SON YAZILAR

22 Aralık 2017 Cuma

Şirketler hukukunda pay sahibi aktivizmi

Alo Sgk | 09:04 | | |


Şirketler hukukunda pay sahibi aktivizmi

Umut KOLCUOĞLU
Dünya Gazetesi

Yabancı ülke mevzuatlarında ele alınan “pay sahibi aktivizmi” (shareholder activism) ve “aktivist pay sahibi”, Türk hukukunda henüz aşina olduğumuz bir kavram değil. Yabancı ülkelerde özellikle halka açık şirketler bakımından sıklıkla gündeme gelen bu kavramı Türk hukuku bakımından kısaca irdelemekte fayda var.



Pay sahibi aktivizmi, genel olarak, şirketin iyi bir şekilde yönetilmediğini düşünen şirket pay sahiplerinin, şirket yöneticileri üzerinde baskı kurmak suretiyle yönetime müdahale etmelerini ifade eder. Aktivist pay sahipleri, yönetime müdahale ederek şirketin değerini arttırmak ve şirketin daha fazla kar etmesini sağlamak gibi saiklerle hareket edebildiği gibi, müdahalenin esas sebebi şirketin siyasi sorunlara karşı duruşunu güçlendirmek gibi bir sosyal amaç da olabiliyor. Bu gibi durumlarda, pay sahipleri, aktivist bir tutum sergileyip şirketin finansal, operasyonel ya da sosyal politikalarının, kendi talepleri doğrultusunda şekillenmesini hedefleyerek yönetime müdahale ediyor.

Pay sahibi aktivizmi, şirketleri olumlu yönde etkileyebildiği gibi, bu müdahalenin son derece olumsuz etkileri de olabiliyor. Yönetim, aktivist pay sahiplerinin planlarını ve görüşlerini dikkatlice değerlendirip, aktivist pay sahibi ile iş birliği yaparak ortak bir strateji geliştirdiğinde, pay sahibi aktivizmi şirketin finansal durumunu ve sosyal yapısını geliştiren bir rol oynayabiliyor. Bununla birlikte, pratikte daha sıkça karşılaşılan tablo bu kadar olumlu değil. Şirket yönetimi, aktivist pay sahibinin görüşlerine katılmıyor, planlarına direniyor ve yönetim ile aktivist pay sahibi arasında bir çatışma meydana geliyor. Bu çatışma diğer pay sahiplerinin taraf tutmaya zorlanmasına ve neticede karar alma mekanizmasının kilitlenmesine kadar gidebiliyor ve şirketi bir kaosa sürüklüyor.

Konuyu Türk hukuku özelinde ele aldığımızda, “pay sahibi aktivizmi”nin hangi durumlarda söz konusu olabileceğini değerlendirmek gerekiyor. Mevzuatımızda, şirketi yönetim yetkisi, bir diğer ifadeyle en üst düzeyde karar alma ve uygulama yetkisi yönetim kuruluna ait. 2012 yılında Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, pay sahipliği ve yönetim kurulu birbirinden ayrıştırıldı ve yönetim kurulunun pay sahiplerinden bağımsız olarak profesyonel bir yönetimden oluşmasının önü açıldı. Dolayısıyla, pay sahiplerinin yönetimde yer almadığı şirketlerde, pay sahipleri yalnızca genel kurulda ve bazı sınırlı hallerde genel kurul dışında şirket faaliyetlerine dahil olabiliyorlar.

Pay sahibi aktivizmi konusunda akla ilk gelen soru, yönetim kurulu üyelerini atama ve görevden alma yetkisi zaten pay sahiplerinden oluşan genel kurulda iken...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/sirketler-hukukunda-pay-sahibi-aktivizmi/395417