SON YAZILAR

17 Şubat 2018 Cumartesi

Temerrüt davalarında alacak miktarı

Alo Sgk | 09:25 | | |


Temerrüt davalarında alacak miktarı

Ahmet ARSLAN
Dünya Gazetesi

Gerek özel sektör işletmeleri arasında gerekse kamu idareleri ile gerçek veya tüzel kişilerle arasında mal ve hizmet alışverişinden kaynaklanan ve borçlunun borcunu tam veya zamanında ödememesi (borçlunun temerrüdü) nedeniyle dava konusu yapılan alacak miktarı dava süreçlerinin uzaması nedeniyle önemli ölçüde değer kaybına uğramaktadır. Söz konusu kaybın telafi edilebilmesi açısından mahkemelerce alacağın asıl miktarına (anapara) ilave olarak kanuni faiz ödenmesi yönünde hüküm verilmektedir. Bununla birlikte, ödenmesine hükmedilen söz konusu faiz tutarı dava konusu alacağın alacaklı açısından uğradığı kaybı telafi edecek yeterlilikte bulunmamaktadır. Aşağıda irdeleyeceğimiz Anayasaya Mahkemesi’nin bireysel başvuruya ilişkin emsal kararı ile Yargıtay’ın bazı içtihatları bu konuyu açıklığa kavuşturmamız açısından oldukça önem arz etmektedir.


1. Kanuni faiz ve temerrüt faizi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerine göre;

- Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

- Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, söz konusu yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.

- Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da kanuni faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur. Söz konusu kanunda ifade edilen mevzuat hükümleri 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’dur. Söz konusu kanuna göre;

- Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık yüzde oniki oranı üzerinden yapılır.

- Bakanlar Kurulu, bu oranı aylık olarak belirlemeye, yüzde onuna kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir (Bakanlar Kurulu söz konusu yetkiye istinaden kanuni faiz oranını, 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık yüzde 9 olarak belirlemiştir).

- Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için yukarıda belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.

- Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıda belirtilen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz. Kanuni faiz genellikle ticari olmayan işlerde ve/veya temerrüt durumu oluşmadan ödenmesine hükmedilen alacaklar için söz konusu olmakta, temerrüt faizi ile alacağın talep ödenmemesi halinde söz konusu olmaktadır. Kanuni faiz ödenmesi için tarafl ar arasında sözleşme ilişkisinin olması zorunluluğu söz konusu olmamakta, temerrüt faizi ise tarafl ar arasındaki sözleşme gibi hukuki bir ilişkiden kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/temerrut-davalarinda-alacak-miktari/403643