SON YAZILAR

28 Aralık 2017 Perşembe

Taşeron'da kavram kargaşası

Alo Sgk | 08:57 | | |


Taşeron'da kavram kargaşası

Serbest Kürsü
Dünya Gazetesi


Günümüzde öne çıkan taşeronluk müessesesi konusunda kavram kargaşası yaşanmaktadır. İhaleyi başlatan, ihaleye konu işi yükümlenen (Yüklenici/Contract) ve ondan işi alan (Alt Yüklenici/Sub-Contract) ve de çalışan (İşçi/Memur) tanımları yapılmaksızın yaklaşılıp "Taşeron" başlığı ile yürütülen görüşler, öneriler ve tartışmalar yüzbinleri, yerli yersiz, umutluluk, umutsuzluk veya çaresizlik ruh haline sürüklemektedir. Bunun yanısıra, süreli sözleşme ile istihdam konusunun ise tefrik edilmediği görülmektedir.


Bir kuruluş, kendi ihtisası veya yapılanması dışında kalan ihtiyacını, bir ihale ile ve teklif toplamak suretiyle, bir yükleniciye devredebilir. Süreklilik arz etmeyen, bir defalık ve/veya çok kısa sürelik ihtiyaçlarda da ihaleye çıkılmaktadır. Burada kriter, ana şirkette atıl yatırımların önlenmesidir.

Bu ihaleyi alan yüklenici ise, işin bir bölümünü kendisi üstlenebilirken muhtemelen emek yoğun faslını da bir alt yükleniciye verebilir. Alt yüklenici de işçi/memur istihdamı ile işi üstlenir. Bu silsilede (operasyonda), toplam kalite anlayışına göre ve kurumsallık adına, ihaleye çıkan kuruluş tüm operasyonlardan, yüklenici kuruluş işin tümünden ve de alt yüklenici ise kendi iş bölümünden sorumlu olmaktadır.

Bu sorumlulukların yerine getirilişi de her mercii, operasyonda kendisinden sonra yer alanları yerinde denetlemesi ile deruhte edilebilir. Verilen örnekte yer alan 3 kurumsal yapı, ayrıca kendi iç denetimlerini de yapıyor olmak durumundadır. İhale, ağırlıklı olarak, nihai maliyet (bedel) esas alınarak sonuçlandıktan sonra taşerona giden yola girilir. Bu yolda yüklenici ve alt yüklenici bir taraftan varlıklarının gerekçesi olan kârlılık ile müesseslerinin hayatiyeti için planlar ve uygulamalar yaparken, diğer yandan da işi ihalede tanımlanan standartlarda başarmak mücadelesine girerler. Sonuçta bitmiş iş/hizmet alt yüklenici tarafından yükleniciye ve yüklenici tarafından da ihaleye çıkan üst kuruluşa teslim edilir.

Tüm bu süreçte, günümüz gündemini meşgul eden ve taşeron diye adlandırılan personel, bir takım beklentiler ile yer almaktadır. Taşeron diye adlandırılagelen personel, haklı olarak, sürekli/kesintisiz ve tatminkâr koşullarda istihdam beklerken yüklenici ve alt yüklenici de, haklı olarak, müesseselerinin kârlılığı ile bekasını düşünegelirler. Her iki yani tatmin edecek bir çözüm nasıl mümkün kılınabilir? Ya da mümkün müdür? Şimdi ona değinelim.

Yüklenici ihaleyi en düşük bedeli teklif ederek aldıktan sonra, en düşük bedeli belirlemede kurumsal fizibilite çalışmasını yaptığını düşünür. Altyüklenici de, muhtemelen, benzer yaklaşım içerisindedir. Ama bir de hayatın gerçekleri vardır.

İhalenin alındığı başlangıç safhasında, bir yanda işin ihalede tanımlanmış standartlara uyarlı başarılmasının baskısı ve diğer yandan da kârlılık ile beka beklentilerinin baskısı vardır. 
Taşeron diye adlandırılan personelin mağduriyet düşüncesi burada baslar.

Uygun çalışma koşulları, tatminkâr ücret ve sürekli iş beklentisi içinde...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/taseronda-kavram-kargasasi/396151