SON YAZILAR

6 Ocak 2018 Cumartesi

Kamulaştırma işlemlerinde KDV uygulaması

Alo Sgk | 09:32 | | | | | | |



Kamulaştırma işlemlerinde KDV uygulaması

Av. Nazlı Gaye Alpaslan
Hürses


Kamulaştırma işlemlerinde kamulaştırmaya konu arsa, arazi veya binalar hakkında KDV’si bu gayrimenkullerin işletmenin aktifinde yer alıp almamasına göre farklılık göstermektedir. Kamu kuruluşları tarafından istimlak, değiş – tokuş, ifraz, tevhid vb. yollarla iktisap ettiği taşınmazların durumları aşağıdaki gibi özetlenebilir:


3065 sayılı KDVK’nun 1/1. maddesine göre ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları KDV’ye tabidir.
Teslimin tanımı ise, yine aynı kanunun 2/1. maddesinde “teslim, bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir.” şeklinde yapılmıştır.

Kanunda yapılan bu tanıma göre teslim olayında iki ana unsur bulunmaktadır. Bunlar, bir malın mevcut olması ve bu malın üzerindeki tasarruf hakkının devredilmesidir. Teslimi KDV’ye tabi olan mal, mülkiyet hakkı karşı tarafa geçecek şeklinde teslim edildiğinde KDV doğmuş olur. KDV’yi doğuran teslim, esas itibariyle alıcı ve satıcı arasında gerçekleşen teslimdir. Bunun anlamı ise, iki taraf arasında bir akit yapılması ve bu akde göre mülkiyet hakkının alıcıya devredilmesidir. Bu akit, satış akdidir. Satış akdi ise Borçlar Kanunun 182. maddesinde, “satım bir akittir ki, onunla satıcı satılan malın mülkiyetini alıcıya nakletmek mükellefiyetini ve alıcı da buna karşılık fiyatı ödemek borcunu üzerine alır.”şeklinde tanımlanmıştır.

Kamulaştırma işlemlerinde ise, iradi bir teslimden ve Borçlar Kanunun 182. maddesinde belirtilen satış akdinden söz edilmesi mümkün değildir. Ancak, rızai olmasa dahi, özel mülke ya da ticari bir işletmeye ait gayrimenkullerin kamulaştırılması işleminde, söz konusu gayrimenkullerin mülkiyet hakkı, kamulaştırmayı yapan kamu idaresine geçmektedir. Bu nedenle, gayrimenkulün mülkiyetinin kamulaştırma sonucunda ilgili kamu idaresine geçmesi halinde de, teslimin gerçekleştiği kabul edilmelidir.

Kamulaştırma işlemlerinde KDV, kamulaştırmaya konu olan gayrimenkulün özel mülke ve ticari bir işletme aktifine kayıtlı olup olmamasına göre değişmektedir. Özel mülkiyete konu olan gayrimenkulün kamulaştırılması işlemleri, KDV’nin konusuna girmektedir. Ancak, ticari bir işletmeye konu olan gayrimenkulün kamulaştırılması işlemi kanunun 1/1. maddesinde göre KDV’ye tabi olacaktır. Çünkü, işletmeye dahil gayrimenkulün satılması ile kamulaştırılması arasında vergilendirme yönünden herhangi bir fark bulunmamaktadır.
Maliye Bakanlığı tarafından verilen bir müktezada konuyla ilgili olarak şu görüşlere yer verilmektedir:
“Bir ticari işletmenin aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin teslimi KDV’ye tabi olduğundan, bu gayrimenkullerin kamulaştırılması işlemleri de KDV’ye tabi olacaktır.” şeklinde idari görüş bildirilmiştir(1).
Yine Maliye Bakanlığı tarafından verilen bir başka özelgede ise;
“İktisadi işletmelerin aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin kamulaştırılması işlemleri KDV’ye tabi olacaktır. Kamulaştırma işleminin belediye tarafından yapılması durumu değişmemektedir.” şeklinde görüş açıklanmıştır(2). Burada belirtilmesi gereken önemli hususlardan birisi de, KDV’nin bir işlem vergisi olduğu ve bedelin tahsil edilip edilmemesinin, KDV’nin beyanına engel olmadığıdır. Dolayısıyla, kamulaştırma bedeli tahsil edilmese dahi, KDV’nin kamulaştırmanın yapıldığı ay beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir.

Kamulaştırma işlemlerinde kamulaştırılan gayrimenkullerde...