SON YAZILAR

15 Şubat 2018 Perşembe

Zamanaşımını aşma çabaları

Alo Sgk | 09:42 | | | | |


Zamanaşımını aşma çabaları

Bumin DOĞRUSÖZ
Dünya Gazetesi

Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesinin ilk fıkrasında “vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar” denildikten sonra ikinci fıkrada, “vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonlarına başvurulması halinde zamanaşımının duracağı, ancak bu durma süresinin bir yılı aşamayacağı” hükmüne yer verilmiştir.


Uygulamada maalesef bazen idarenin ve bazen de inceleme elemanlarının söz konusu beş yıllık zamanaşımı süresini, sözünü ettiğimiz ikinci fıkrayı devreye sokarak, altı yıla çıkartmaya çalıştığı görülmüştür.

Vergi incelemeleri sonucunda, inceleme elemanı bir matrah veya vergi farkına rastlarsa, re’sen tarh edilecek vergiyi kendisi belirlemek ve raporunda göstermek zorundadır. Bir inceleme elemanı matrah veya vergi farkını belirleyip, re’sen tarh edilecek verginin hesaplanması için dosyanın takdir komisyonuna sevkini -kural olarak- isteyemez. Kural olarak dedim, çünkü inceleme elemanları, bulunacak matrah veya vergi farkı için, teknik bazı değerlemelerin yapılmasını takdir komisyonundan isteyebilir. Ancak bunlar istisnai yollardır. Bu istisnai yolların zamanaşımı hükümlerini dolanmak amacıyla kullanılmaması gerekmektedir.

Takdir komisyonuna sevk işlemi zamanaşımı süresini -bir yılla sınırlı olarak olsa da- durdurduğu için süresinde bitirilemeyen ve zamanaşımı süresi dolma durumu olan incelemelerin, inceleme elemanları tarafından takdir komisyonlarına sevki sağlanmakta; ancak bu arada da incelemeye devam edilmekte, takdir komisyonuna sevkin kazandırdığı ek bir yıllık süre içinde inceleme raporları tamamlanarak takdir komisyonlarının da gelen bu rapora göre matrah takdiri sağlanmaktadır.

Sırf mükellefler aleyhine zamanaşımı süresinin durdurulması maksadıyla yapılan bu tür takdire sevk işlemleri, idari usule ve dolayısıyla hukuka aykırı düşmekte ve mükellef haklarını zedelemektedir. Nitekim bu şekildeki davranış biçimi Danıştay tarafından da uygun görülmemiştir.

Nitekim Danıştay 4. Dairesi 14.10 2014 tarih ve E. 2013/3222 K. 2014/5621 sayılı Kararı'nda bu hususu açıkça vurgulamıştır. “İncelemenin Kanunda sayılan yetkililer tarafından yapılması ve takdir komisyonunca; bunun dışında herhangi bir inceleme yapılmaksızın; bu rapor esas alınarak matrah belirlenmesi halinde de, tarhiyatın vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içerisinde yapılması gerekmektedir. Takdire done olmak üzere inceleme elemanları tarafından inceleme yapılmasına ve düzenlenen raporların takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakta ise de...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/zamanasimini-asma-cabalari/403262