SON YAZILAR

4 Nisan 2018 Çarşamba

Maliye zarardan da vergi almak istiyor!

Alo Sgk | 10:14 | | | |


Maliye zarardan da vergi almak istiyor!

Yılmaz SEZER
Dünya Gazetesi

Bilindiği üzere son birkaç yıl içinde “Torba Kanun” olarak adlandırılan yasal düzenlemeler ile kamu borçlarının taksitlendirmesi ve mali af olarak nitelendirilen bir dizi düzenlemeler yapılmıştır. Bize göre yapılan bu düzenlemelerde en önemlisi “6111 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun” ile yapılan düzenlemelerdir.




Söz konusu kanun önemli olduğunu düşündüğümüz;

- İşletmelerin Kayıtlarında olmamasına rağmen işletmede olan mallarının ve kayıtlarda olmasına rağmen işletmede olmayan malların herhangi bir ceza ödemeden sisteme dahil edilmesi

- Kasa ve ortaklar cari hesabında gözüken fiktif tutarların gerçek haline getirilmesi konularını da düzenlenmiştir.

Söz konusu kanun hükmünden yararlanmak isteyen mükellefler, “Kasa” ve “Ortaklar Cari” hesaplarında yer alan fiktif tutarlar üzerinden %3 oranında hesapladıkları vergileri Maliye Bakanlığı'na kanuni süresi içinde ödemişlerdir.

Yapılan bu işlem ve bu işleme bağlı olarak yapılan işlem ve detayları ilgili Kanun ve bu Kanunun yürütülmesine bağlı olarak çıkarılan Genel Tebliğler İle düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde;

- Bu kapsamda ödenen vergilerin gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmeyeceği,

- Beyan edilen bu tutarların ve ödenen vergilerin Kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği ve

- Bu hükümlere uygun yapılan işlemler için ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın kar dağıtımına bağlı ilave bir tarhiyatın yapılmayacağı,

belirtilmiştir. Yani hiçbir şekilde ilave tarhiyat yapılmayacağı ilgili mevzuat hükümleri ile belirlenmiştir.

Yine anılan kanun hükümleri ile kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklara ilişkin beyan edilen tutarların “Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar“ hesabına alınacağı ve nazım hesaplarda takip edileceği belirtilmiştir. “Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar” hesabına kaydedilen tutarın, beyannamede kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurum kazancına eklenilmesi gerekmekte olup; bu kayıt nedeniyle ortaya çıkan zararın izleyen yıllarda kurum kazancından da indirilmesi mümkün değildir.

Birçok mükellef yukarıdaki kanun hükmünden faydalanarak mevzuat hükümlerine uyarak yapılması gereken işlemleri yerine getirmişlerdir. Ancak söz konusu işlem nedeni ile ortaya çıkan zararın bilançoda uzun süre taşınması hem izahat gerektirdiğinden hemde işlemi yapan firma için bir prestij kaybı niteliğinde olduğundan bazı firmalar söz konusu zararı “ortadan kaldırmak ve bilançoda zararı göstermemek amacıyla” geçmiş yıl kârlarından veya yedek akçelerden mahsup işlemi yapmışlardır. İşlem sadece bilanço kalemleri üzerinde yapılan bir mahsup işlemi niteliğindedir ve bize göre hiçbir vergisel sonucu bulunmayan usule ilişkin bir işlem niteliğindedir.

Ancak yapılan işlem vergi inceleme elemanlarınca...

Kaynak ve Yazının Devamı ► https://www.dunya.com/kose-yazisi/maliye-zarardan-da-vergi-almak-istiyor/410056