ödemeler üzerinden serbest meslek tevkifatı yapması gerekir. Tabi varsa, çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarının hükümlerini de dikkate almak gerekir.
Uygulamada tam bu nokta...