SON YAZILAR

21 Aralık 2017 Perşembe

2018 Yılında İşletme Hesabı Esası ve Bilanço Esasına Göre Defter Tutma ve Sınıf Değiştirme Hadleri

Alo Sgk | 08:50 | | | | | |


2018 Yılında İşletme Hesabı Esası ve Bilanço Esasına Göre Defter Tutma ve Sınıf Değiştirme Hadleri

ÖZET : Mükelleflerin 2018 yılında Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre işletme hesabı esası ve bilanço esasına göre sınıf değiştirmede dikkate almaları gereken hadler.

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 176’ncı maddesinde tüccarlar defter tutma bakımından ikiye ayrılmış; I’nci Sınıf Tüccarların Bilanço Esasına göre, II’nci Sınıf Tüccarların ise İşletme Hesabı Esasına göre defter tutacakları belirtilmiştir.


Hangi mükelleflerin I’inci Sınıf Tüccar ya da II’nci Sınıf Tüccar sayılacağı, sınıfların tespitine ilişkin hadler ve sınıflar arasındaki geçişe ilişkin düzenlemelere, VUK’nun 177-181’inci maddeleri arasında yer verilmiştir.

İşletme hesabı esası ve bilanço esasına göre defter tutma ayrımına ilişkin hadler, Vergi Usul Kanunu Tebliğleri ile yayımlanmaktadır. 2015[1] ve 2016[2]  ve 2017[3] yılları için belirlenmiş olan bu hadler aşağıdaki gibidir.

  
I-Bilanço Esasından İşletme Hesabına Geçiş



Madde No
Konusu
2015 Yılında Uygulanan Miktar (TL)
2016 Yılında Uygulanan Miktar (TL)
2017 Yılında Uygulanan Miktar (TL)
MADDE 177-
Bilanço esasına göre defter tutma hadleri




Alış tutarı
160.000
168.000
170.000
Satış tutarı
220.000
230.000
230.000
2- Yıllık gayrisafi iş hasılatı
88.000
90.000
90.000
3- İş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı
160.000
168.000
170.000



Vergi Usul Kanunu’nun düzenlemeleri ve ilgili Tebliğlerde açıklanan tutarlar dikkate alınmak suretiyle 2017 yılında I'nci ve II'nci sınıf tüccarların sınıf değiştirmede dikkate almaları gereken hadlere ilişkin olarak aşağıdaki tablolar düzenlenmiştir.



II- İşletme Hesabından Bilanço Esasına Geçiş



VUK’ nun 177’nci maddesine göre 2018 yılında;

      1)       Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bölümlerde yer alan hadlerden hangisine giriyorsa ona göre defter tutarlar)
      2)      Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.)
       3)       İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler

bu hadlerle bağlı olmaksızın bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır.


III- Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin Defter Tutma Durumları

Türk Ticaret Kanunu’nun 124’üncü maddesine göre ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu kapsamda kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılmaktadır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine göre aşağıda sayılan kurumların kazançları, kurumlar vergisine tâbidir:

 a) Sermaye şirketleri.
 b) Kooperatifler.
 c) İktisadî kamu kuruluşları.
 ç) Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler.
 d) İş ortaklıkları.

Bu kurumların tanımları ise söz konusu Kanun’un 2’nci maddesinde aşağıdaki gibi yapılmıştır:

1.                   Sermaye şirketleri: Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye şirketi sayılır.

2.                   Kooperatifler: 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.

3.                   İktisadî kamu kuruluşları: Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur. Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup yukarıdakiler dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu kuruluşu gibi değerlendirilmektedir.

4.                   Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.

İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.

5.                   İş ortaklıkları: Yukarıdaki kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.

Bu tüzel kişiliklerden Maliye Bakanlığınca izin verilenler dışındakiler 2018 yılında defterlerini bilanço esasına göre tutmak zorundadır.

  
IV- Yasal Dayanak

27.12.2016 tarihli ve 29931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 476 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği aşağıdaki gibidir.

“Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355, mükerrer 355 ve 370 inci maddelerinde yer alıp 2016 yılında uygulanan had ve tutarların yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle 1/1/2017 tarihi itibarıyla uygulanacak had ve tutarların belirlenmesine ilişkin hususların açıklanmasıdır.
Yasal düzenlemeler
MADDE 2 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde 5 ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Yeniden değerleme oranında artırılan had ve tutarlar
MADDE 3 – (1) 213 sayılı Kanunun 414 üncü maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355, mükerrer 355 ve 370 inci maddelerinde yer alıp 2016 yılında uygulanan had ve tutarların, 2016 yılı için %3,83 (üç virgül seksen üç) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2017 tarihinden itibaren uygulanacak olan had ve tutarlar ekli listede gösterilmiştir.
Yürürlük
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2017 tarihinde yürürlüğe girer.
…”
“Vergilerin yasallığı”, “hukuki öngörülebilirlik” ve “belirlilik” ilkeleri gereği mükelleflerin 2018 yılında tutacakları defterler,  2017 yılı iş hacimleri ile 1 Ocak 2017 tarihinden geçerli olmak üzere 476 No’lu VUK Genel Tebliği ile açıklanan hadlerin karşılaştırması ile belirlenmektedir.

 2017 yılı Aralık ayı sonunda 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımlanacak olan hadlerin, 1.1.2017-31.12.2017 dönemi alış/satış hasılatları ile karşılaştırılarak 2018 yılında tutulacak olan deftere karar verilmesinin yukarıda belirtilen vergi hukuku ilkelerine aykırı olduğu değerlendirilmektedir.

Buradan hareketle, 2018 yılında tutulacak olan defterlerin tasdikine 1 Aralık 2017 tarihi itibariyle başlanmış olup, bu konuda 476 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer alan hadler dikkate alınmalıdır.

Öte yandan Aralık 2017 sonunda açıklanacak hadler, mükelleflerin 2018 yılı iş hacimlerine göre 2019 yılında tutacakları defterlerin belirlenmesinde geçerli olacaktır. 

NOT : Bu Sirkülerde yer alan had ve tutarlar, vergilerin yasallığı, hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkeleri kapsamında TÜRMOB yorumuna dayanmakta olup, farklı yorumların olabileceği dikkate alınmalıdır.




Saygılarımızla…


[1] 30.12.2014 tarihli ve 29221 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 442 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği’nde belirlenen tutarlar
[2] 25.12.2015 tarihli ve 29573 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 460 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği’nde belirlenen tutarlar
[3] 27.12.2016 tarihli ve 29931 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 476 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği nde belirlenen tutarlar



Kaynak ► TÜRMOB