SON YAZILAR

22 Şubat 2018 Perşembe

Çok Basamaklı Asgari Ücretin Ayak Sesleri

Alo Sgk | 09:41 | | | |


Çok Basamaklı Asgari Ücretin Ayak Sesleri

Adem Karabacak
Sosyal Güvenlik Denetmen Yrd.
ademkarabacak@outlook.com


Asgari ücretin ortaya çıkış mantığının temelinde iş hayatımızın asıl süjesi olan işçinin korunması fikri yatmaktadır. Yani; devlet yasa ile kural belirleme gücüne dayanarak her alanda düzenleme yapabildiği gibi, hem iş barışının sağlanması için bir referans noktası belirlemek hem de toplumsal refahı yükseltmek için bir işçinin belli bir çalışma karşılığında alabileceği minimum ücreti kendisi belirler. Aslında bu mantığı sadece işçiler açısından değil diğer ekonomik aktörler açısından da görmekteyiz. Mesela çiftçiyi korumak için de çiftçinin ürettiği ürüne taban fiyat belirlenmesinin de altında emeğin korunması ve emek sahiplerinin belli bir gelir seviyesinin altına düşmesinin önüne geçilmesi amacı yatmaktadır.

Belli adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla uygulamaya konulan kimi düzenlemeler bazen zaman içinde ironik bir hal alıp asıl adaletsizliklerin nedeni haline gelebiliyor ya da koruması gerekeni mağdur duruma düşürebiliyor. Asgari ücret uygulaması her ne kadar bir işçinin aylık en az kazanması gereken ücreti belirlemek için uygulanıyor olsa da bu gün çoğu işçi çalıştıran tarafından işçiye verilmesi gereken ücret ya da yasal kayıtlara yansıtılması gereken tutar olarak algılanmaktadır. Bu durum ise Sosyal Güvenlik Kurumu açısından eksik sigorta primi bildirimine bağlı daha az prim geliri, işçi açısından da emekli olduğunda daha az emekli aylığı demektir. Sosyal Güvenlik Kurumu bu suiistimalin önüne geçebilmek için son yıllarda çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalardan ilki işyerlerinde yönetici/müdür pozisyonunda olanların kazançlarının Kuruma belli ücretin altında bildirilememesi şeklindeydi. Ardından bu kervana doktorlar, profesyonel futbolcular gibi yüksek kazanç elde ettikleri herkesçe tahmin edilebilen meslek grupları da eklendi.
Her çalışanın aynı ücreti alamayacağı ancak çalışanların daha yüksek ücretler almasına karşın asgari ücret kazancı üzerinden bildirilmesi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt dışılığın bir diğer şekli olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun önüne tamamen geçilebilmesi her ne kadar mümkün değilse de en azından taban ücret için meslek bazında eşit işe eşit ücret bildiriminin uygulamaya alınması makul bir çözüm gibi görünmektedir.
Yukarıda anlatmaya çalıştığımız eksikliği gidermek amacıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 102 maddesi n bendi eklenmiş ve ‘’Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.’’  Denilmiştir. Çalışma hayatında sessiz bir devrimin belki de ayak sesleri olarak değerlendirebileceğimiz bir uygulama yürürlüğe girmeye hazırlanıyor. Hatta Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim hizmet belgesi ile Gelir İdaresine Başkanlığına verilen Muhtasar beyannamenin birleştirilmesi işlemi tamamlanabilseydi 01.01.2018 tarihi itibari ile bu değişiklik hâlihazırda uygulanıyor olacaktı. Şu an için öngörülen yürürlük tarihi 01.07.2018 olarak açıklanmıştır.

Sonuç olarak meslek kodu bildirim zorunluluğunun getirilmesi ve aksi durumların idari para cezasına bağlanması, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından eksik kazanç bildirimi ile ciddi mücadele edileceği ve en önemlisi de önümüzdeki süreçte bu durumun önüne geçilmesi için tüm meslek grupları için ayrı ayrı asgari ücretin belirleneceğini anlaşılmaktadır. Böylece hem eşit işe eşit ücret uygulanarak iş barışı sağlanacak hem de kayıt dışı çalışma daha da aşağı seviyelere çekilmiş olacaktır.