SON YAZILAR

8 Aralık 2017 Cuma

İşçi ve işveren zorunlu 'arabulucu’ya nasıl bakıyor?

Alo Sgk | 12:18 | | | | | | |


İşçi ve işveren zorunlu 'arabulucu’ya nasıl bakıyor?

Resul KURT
Dünya Gazetesi

Hafta başında ÖZ İPLİK-İŞ Sendikası'nın ev sahipliğinde düzenlenen çok farklı bir eğitimde konuşmacı idim. Belki de ilk defa çalışma hayatında bir etkinlikte hem işçiler, işçi sendikası yöneticileri ve hem de işverenler ve işyerlerinin insan kaynakları (İK) yöneticileri tarafından aynı ortamda anlatıldı, tartışıldı ve kafalardaki sorulara cevaplar arandı.


İşçi ve işvereni yakından ilgilendiren “İş Mahkemeleri Kanunu ve Zorunlu Arabuluculuk” konusu tüm yönleriyle ve detaylı olarak ele alındı.

Çalışan kesimin yasanın uygulanmasıyla ilgili işverenlerin yasayı genelde olumlu bulduğunu belirtmeliyim. İşçilerin ise başta zaman aşımı süresinin 10 yıldan beş yıla düşürülmesi olmak üzere, arabulucu kararlarının icraya konulmasında alınacak harç oranının yüksek olacağı, arabulucuların adil davranmaları konusunda tereddütlerinin olduğu, işçinin daha erken parasını almak için fedakarlık yaparak bazı haklarından feragat edeceği, arabulucuların işçiyi anlaşmazlık durumunda kendi avukatlık ofislerine yönlendirebileceği ve yasayla işçilerin hak arayışlarında mağdur edilecekleri konularında endişelerini aktardılar. Bazı işçi kardeşlerimizin ise yasayı okuduklarını ve olumlu yönde değerlendirdiklerini ifade ettiklerini belirtmeliyim.

Esasen 67 yıldır uygulanan eski İş Mahkemeleri Kanunu’nun günümüz şartlarına ve çalışma ilişkilerine cevap vermediği konusunda neredeyse herkesin hemfikir olduğunu söyleyebiliriz.
Ancak yeni yapılan düzenlemelerin her zaman bazı tedirginlere neden olabileceğini de kabul etmek lazım. Yasada genel olarak işçi ve işverenin uzlaşması ve anlaşabilmesine imkan tanıyacak, işletmelerde iş barışını koruyacak düzenlemeler olduğunu dikkate almak gerekiyor.

Zaman içerisinde işçi kardeşlerimizin, emekçilerimizin uygulamalar netleştikçe, hakkını daha erken ve adil bir şekilde almaları sağlandıkça yasaya bakışlarının da değişeceğini söylemeliyim.

***

Sendikalı işletmeye pozitif ayrımcılık şart!

Birkaç yıl önce ÖZ İPLİK-İŞ Sendikası’nın gündeme getirdiği ve oldukça ses getiren “Beyaz Bayrak” konusunu Genel Başkan Murat İnanç ile görüşme fırsatımız oldu. Aslında benim de birkaç kez dile getirdiğim sendikalı işyerlerine vergi ve sigorta primi avantajı sağlanması yönündeki görüşlerimizin benzerliği konuyu yeniden gündeme taşımayı zorunlu kıldı.

Herkesin bildiği bir gerçek var; sendikalı işyerlerinde kayıtdışı, elden para verme, sigortasız ve mevzuata aykırı işçi çalıştırma olmaz. Bir yerde sendika o işletmede yasaların uygulanmasının ve yasalara uygun işçi çalıştırılmasının da teminatıdır.

Ülkemizde işçilerimizi temsil eden başta Türk-İş, Hak-İş ve DİSK, işverenleri de temsil eden TİSK olmak üzere çok sayıda sendika, federasyon ve konfederasyon var. İşçilerimiz örgütlü oldukları işyerlerinde daha güvenceli çalışma hakkına kavuşuyor. Ancak, sendikalı işyerlerinin, diğer işyerleriyle rekabet etmekte zorlandıklarını görüyoruz. Devletin de...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/isci-ve-isveren-zorunlu-arabulucuya-nasil-bakiyor/393657