SON YAZILAR

28 Aralık 2017 Perşembe

Çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları ve Türkiye’de kalma süresinin hesabı

Alo Sgk | 08:54 | | | | | |


Çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları ve Türkiye’de kalma süresinin hesabı

Akif AKARCA -- Dr. Mehmet ŞAFAK
Dünya Gazetesi

26.09.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Seri No.lu Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Genel Tebliği ile Türkiye'nin akdetmiş olduğu çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları (ÇVÖA) kapsamında anlaşmaya taraf diğer ülke mukimi gerçek veya tüzel kişilerin Türkiye'de icra ettikleri serbest meslek faaliyetleri veya benzer nitelikteki diğer faaliyetler nedeniyle elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin kapsamlı açıklamalar yapılmıştır. Tebliğdeki düzenlemelerle ilgili olarak 5 ve 12 Ekim 2017 tarihlerinde yayınlanan DÜNYA gazetesinde yer alan yazılarımızda açıklamalar yapılmış ancak, hangi ülkenin vergilemede yetkili olacağı konusunda önemli bir husus olan Türkiye’de kalma süresinin hesabı ele alınamamıştı. Yazımızda bu konu üzerinde duracağız.


Bilindiği gibi, ÇVÖA'ya taraf olan diğer ülke mukimlerince Türkiye'deki hizmet alıcılarına sunulan serbest meslek faaliyetleri veya benzeri nitelikteki faaliyetler nedeniyle elde edilen gelirlerin ÇVÖ anlaşması kapsamında hangi ülkede vergilendirileceğinin belirlenmesinde en önemli husus faaliyetlerin nerede icra edildiğidir. Diğer ülke mukimi tarafından faaliyetlerin Türkiye'de icra edilmesi durumunda, tarafların, anlaşma kapsamında vergilendirme yetkisinin tayininde; İş yeri veya sabit bir yer, kalma süresi ya da ödemenin Türkiye'de yapılıp yapılmadığı unsurları belirleyici olmaktadır.

Kalma süresinin hesaplanması

- Genel kural

Serbest meslek ve benzen faaliyetlerden elde edilen kazancın kaynak ülke olarak Türkiye'de vergilendirilmesi açısından, yetkinin oluşup oluşmadığının tespiti için öngörülen kalma süresi unsuru hizmet veya faaliyetlerin icra edildiği süre veya süreleri esas almaktadır. Bu kapsamda, Türkiye'nin vergilendirme yetkisinin oluşabilmesi için hizmet veya faaliyetlerin Türkiye'de icra edildiği süre toplamının belirli bir sınırı aşması öngörülmektedir. Vergilendirme yetkisinin oluşumuna kaynak teşkil edecek bu süre veya süreler toplamı ülkemizin taraf olduğu ÇVÖA'da farklı şekillerde ve farklı eşikler şeklinde ifade edilmiştir. Türkiye'nin vergilendirme yetkisinin oluşması için bu süre veya süreler toplamının bir veya birkaç seferde 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde/takvim yılında/mali yılda:

- 183 günü aşması.
- I83 günü bulması veya aşması.
- 183 gün veya daha fazla olması.
- 183 gün veya daha uzun bir süre olması veya
- 6 ayı aşması gerekmektedir.

İlk sıradaki ifade tarzının yer aldığı ÇVÖA açısından Türkiye'nin vergilendirme yetkisinin oluşması için bu süre veya süreler toplamının bir veya birkaç seferde 12 aylık herhangi bir kesintisiz dönemde/takvim yılında, mali yılda 183 günü aşması, yani en az 184 gün olması şarttır. Diğer üç ifade tarzında ise vergilendirme yetkisinin oluşması için sürenin 183 gün olması yeterlidir.

Süre hesabında Türkiye'de gerçekleştirilen faaliyetin herhangi bir kesintisiz 12 aylık dönemde takvim yılında mali yılda toplam 6 ayı aşan bir süre veya sürelerde devam etmesi koşulu getirilen anlaşmalarda ise hizmetin aralıklarla sunulması durumunda 6 ayın hesabında her bir ay 30 gün olarak dikkate alınır ve (6 X 30=) 180 günü aşan sürelerde devam eden hizmetler için Türkiye'de vergilendirme yapılır. Hizmetin kesintisiz olarak sunulması i durumunda ise hizmetin başladığı güne altıncı ayda tekabül eden gün 6 aylık sürenin tamamlandığı gün olarak dikkate 'e alınır. 6 aylık sürenin bittiği ayda, hizmetin başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa süre o ayın son günü biter. 6 ayı aşan süre devam eden hizmetler için Türkiye'de vergilendirme yapılır.

- Teşebbüsler yönünden kalma süresi hesabı

Tüzel kişi ve teşebbüsler yönünden, Türkiye'de vergilendirme hakkının doğması için gereken süre hesabında oluşturulmuş görüş ve kanaatler çerçevesindeki uygulama hizmetin ifa edilmesi için gönderilen personel sayısı ile hizmetin ifa edildiği gün sayısının birlikte dikkate alınması yönündeydi. Örneğin Türkiye'de 10 personeliyle 20 gün faaliyette bulunan bir diğer ülke mukimi Türkiye'de 200 gün faaliyet icra etmiş sayılmaktaydı. Tebliğle bu görüş değiştirilmiştir.

Bu tebliğin yürürlüğe girmesinden sonra tüzel kişi ve teşebbüsler yönünden süre hesabında...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/cifte-vergilemeyi-onleme-anlasmalari-ve-turkiyede-kalma-suresinin-hesabi/396126