SON YAZILAR

23 Ocak 2018 Salı

Vergi davalarında yürütmenin durdurulması talebi ve KDV’de özel esasların uygulanabilirliği

Alo Sgk | 09:15 | | | | | | |


Vergi davalarında yürütmenin durdurulması talebi ve KDV’de özel esasların uygulanabilirliği

Av. Nazlı Gaye Alpaslan
Hürses

Vergi davalarında yürütmenin durdurulması talebi ve KDV’de özel esaslar uygulamasında bu müessesenin uygulanabilirliği


2577 sayılı İYUK’nun 52. maddesi hükmü gereğince, temyiz veya itiraz yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak bu kararların teminat mukabilinde yürütülmesinin durdurulmasına temyiz talebini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya itirazı incelemeye yetkili bölge idare mahkemesi karar verebilecektir. Davanın reddine ilişkin kararların temyizi durumunda ise, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması (tehir-i icra) yani zor alımın durdurulması talebi kararının verilebilmesi sözü edilen yasanın 27. maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde ancak mümkün olabilmektedir.

Kendisine vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilen gerçek veya tüzel kişiler, ceza muhatapları, ikincil amme borçluları bu konuda açacakları vergi davalarında yürütmenin durdurulması talebinde bulunmak zorunda değillerdir. Ancak kendisine ödeme emri tebliğ edilen bu gibi kimseler, açacakları davalarda ödeme emrinin iptali ile ilgili yürütmenin durdurulması talebinde teminat göstermek mecburiyetindedirler. Bazı hallerde ise ödeme emrine karşı açılan davalarda ise, teminat gösterilmeksizin yürütmenin durdurulması   talebinde bulunulabilir. Bu gibi hallerde yapılan işlemin açık ve somut olarak hukuka aykırı olması gerekmektedir.[1]

Son yıllarda yanıltıcı fatura kullanan mükelleflerle ilgili olarak açılan davalarda vergi mahkemesinden yürütmenin durdurulması talep edilmektedir. Mahkemeler bu konuda yürütmenin durdurulması taleplerini yerine getirmektedir. Bazen de, vergi mahkemeleri açılan dava dosyalarını Danıştay Kanunun ilgili hükmü gereği Danıştay’a yollamaktadırlar.[2]

İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 28'inci maddesinin birinci fıkrası gereği olarak da "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur."

Yasal düzenleme gereği vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlarla benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak vergi mahkemelerinde karar idare lehine çıktığı takdirde idare uyuşmazlık konusu vergi ve ceza ile gecikmeden doğan alacağı mükelleften arar. Böyle bir durumda mükelleflerin bir üst mahkemeye yürütmenin durdurulması istemli dava açmaları mümkün olabilmektedir.
Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılan vergi dava dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu bağlamda da eğer varsa yürütmenin durdurulması kararı da kendiliğinden hükümsüz kalır.[3] 

Yukarıdaki şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazı kayıtlı verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durduramamaktadır. Bu gibi hallerde de yürütmenin durdurulması istenebilmektedir. 

Yürütmenin durdurulması istemli davalarda; İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 16'ncı maddesinde yer alan süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilebilmektedir. Ancak yasal düzenleme gereği olarak durumun gereklerine göre bazı hallerde yürütmenin durdurulması için teminat aranmayabilecektir. İdari Yargılama...